Antakya Kadın Dayanışması: “Daha güçlü bir kadın örgütlenmesi yaratarak direnebiliriz”

Artan kadın cinayetlerine karşı açıklama yapan Antakya Kadın Dayanışması “Kadını kurban değil toplumsal özne olarak açığa çıkaran daha güçlü bir kadın örgütlenmesi yaratarak direnebiliriz” dedi

Antakya Kadın Dayanışması Ukrayna’da öldürülen öğrenci genç kadınlar ve son dönemlerde artan kadın cinayetleri için Hatay SES Şubesi’nde dün (12 Ocak) bir basın açıklaması yaptı.

Antakya Kadın Dayanışması adına açıklamayı Hatay SES Eş Başkanı Meryem Avcı okudu. Avcı, son dönemlerde artan kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin münferit değil sistematik olduğuna dikkat çekerek, kadınların ölümünden devletin sorumlu olduğunu söyledi.

Avcı, kadın cinayetlerine karşı sessiz kalmayacaklarını, mücadele etmeyi sürdüreceklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti.

Ülkemizde kadın düşmanı yaklaşımlar yasaları, sokakları, iş yerlerini, evleri ve aslında nefes aldığımız her yeri derinden bir dönüşüme uğratmaya çalışmaktadır. AKP siyasetinin ve erkek egemen sistemin şiddet geleneği kendini yeniden üreterek genişlemeye devam etmektedir. Kadın cinayetleri ve nefret cinayetlerinin devam eden varlığı, AKP’nin kadın düşmanı politikalarının sonucu olduğu kadar AKP öncesinde de var olan toplumsal cinsiyetçiliğin sistemli devamlılığının da sonucudur.

Kadın bedenine ve kadının varlığına düşman olan, bizleri yok sayan, baskı ve şiddet politikalarıyla kadınlığımızı silmeye kalkışan yaklaşımların siyasal olarak her yerde oldukça örgütlü olduğunu unutmamalıyız.

“Kadınların ölümünden devlet sorumlu”

2019 sabahına Antakya’da bir cinayeti haberi ile uyandıklarını söyleyen Avcı, “Daha sonra Ukrayna’da tıp okuyan iki genç kadın Buket Yıldız ve Zeynep Hüsnübey  evlerinde ölü bulundu. En son olarak Reyhanlı’da dere yatağında bulunan kadın bedeni ile  yılın ilk 10 günü içinde kentimizde öldürülen kadınların sayısı 3 üçe ulaştı. 9 Ocak günü ise İzmir’de trans kadın Hande Şeker bir polis memuru tarafından öldürüldü. Artan bu cinayetler kadına yönelik şiddetin münferit değil, sistematik olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu kadınların ölümünden devlet sorumludur” diye konuştu.

“Daha güçlü bir kadın örgütlenmesi yaratarak direnebiliriz”

Avcı açıklamanın sonunda “Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok” diyerek kadınları mücadeleye çağırdı:

Erkek egemen iktidara sesleniyoruz; kadının bedeni ve emeği üzerine kurmaya çalıştığınız tahakküme boyun eğmiyoruz. Bizi hapsetmeye çalıştığınız cendereyi yerle bir edebilecek güçteyiz. Bu zihniyeti değiştirmek, kadına yönelik şiddeti durdurmak ve yetkililerin bu konuda gereğini yapmasını sağlamak konusunda kararlıyız ve size rağmen varız. Eril tahakkümün oyunlarını bozarak, tüm gücümüz ve inancımızla mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok.

Buradan tüm kadınlara çağrımız şudur. Kadına yönelik şiddeti önlemenin yolu, kendi gücümüze inanmak ve onu dayanışmayla büyütmektir. Şiddet karşısında, bulunduğumuz her yerde mücadele ve direnişimizi kendi gücümüzle büyüterek ve kadını kurban değil toplumsal özne olarak açığa çıkaran daha güçlü bir kadın örgütlenmesi yaratarak direnebiliriz.

Sendika.Org