TÜSİAD Başkanı Bilecik: “Aynı trendeyiz ancak aynı trende olmak herkesi aynı yolun yolcusu yapmaz”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Ağustosta başlayan kredi daralması devam ediyor. Kredi daralması bitmeden, bu krizin bitmeyeceğini hepimizin kabullenmesi gerekir” ifadelerini kullandı

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, CernModern’de düzenlenen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi, tarihi ve siyasi güçle, demokratik, insan haklarına saygılı, uzlaşma içinde yaşayan, teknoloji üreten, eğitimli genç nüfusuyla yeni başarı hikayeleri yazabileceğini dile getirdi.

“İş dünyası olarak sorumluluğumuz, yapılması gerekenleri söylemektir”

Türkiye’nin sahip olduğu potansiyele rağmen hak etmediği zorlu bir dönemden geçtiğine işaret ederek, “İş dünyası olarak bu zorlu dönemde sorumluluğumuz, yapılması gerekenleri söylemektir, paylaşmaktır” diyen Bilecik, şöyle devam etti:

4. Sanayi Devrimi, her şeyi kökten değiştirirken, bir yandan da dezenformasyona dayalı yıkıcı siyasi eğilimlere neden olabiliyor. Dünya küçülürken sorunlar büyüyor. Siyasi ve ekonomik olarak dünyada suyun akışı değişiyor. Ayakta kalmak isteyenler pozisyonunu güçlendiriyor, hareketlerini değiştiriyor. Değişen dünyada ayakta kalmak için pozisyonumuzu Batı’dan yana almamız gerekiyor. Bizim hedefimiz, kurallara dayalı küresel liberal demokratik bir düzene entegre olmak.

“AB üyeliği vazgeçilmez hedef”

Bilecik, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin vazgeçilmez bir hedef olduğunu belirterek, “AB sürecinde olmamız ekonomi, teknoloji, diplomasi, demokrasi ve hukuk alanlarında ülkemize, 2023 hedeflerimize çok şey kazandırdı” şeklinde konuştu.

Ekonomik ve teknolojik gelişmeler sonucunda güncelliğini kaybetmiş gümrük birliğinin tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarına genişletilmesi ve düzeltilmesi gerektiğinin altını çizen Bilecik, Türkiye’nin, bu kapsamda adımlar atması gerektiğini söyledi.

Bilecik, dış politikada her etkinin, ekonomide de eşit güçte bir tepki doğuracağına işaret ederek, “Dış ilişkiler ve ekonomi iç içedir ve birbirinden ayrı düşünülemez. Uluslararası ilişkilerde güç sahibi olmak, ekonomide söz sahibi olmayı sağlar” değerlendirmesinde bulundu.

“Kredi daralması bitmeden, bu krizin bitmeyeceğini hepimizin kabullenmesi gerekir”

“Hepimiz aynı trendeyiz ancak aynı trende olmak herkesi aynı yolun yolcusu yapmaz” diyen Bilecik’in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Bugün nakit sıkışıklığı her sektörde hissediliyor. Finansmana erişim eskisi kadar rahat ve ucuz değil. Ağustos’ta başlayan kredi daralması devam ediyor.

Bir an evvel banka bilançolarındaki hasarın tespit edilmesi, stres testlerinin yapılması ve geri dönmeyen alacakların bilançolardan temizlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor.

Kredi daralması bitmeden, bu krizin bitmeyeceğini hepimizin kabullenmesi gerekir. Ekonomide inat olmaz, dengeyi siyasi tercihler sağlamazsa, ekonomi kendi dengesini, ciddi maliyetler ve bedeller ödeterek sağlıyor.

Ekonomide gemiyi yeniden yüzdürmemiz gerekiyor. Bunun için suların yeniden yükselmesini bekleyecek zamanımız yok. Sığ sularda yol almanın çaresini bulmalıyız.

Sendika.Org