İngiltere Parlamentosu, May’e yük bindirdi: “Anlaşmasız ayrılmayalım” teklifi kabul edildi

AB ile hazırladığı Brexit anlaşmasında tarihi bir hezimet yaşayan Theresa May, yeni bir anlaşma için parlamentodan destek ve yetki istedi. Muhalefet ise May’i “kontrolünü yitirmek” ile suçladı. Parlamentoda sürece ilişkin beş teklif reddedilirken, sadece “Anlaşmasız ayrılmayalım” denilen teklifler kabul edildi. May hükümeti üzerindeki baskı daha da arttı

AB temsilcileri ile hazırladığı Brexit anlaşması İngiltere Parlamentosu’nda 202’ye karşı 432 gibi tarihi bir oy farkıyla reddedilen Theresa May, devamındaki güvensizlik oylamasından ise 306’ya karşı 325 gibi az farkla çıkabilmiş ve bir B planı için kolları sıvamıştı.

May güçlü yetki istedi, muhalefet “kontrol yitimi” ile suçladı

AB ile Brexit anlaşmasını tekrar görüşmek için bir tasarı hazırlayan May, tasarının oylaması öncesi parlamentoda konuştu.

İkinci bir Brexit referandumu için çoğunluk olmadığını, kendisinin de anlaşmasız Brexit veya erken seçim istemediğini belirten May, yeniden müzakere için güçlü bir destek ve yetki istedi.

Muhalefet ise bir kez daha May’in anlaşmasını “kabul edilemez” olarak niteledi ve May’i AB ile yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlayamadığı için kontrolünü yitirmekle eleştirdi.

Beş teklif reddedildi

Parlamentoda Brexit planını değiştirmek üzere 7 ayrı öneri gündeme getirildi.

İlk olarak İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in teklifi görüşüldü. Anlaşmasız Brexit’i devre dışı bırakmayı, Gümrük Birliği içinde kalarak AB’den ayrılmayı ve ikinci bir Brexit referandumu için oylama yapmayı içeren teklifi 298’a karşı 327 oyla reddedildi.

İkinci olarak İskoç Ulusal Partisi ve Galler Partisi Plaid Cymru’nun teklifi görüşüldü. Anlaşmasız Brexit’i devre dışı bırakmayı ve Brexit sürecinin uzatılmasını ve bu zaman zarfında özerk bölgelerin sürece daha fazla dahil edilmesini içeren teklif 39’a karşı 327 oyla reddedildi.

Üçüncü olarak Muhafazakar Parti Milletvekili Dominic Grieve’in teklifi görüşüldü. Parlamentonun 20-26 Mart arasında özel bir Brexit oturumu yapmasını, oturum sonucunda anlaşmasız Brexit, ikinci Brexit referandumu veya Gümrük Birliği’nde kalarak ayrılma seçeneklerinden birinin belirlenmesini içeren teklif 301’e karşı 321 oyla reddedildi.

Dördüncü olarak İşçi Partisi Milletvekili Yvette Cooper’ın teklifi görüşüldü. Anlaşmasız Brexit’i devre dışı bırakmayı ve Brexit süresinin 29 Mart’tan 31 Aralık’a ötelenmesini içeren teklif 298’e karşı 321 oyla reddedildi.

Beşinci olarak İşçi Partisi Milletvekili Rachel Reeves’in teklifi görüşüldü. Herhangi bir tarih belirtmeden AB’den müzakereleri uzatmayı içeren teklif 290’a karşı 322 oyla reddedildi.

“Anlaşmasız ayrılmayalım” tekliflerine kabul

Altıncı olarak Muhafazakar Parti Milletvekili Dame Caroline Spelman ve İşçi Partisi Milletvekili Jack Dromey’nin ortak teklifi görüşüldü. May hükümetinin herhangi bir anlaşma olmaksızın AB’den ayrılmayı reddeden teklif 310’a karşı 318 oyla kabul edildi.

Teklifin kabulü, yasal olarak bir bağlayıcılığı olmasa da May hükümeti üzerindeki baskıyı artırıcı nitelikte.

Son olarak Muhafazakar Parti Milletvekili Sir Graham Brady’nin teklifi görüşüldü. Backstop yerine alternatif düzenlemeler için AB ile müzakere yapılmasını içeren teklif de 301’e karşı 317 oyla kabul edildi.

May’in B planı: Backstop değişikliği

Theresa May’in parlamentoyu yeniden müzakereye ikna etmek için kozu ise en çok eleştiri alan “backstop” uygulamasını değiştirmek oldu.

Esasen bir acil durum mekanizması olan Backstop, Brexit sonrası AB ile İngiltere arasındaki serbest ticaret anlaşması nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Birleşik Krallık’ın parçası Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasında fiziki sınır olmamasının garanti altına alınmasını amaçlıyor.

AB ile May hükümetinin imzaladığı anlaşma ise taraflardan birinin bu sürece tek taraflı olarak son verememesini öngörüyor. Anlaşmaya karşı çıkanlar, bunun, Birleşik Krallık’ın tamamında gümrüklerin kontrol edilememesi anlamına geleceğini vurguluyor.

En büyük korku ise Kuzey İrlanda’nın fiilen İrlanda Cumhuriyeti’nin bir parçası haline gelmesi ve Kuzey İrlanda gibi 2016’daki referandumda Brexit’e karşı çıkan İskoçya’da yeniden bağımsızlık referandumu yapılması. Yani Birleşik Krallık’ın parçalanması.

İlgili haberler:

Sendika.Org