Lösemi hastası Öykü Arin’in annesinden çağrı: “Önümüzde sadece 2,5 ay kaldı, donör olun”

İzmir’de ilik nakli olmayı bekleyen Öykü Arin için başlatılan kök hücre kampanyaları sürüyor. Öykü Arin’in annesi Eylem Şen Yazıcı “Yurt içinde ve yurt dışında kök hücre bağışı için kampanya başlattık. Yurt içinde en yakın Kızılay Kök Hücre Bağış noktasına giderek donör olabilirsiniz” dedi

İzmir’de ilik nakli olmayı bekleyen 3,5 yaşındaki Öykü Arin için başlatılan kök hücre kampanyaları sürüyor. Öykü Arin’in annesi Eylem Şen Yazıcı, kızlarının yaşadığı süreci ve hastalığın şimdiki evresini Sendika.Org’a anlattı.

Yazıcı, Öykü Arin’in teşhis koyulma sürecine dair şunları paylaştı:

Öykü Arin geçtiğimiz mart ayından beri sık sık grip olmaya ve boğaz enfeksiyonu gibi hastalıklara yakalanmaya başladı. Bu sürede vücudunda kırmızı döküntüler olduğunu ve bunların morararak kaybolduğunu fark ettik. Bir süre tanı koyulamadı. Atipik bir durum olduğunu düşünerek sürekli başka doktorlara muayene ettirdik kızımı. Haziran’da zatürre ve bronşit teşhisi konuldu. Tipik bir lösemi hastası gibi görünmediği için tanı koyulması da zaman aldı. En son İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hematoloji Ana Bilim Dalı’nda kızıma lösemi tanısı koyuldu.

Bu süreçte hem DEÜ Hastanesi Hematoloji Ana Bilim Dalı hekimlerinden Şebnem Yılmaz Bengoa ve Özlem Tüfekçi’nin Öykü Arin’in gerekli tedavisi için çok emek verdiklerini belirten Yazıcı, “Tanı konulmasının ardından bir kampanya başlatmadık. Ancak eşim Çağdaş Yazıcı, Tüm Bel-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı olduğu için orada bir kampanya başlatıldı” dedi.

“Donör bulmak için önümüzde 2- 2,5 ay var”

Öykü Arin’in ilik nakli olmaksızın iyileşmesinin mümkün olmadığını kaydeden Yazıcı, sözlerinin devamında “Tanı koyulduktan sonra bir çeşit kemoterapi başladı. Nakle daha sağlıklı girmesi için bu tedaviyi olması gerekir. Bu süreçte trombositleri düşmeye başladığı için haftada bir trombosit alıyor. Uygun donör bulunduğunda nakli Antalya’da yaptırmayı düşündüğümüz için Antalya’ya geldik, tedaviye burada devam ediyoruz. İlk tedaviyi İzmir’de aldık, ikinci ve üçüncüyü burada alacak. Bu sebeple önümüzde uygun donör bulmak için 2- 2,5 ay var” ifadelerini kullandı.

Yazıcı ayrıca, Türkiye’de Kızılay’a başvuruların ardından vazgeçme oranlarının %20’lerde olduğunu belirterek “İlk yapılması gereken iş Kızılay’a üç tüp kan vermek. Uygun biriyle eşleştiği zaman ise, Sağlık Bakanlığı tüm masrafları karşılayarak süreci başlatıyor. Bu süreçte vazgeçme oranları artıyor” dedi.

“Kampanya tüm lösemi hastalarına umut olacak”

Bu konuda yeterince bilinçli olunmadığını gözlemlediğini söyleyen Yazıcı, şunları kaydetti:

İlik nakli ve kök hücre konusunda bilinçlenmek için belediyelerin, sağlık kurumlarının eğitimler yapması önemli. Televizyon programlarına konu olmalı bu konu ve kamu spotları artırılmalı. Çünkü biz kemik iliği almak için kemiğin kırıldığını düşünenlerle karşılaştık. Ama bu ön yargılar kırılabilir.

İstanbul’da bir yakınlarının donör olarak başvurduğunu ve 1,5 yaşında bir bebeğe denk geldiğini aktaran Yazıcı, “Biz bu örneklerin artmasını istiyoruz. Çünkü donör kampanyasının yayılmasını yalnızca Öykü Arin için değil, tüm lösemi hastaları için istiyoruz” dedi ve kampanya süreçlerine katılımları ile şimdiki aşamayı şöyle açıkladı:

Kampanyanın daha da büyümesi için ortak olduk. Daha çok bizim temas içinde olduğumuz kitle örgütleri vs. herkesin işin içine girdiği bir süreç oldu. Birçok yerden akrabalarımız ve dostlarımız destek oldu. Medya aracılığıyla kampanya daha da büyüdü. Türkiye’de kampanya devam ederken yurtdışında da çalışmalar başladı. Çünkü Kızılay daha sınırlı çalışabiliyor. Özellikle sosyal medya faaliyeti bizim yurdışında insanlara ulaşmamızı sağladı. Almanya’da Öykü Arin adıyla bir kampanya başladı. 2000’e aşkın kişi kök hücre bağışı yaptı ve sayı giderek artıyor. Kanada, Avusturya, ABD, İtalya, Güney Kıbrıs, Norveç ve İşveç’te de çalışma grupları oluşturuldu. Önümüzde çok kısa bir süre olduğu için geniş imkanlarla yürüyecek kampanyaları öne çıkarmak önemli.

Yazıcı son olarak, “İnsanlar birbirinin hayatlarını kurtarmak, çocukların hayatlarını kurtarmak için donör oluyorlar. Yaşatmak için kan vermek isteyen binlerce insan var. Bu sadece Öykü Arin’e değil, bütün çocuklara umut olacak” ifadelerini kullandı.

Kampanyaya destek olmak için:

Sendika.Org