Kılıçdaroğlu: “Hak arayanlar hapse atılıyor, işçiye ‘3 lira ile yaşa’ deniyor; meydanların dolması lazım”

İnsan Haklarında Eşitlik ve Adalet Çalıştayı’nda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Hak aradı diye işçiler topluca hapse atılıyor, iki büyük sendika sessiz. Halka ‘3 lira ile geçin’ diyorlar. Bütün meydanların dolması lazım” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin düzenlediği İnsan Haklarında Eşitlik ve Adalet Çalıştayı’nda konuştu.

Adaletin ancak insanların eşit haklara sahip olduğu koşullarda sağlanabileceğini söyleyerek sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, Anayasa’da insan haklarıyla ilgili önemli düzenlemeler olmakla birlikte ekonomi konusundaki haklara değineceğini belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önce çıkanlar şöyle:

Hak derneklerine “aile sigortası” çağrısı

“Herkes yaşama hakkına sahiptir” diyor Anayasa. Sokağa bırakılan, açlıktan ölen çocukları düşünün. Gerçekten bu hakkı savunabiliyor muyuz?

Buradan tüm hak derneklerine sesleniyorum; gelin birlikte Aile Sigortası’nın çıkmasını sağlayalım. 102 sayılı düzenlemeyi parlamento yıllar önce kabul etmiş. Kişiyi açlığa ve yoksulluğa mahkum eden, dilenciliğe mahkum eden bir süreç var. Sendikaların ısrarla bunu istemesi gerek.

Emekli yaşı oldu 65, işten çıkarıyorlar. 55 yaşında iş bulamıyorsunuz. Devlete gidiyorsunuz, devlet diyor ki; “Yaşın daha genç.” Nasıl yaşayacak bu insan?

Yasaya göre çiftçiye verilmesi gereken bir hak verilmiyor. Bugüne kadar ödenmesi gereken 124 milyarın üzerindeki ödeme verilmedi. Ziraat odalarının dava açması lazım. Kimse korkudan dava açamıyor.

“Hak aradı diye işçiler hapse atıldı, iki büyük sendika sessiz”

Çalışma hakkı bu da Anayasa’da korunma altında. Herkesin çalışma hakkı varsa bunu yerine getirecek kurumun adı nedir? Devlet. Bu hak yerine getirilmiyorsa en çok isyan etmesi gereken kurumlar kimdir? Sendikalar.

Devlet bana insani koşullarda çalışma ve yeri geldiğinde de dinlenme hakkım olduğunu Anayasa’da onaylamış. “Tahtakurusu var, yatamıyorum” diyor işçi. Bunu istedi diye, hak aradı diye işçiler topluca hapse atıldı. Sendikalar bu konuda sessiz kalıyorsa, özellikle iki büyük sendika sessiz kalıyorsa burada bir sorun vardır.

“Bütün meydanların dolması lazım”

Bütün meydanların dolması gerekiyor. Şimdi “Kılıçdaroğlu halkı sokağa çağırdı” diyecekler. Kimse kusura bakmasın, bütün bunlar karşısında işçiler sokağa çıkmıyorsa, o işçiler işçi değildir.

Şimdi asgari ücreti konuşuyorlar. Türk-İş güzel bir adım attı, bir asgari ücretliyi komisyona getirdi. Asgari ücretli anlattı, “Borçlardan sonra 3 lira kalıyor” dedi. Biraz insaflı olun. Bir insan 3 lira ile ne yapabilir?

Yazlık sarayın var, kışlık sarayın var, uçan sarayın var. Sen en iyi şekilde beslenirsin, kilosu 4 bin liradan çay içersin, sonra da dönüp millete “3 lira geçin” diyorsun. Gelir adaletinin bu kadar bozulduğu bir dönem olmadı.

1 milyon 800 bin kişi asgari ücretin altında maaş alıyor. Ya insaf ya, bu insan nasıl geçinecek?

Biz açıklıkla ifade ettik: Bir, CHP’li tüm belediyelerde çalışanlara net 2200 lira maaş verecek. İki, yeni kazandığımız belediyelerde de ocaktan itibaren fark ödeyeceğiz. Üç, hiç kimseyi işten çıkarmayacağız. Bu bir haktır.

“Barış Akademisyenleri, gazeteciler, vekiller, çavuşlar hapiste”

Kamu hizmetlerine girme hakkı var yasamızda. Barış bildirisini imzaladılar diye binlerce akademisyenin işine son verildi, gazeteci hapiste, vekiller hapiste, çavuşlar hapiste, komutanlar dışarda. Böyle bir çarpıklık içinde yaşıyor Türkiye. Barış istedi diye akademisyenleri işten çıkarıyorsunuz, hem kendisinin hem eşinin pasaportuna el koyuyorsunuz, çalışma hakkına engel oluyorsunuz, “Ağaç kökü yesin” diyorsunuz.

Para var ortada. Tercih, parayı kimin için harcayacaksın. Çünkü vatandaş ödediği vergilerin kime ödendiğini sorma hakkına sahip ama sormuyor.

Bir avuç tefeciye 159 milyar tefeciye ödeniyorsa sormak gerekiyor. Sen bu tefecilere para buluyorsun da benim asgari ücretimi mi bulamıyorsun?

Sendika.Org