Yeşil Yol’un iptaline mahkemeden ret: Turizm, doğanın korunmasından daha önemli

Doğu Karadeniz’in yaylalarından geçecek olan Yeşil Yol’a karşı köylülerin açtığı dava reddedildi

Samsun’dan Artvin’e kadar olan illerin en yüksek kesimlerinden geçerek, yaylaları birbirine bağlayacağı ileri sürülen ve resmi kaynaklara göre herhangi bir projesi bulunmayan ve adına “Yeşil Yol” denen çalışmalara karşı başlatılan mücadele sürecinde yeni dönem başladı.

Bölgedeki bütün illerin yayla bölgelerinde yapılan ve adına Yeşil Yol denen çalışmalara tepki gösteren yaşam savunucuları ve köylüler, yapılan çalışmalara karşı yerel mahkemelerde çeşitli davalar açtı. Bunlardan birisi de yayladaki yol çalışmalarına direnen yaylacıların gündeme taşıdığı Rize’in Çamlıhemşin ilçesine bağlı Samistal Yaylasındaki çalışmalara karşı Rize İdare Mahkemesinde açılan iptal davası idi. Yaklaşık 3 yıl önce açılan iptal davasında Rize İdare Mahkemesi, ret kararı verdi.

Kaçkar Dağları Milli Parkı içerisindeki yayla ve meralarda yapımı devam eden ve büyük ölçüde bağlantıları tamamlanmış olan Yeşil Yol çalışmalarının iptali için 2015 yılında köylüler Rize İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı.

Rize İdare Mahkemesi’nin iptal kararında ise gerekçe olarak, “Kaçkarlarda yapılacak turizmin, doğanın korunmasından daha önemli olduğu, dolayısıyla, yol yapımında/turizm faaliyetlerinde, doğaya zarar verilecek olsa da, kamu yararı bulunduğu” yönünde ifadelerine yer verildi.

Kamu yararı bölgenin korunmasıdır

Köylülerin açtığı dava sonrasında bu yılın başlarında yapılan ve Mart ayında açıklanan “Keşif ve Bilirkişi Raporu”nda ise, “dağ ve mera ekosistemlerinin zarar görmemesi gerektiğine” vurgu yapılarak Yeşil Yol çalışmalarında bu yönde kamu yararı olmadığı, planlama ilke ve esaslarına aykırılığı detaylı olarak anlatılarak “üstün kamu yararının bölgenin, hiçbir inşai faaliyete konu olmaksızın mutlak surette korunmasında olduğu” vurgulanmıştı.

Basit bir tesadüf değil!

Bölgedeki protesto ve tepkilerle, hukuki mücadele içerisinde yer alan ve köylülerce oluşturulan Fırtına İnisiyatifi’nden yapılan açıklamada, yol inşaatının bitmesi ile birlikte kararın açıklanmasının basit bir tesadüf olmadığı vurgulandı.

İnisiyatif adına yapılan açıklamada, “Mahkemenin, davaları bu kadar sürüncemede bırakarak, ‘Yeşil Yol-Turizm Yolu’nun tamamlanmasına imkan tanıdığını görmekteyiz. Bu durumdan dolayı, adalet sistemine olan güvenimiz sarsılmıştır. Buna karşın, hukuka olan umudumuzu kaybetmiş değiliz. Yargısal süreç, bu ret kararına karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesi nezdinde görülecek istinaf başvurusu ile devam edecektir” denildi.

Turizm faaliyetleri, “kamu yararı” adı altında doğaya üstün tutuluyor

Mahkeme kararının kaygı verici olduğu ifade edilen açıklamada, turizm faaliyetlerinin, “kamu yararı” adı altında, doğaya üstün tutulduğu vurgulanarak, “Kamusal/kamu yararı gibi kavramlar gerekçe yapılarak, toplumun müşterek varlıkları/değerleri önemsizleştirilmektedir. Bu tehlikeli bir anlayıştır.  Zira ormanlar, su kaynakları, meralar vb. bir çok doğal alan, ‘kamusal yarar’ adı altında maden, turizm, inşaat vb. faaliyetler için gözden çıkarılmaktadır. Bu faaliyetlerin, yaşam alanlarına, doğaya verdiği zararlar ortadayken; bunları ‘kamusal yarar’ kavramıyla temize çekmek mahkemelerin görevi, işlevi olmamalıdır” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Nitekim, daha karardaki imzaların mürekkebi kurumadan Rize’deki turizmciler, İl Özel İdaresinden, Yeşil Yol güzergahında yapılması planlanan turizm tesislerinin bir an önce yapılmasını’ talep edebilmiştir. Özellikle, son 3-4 yıldır, Fırtına Vadisi ve Kaçkar Yaylalarına yoğunlaşan kitlesel turist akını göz önüne alındığında 2 bin 500-3 bin metredeki Yeşil Yol güzergahında yapılacak tesislerin doğaya vereceği zararı tahmin bile etmek istemeyiz” ifadelerine yer verildi.

Dava süreci nasıl ilerledi?

Yeşil Yola karşı ilk davalar, 2015 Haziran’ında açıldı. Mahkeme önce, bilirkişi/keşif incelemesine karar verdi. Akabinde, hiçbir neden göstermeksizin bu kararından vazgeçen mahkeme, 2016 Ağustos ayında ilk davayı reddetti. Gerekçe olarak davacıların ‘dava açmakta menfaatleri olmaması’ gösterildi ve Çamlıhemşin’de ikamet eden, tarlaları, çay bahçeleri olan ve yazları yaylalara çıkan davacıların ‘dava konusu projeden etkilenmeyeceğine’ hükmetti.

Bu karara karşı Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan itiraz sonucunda, 2017 Ocak’ta bu karar bozuldu ve dosyalar yeniden incelenmek üzere Rize İdare Mahkemesine gönderildi.

Rize İdare Mahkemesi, bu gelişmeden 8 ay sonra 2017’nin Ağustos ayında, yeniden Bilirkişi İncelemesi/Keşif yapılmasına karar verdi. Keşif heyeti de, 2017 Eylül sonunda incelemelerini gerçekleştirdi.

Bilirkişi Raporu ise 2018 Mart’ında Mahkemedeki dosyaya sundu. Bu tarihten, kararın verildiği 25 Eylül’e kadar Mahkeme, dosyalarla ilgili yürütmeyi durdurma vb. herhangi bir karar vermedi.

Haber: Ömer Şan