TÜDEF Genel Sekreteri Kılıç’la söyleşi | “Başkent Doğalgaz’ın yaptığı sayaç değişimi hukuksuz”

Ekonomik krizle birlikte hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Bu pahalılık  kışın gelmesiyle beraber en çok da kendisini ısınma kaleminde gösteriyor. Ankaralının ısınma gündemi yalnızca doğalgazın birim fiyatına yapılan zamlar değil aynı zamanda Başkent Doğalgaz Dağıtım AŞ’nin tüketiciden izinsiz bir şekilde, zorla sayaç değişimi yapması. 

Durum böyle olunca Sendika.Org Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜE) Genel Sekreteri Ergün Kılıç’ın kapısını çaldık. Kılıç, Başkent Doğalgaz’ın dayanak olarak gösterdiği Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) kararının sayaç değiştirme zorunluluğu anlamına gelmediğine, burada büyük bir hukuksuzluk olduğuna dikkat çekti. Kılıç, bu hukuksuzluğa karşı gelindiği takdirde tüketicinin kazanım elde edebildiğinin altını çizerek tüketicilere sesleniyor: “Vazgeçerseniz o zaman kaybedersiniz”

Bir süredir Ankaralılar kartlı sayaçlarının değiştirilmesi gibi bir durumla karşı karşıyalar. Nereden çıktı bu kartlı sayaç?

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) 1996’nın Mayıs ayında EGO İdari Encümeni bir karar verdi. Kararda “Ankara’da artık mekanik sayaç değil elektronik sayaç kullanılacak” dendi ve zorunlu hale getirildi. O aşamadan itibaren bir fiyat belirlediler, 300 dolar. Güzel bir reklam yaptılar dediler ki “Yazın alacaksın kışın yakacaksın, zamdan etkilenmeyeceksin. Dünya tüketicileri bunu kullanıyor, neden başkentli bunu kullanmasın?” Tüketiciler de yapacağı bir şey yok, doğal gazı kullanmak zorunda, bu sayaçları da almak zorunda kaldı.

Şimdi de Başkent Doğalgaz halkı tekrar mekanik sayaca geçmeye zorluyor. Buna ilişkin de bahsettiğiniz reklamlara benzer reklamlar yapıyorlar. Neden böyle bir değişiklik yapılıyor?

Kendi hesaplarına göre 960 bin civarında kartlı sayaç var. Başkent Doğalgaz bu sayaçların kışın donduğunu ileri sürüyor. Dijital saatiniz var, yolda yürürken veya soğukta kaldığınızda donar mı? Donmaz. İkinci olarak pil bulamadığını söylüyor. Üçüncü olarak da “Tüketici için daha maliyetli oluyor” diyor. Bunun üzerine de “Değiştirip faturalı yapalım” diyor. EPDK’ye müracaat ediyorlar, onlar da öncelikle 10 yıl şartını ortaya koyuyor. Aslında 10 yıl dedikleri yasal bir zorunluluk. Sayacın sahibi Başkent Doğalgaz tarafından periyodik muayene edilmesi yani. Saat tüketicinin değil, Başkent Doğalgaz’ın aslında. Firma da saatin düzgün işlemesi ile ilgili kontroller, gerekli ayarları yapacak, arızalanması durumunda da tamir edecek.

Bununla ilgili de her yıl aralık ayında ya da kasım ayında doğalgaz veya su sayaçlarının arızalanması durumunda kimin yetkili olduğunu, kimin tamir edeceğini, ne kadara tamir edeceğini açıklayan bir tebliğ yayımlanır. Bütün bunlar belirlenmiş aslında ama bunları yok sayıyor. Başkent Doğalgaz bunların çok yüksek maliyeti olduğunu ileri sürerek yok sayıyor. EPDK de dahil yaptığı basın açıklamalarında da tüketiciyi yüksek maliyetle şöyle karşı karşıya bırakıyor: Faturalı sayaç kullananla, kartlı sayaç kullanan arasında bir fark oluşuyor; öbürü önceden alıyor ama zamlardan etkilenmiyor, mekanik sayaçlı olan etkileniyor, diyor. Kartlı sayaç kullanan ne zaman alıyor? Aylar öncesinden parasını ödüyor. Bu bir maliyet unsuru değil mi tüketici açısından? Bu yok sayılıyor ve bu doğru bir şey değil.

“YÖNETMELİĞE GÖRE SAYAÇ ZORLA DEĞİŞTİRİLEMEZ”

Buna ilişkin de EPDK “20 yıllık sayaçlar değiştirilebilir” diyor. Kurul kararına göre “değiştirilebilir” olmasından kasıt şu: Mekanik sayacı mekanik sayaçla, ön ödemeli sayacı mekanik sayaçla değiştirilebilir olması. Bu konuda yetkinin firmada olduğunu söylüyor. Fakat Başkent Doğalgaz kartlı sayacın mekanik sayaçla değiştirilmesinin zorunlu olduğunu dayatıyor. Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği var. Yönetmeliğin 39. ve 40. maddelerinde sayacın zorla değiştirilemeyeceği belirtiliyor. Tüketici hangisini tercih ederse onu takmak zorunda aslında.

Peki kartlı sayaçla faturalı sayaç arasında bir avantaj farkı var mı?

Bir kere gaz kullanımı pahalı. Alınan doğalgaz ithal. Haliyle arasında değişen hiçbir şey yok. Bir örnek vermek gerekirse, eylül ayındaki TL ile bugünkü TL aynı mı? O zaman 3,5 TL olan dolar şimdi 5 küsur TL’de, iki ay önce de 7 TL civarındaydı. Bu tüketiciden kaynaklı bir şey mi? Değil. Peki bunun maliyetine tüketici niye katlansın? Asıl sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Yoksa ikisi arasında bir fark olduğunu düşünmüyorum.

Peki Başkent Doğalgaz sayaç değiştirme dayatmasını nasıl yapıyor? Bu süreç nasıl başlıyor?

Yaptığı şu: Evinizde bir engellinin yaşamasını, annenizin-babanızın yaşlı ve kalmasını, çocuğunuzun yeni doğmuş olmasının hiçbir önemi yok. Sosyal hiçbir şeye bakmıyor. “Kârım burada azaldı, ben bunu değiştiririm, siz de buna zorunlu katlanacaksınız” diyor. Milletvekili, engelli, yoksul, ödeyebilme gücünüzü hiçbir şeyinizi dinlemiyor ve zorla değiştiriyor. Bu hukuksuzluktur. Bunu neye göre diyoruz? Medeni Kanun’un 2. Maddesi’nin “dürüstlük kuralı”na aykırı. EPDK direktif vermiyor, tercih hakkı bırakıyor ve “Tüketicinin seçimlik hakkına aykırı davranacaksın” demiyor. Bu ne demek? Tüketici Kanunu’nun 15. Maddesi’nde dört tane seçimlik hakkı var. Tüketici oradan hangisini seçecekse oradan yapmak durumunda. Anayasa’nın 172. Maddesi’nde aykırı davranıyor. Çünkü güçsüz olan tüketicinin korunması devletin garantisinde olmasına rağmen EPDK kararını dayanak gösteriyor ki dayanak sağlamıyor.

Tüketici Mahkemeleri’nin Tüketici Hakem Heyetleri’nin kararlarını onamasına dayanarak söylüyorum. Bu zorbalığı da devletin durdurması gerekiyor. Enerji Bakanlığı’nın, Ticaret Bakanlığı’nın, EPDK’nin bu gidişatı durdurması gerekiyor. Biz Tüketici Hakları Derneği olarak hukuki mücadelemizi veriyoruz.

İdari olarak ne yaptık? Sayın cumhurbaşkanımıza mektup yazdık, eski Başbakan Binali Yıldırım’a, Enerji Bakanlığı’na ve EPDK’ye “Bu hukuksuzluğu durdurun” diye yazı yazdık. Başkent Doğalgaz’a da yazdık. Konuyu dolandırıp hepsi Başkent Doğalgaz’a yönlendirdi, o da oradan aldığı cevabı bize verdi. “Başkent Doğalgaz hukuksuz bir işlem yapıyor, siz bunu durdurun diye yazdık” dedik fakat bir sonuç alamadık.

BAŞKENT DOĞALGAZ’A AÇILAN DAVALAR ARTIYOR

Geçtiğimiz günlerde bir yerde sayaç değişimi üzerine ayak üstü muhabbet ettiğim biri, “Birisi dava açıp kazanmış canım” dedi. Başkent Doğalgaz’a dava açan ve kazanan yalnızca bir kişi mi? 

Sayaç üzerinden açılan davalar şuanda arttı. Kış günü yapıyorlar bu değişikliği. Zaten dikkat ederseniz en zor günlerde geliyorlar. Az önce bahsettiğim sosyal durumu düşünün. Evinizde bir engelli var, hastanız var, yaşlınız var ve gazınız kesilmiş. Nasıl ısınacaksınız, nasıl yemek yapacaksınız? Zorunlu bırakıyor. Ondan dolayı da bugünler de bu davaların sayıları da arttı. Bu davalarda da Tüketici Hakem Heyetleri de tüketici lehine karar veriyor, mahkemeler de onaylıyor. En son da Keçiören Tüketici Hakem Heyeti’nin vermiş olduğu bir kararı onayladı. Tüketici eski sayacını takdırdı, gazını geri yüklettirdi, alınan güvence bedelinin de geri ödetti.

Yine de biz şunu söylüyoruz: Karşınızda bir zorba var ve sayacınızı değiştirecek. En azından soğukta kalmayın ve değiştirin, değiştirdikten sonra Tüketici Hakem Heyetlerine müracaat edin. Sizin gibi duyarlı olan basın aracılığıyla, sosyal medyada yaptığımız kampanyalarla bunu duyuruyoruz, böylece bugünlerde de ciddi bir artış var.

“BUNUN FATURASINI TOPLUM OLARAK ÇOK AĞIR ÖDEYECEĞİZ”

Bir de yapılan zamlar var. Tüketici bu zamlardan ne kadar ve nasıl etkileniyor?

Yüzde 30’lara varan bir zarardan bahsediyoruz. Enflasyon yüzde 23’lerde, son açıklamada 21’lere indirildiği söyleniyor. Hem üretim hem de tüketim açısından daralma var, üretmeyen ve tüketmeyen bir toplum olursa hareket olmaz, hareket olmazsa da enflasyon yükseliyor. Bunun faturasını toplum olarak çok ağır ödeyeceğiz, bunu çok açık söyleyeyim.

Bir başka boyutu var. EPDK çok kötü bir karar verdi. Özellikle kartlı sayaç kullananlara göre “Bundan vazgeçin” dercesine bir karar verdi. Karara göre siz TL yüklüyorsunuz. Bir mal veya hizmeti satın almak istediğinizde napıyorsunuz? Ölçütü neyse ona göre fiyatını ödüyorsunuz. EPDK “Böyle bir şey olmaz” diyor. “Siz gideceksiniz kartınıza para yükleteceksiniz, cari dönemde yani fatura döneminde ne kadar zam geldiyse ben oradan geri alacağım” diyor. Şöyle düşünün arabanıza benzin alıyorsunuz. Yola çıkıyorsunuz, zam geliyor ve biri gelip zam oranında deponuzdaki benzini geri çekiyor. Böyle bir ticaret var mı? Dünyada böyle bir şey yok. Buna ilişkin Tüketici Hakları Dernek Federasyonu olarak yürütmenin durdurulmasına yönelik ve yönetmelik değişikliğinin iptaline ilişkin. Dava şuanda devam ediyor.

“HAKKINIZDAN VAZGEÇERSENİZ O ZAMAN KAYBEDERSİNİZ”

Tüketicilere söylemek istediğiniz bir şey var ya da bir öneriniz var mı?

Öncelikle Tüketici Hakları Derneği’ne gelerek bilgi almalarını öneriyoruz. Ücretsizdir, Tüketici Hakları Heyeti de ücretsizdir, tüketiciyi görür. Eğer siz düzgün bir talepte bulunmazsanız davanız reddedilir ya da bir üst mahkemede sizin aleyhinize döndüğü andan itibaren de para ödemek zorunda kalırsınız. Bunun önüne geçmenin yönetimi neyi talep edeceğini iyi bilmektir. Tüketici, sayaç değiştirilmesi dayatmasıyla karşı karşıya kaldığında yapması gereken işlem şu: Sözleşme imzalatacaklar size, sonra sizden bir güvence bedeli alacaklar, taksitli veya peşin; önceki kartlı sayacınızda ne kadar gaz varsa bunu size iade edecekler ya da bedelini düşecekler. Bu belgelerle birlikte bizim derneğimize gelirseniz, bizim yapacağımız şu: Oturduğunuz yerin İlçe Tüketici Hakem Heyetine bir dilekçe yazacağız. Sözleşmeden dönme ve paranın iadesi konusunda olayı anlatan bir dilekçe bu. Az önce de bahsettiğim gibi Keçiören Tüketici Hakem Heyeti’nin kararı ve bu karar mahkeme tarafından onaylanarak kesinleşti.

Siz hakkınız aramaz, hakkınızdan vazgeçerseniz o zaman kaybedersiniz. Vazgeçmezseniz, bakın kazanabiliyoruz. Bundan sonraki uygulamalara karşı da “Ben mücadele edersem şirketler diledikleri gibi davranamaz” diyerek bir hak olarak ortaya koymuş olacağız. Vazgeçmeyeceğiz, mücadele edeceğiz, tüketici örgütlerine üye olacağız, gücümüzü birleştireceğiz. Çünkü bu sadece doğalgazla ilgili bir durum değil. Mal ve hizmet piyasalarında onlarca alış yapıyoruz. Piyasalar artık kuralsızlaştı. Kamu otoritesi yeterli denetimleri yapmıyor. Ne yapacağız? Satın almama gücünü kullanacağız. Boykot gücünü kullanabilecek güce erişirsek o zaman piyasayı düzenleyebileceğiz. Biz almazsak şirketler yaşayamaz. Biz tüketmezsek onlar tükenir. Sloganımız bu. Örgütlülük, örgütlülük, örgütlülük.

Bu Tüketici Hakları Derneği’nin kazanımlarına şöylece bir bakıldığında görülüyor. Tüketici Hakları Derneği bir hak örgütüdür. Her siyasi düşünceden insan vardır aramızda. Tüketici Hakları Derneği idari, siyasi, ticari kuruluşlardan bağımsız hareket eder. Hiçbir ticari kuruluşla sponsorluk ilişkisine girmez. Kamu yararına çalışan dernek statüsündedir. Aynı zamanda da Dünya Tüketiciler Örgütü’nün üyesidir. Tüketicilere derneğimize üye olmalarını öneriyorum, gelsinler, görsünler, tanısınlar, kendi uzmanlık alanları açısından da katkı da bulunsunlar.

Fotoğraf-video: Merve Sabcıoğlu

Söyleşi: Edip Mert Arslan

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann