Kahveci ‘yatırımsız kredili büyüme’yi yazdı: “Kaybettik, artık kendi yağımızda kavrulacağız”

Karar yazarı İbrahim Kahveci ekonomik büyüme ile kredi ve faiz oranlarını verilerle kıyasladı, şu an “kaybettiren bir büyüme” yaşandığını söyledi ve ekledi: “Artık ekonomik olarak içe kapandık ve kendi yağımızla kavrulacağız. Herkes hesabını buna göre yapsın”

Ekonomide yüksek enflasyon-yüksek faiz-yüksek döviz sarmalında kriz derinleşirken, Saray iktidarının attığı adımlar da ekonomide beklenen etkiyi yaratmadı.

Karar gazetesinin ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, ekonomideki gidişatı ekonomik büyüklük ve kullanılan kredi tutarları arasındaki verileri kıyaslayarak ele aldı.

Ekonomi, kredi ve faiz büyümesi

  • 2003 yılında ekonomik büyüklük 468 milyar TL, kullanılan kredi tutarı 66 milyar TL, bu krediye ödenen faiz tutarı 10 milyar TL’ydi. Yani büyüklüğün %14’ü kadar kredi kullanılıyor, %2,14’ü kadar faiz ödemesi yapılıyordu.
  • 2007 yılında ekonomik büyüklük 880 milyar TL, kullanılan kredi tutarı 286 milyar TL, bu krediye ödenen faiz tutarı 39 milyar TL’ydi. Yani büyüklüğün %32,5’i kadar kredi kullanılıyor, %4,43’ü kadar faiz ödemesi yapılıyordu.
  • 2017 yılında ekonomik büyüklük 3 trilyon 207 milyar TL, kullanılan kredi tutarı 2 trilyon 098 milyar TL, bu krediye ödenen faiz tutarı 204 milyar TL’ydi. Yani büyüklüğün %67,5’i kadar kredi kullanılıyor, %6,44’ü kadar faiz ödemesi yapılıyordu.
  • 2018 yılında ekonomik büyüklük 3 trilyon 395 milyar TL düzeyinde. Son üç aylık ortalama faiz giderinin 25 milyar TL olduğu düşünüldüğünde yıl sonu faiz ödemesinin 275-280 milyar TL düzeyinde olması muhtemel. Yani büyüklüğün %7,2’si oranında faiz ödemesi…

Buna ilaveten;

  • 2004’te ekonomi 109 milyar TL büyürken kredi miktarı 33 milyar TL büyüdü. Yani krediler, büyümenin %30’unu finanse etti.
  • Bu oran 2005’te %59’a, 2007’de %73’e yükseldi.
  • 2013’te ekonomi 240 milyar TL büyürken, kredi artışı 252 milyar TL oldu.
  • Devamındaki yıllarda da %80-90 oranında seyredildi.

Kredili büyümeyle kaybediyoruz, kendi yağımızda kavrulma dönemi

İnşaat sektöründeki yatırım oranının son 6 yılda %67 oranında arttığını, yani kredi artışının yanıtının inşaatta olduğunu söyleyen Kahveci, yazısını ise şöyle bitirdi:

Özetle, kredili bir beton büyümesi gerçekleştiriyoruz. Ucuz krediyi betona yatırınca, sürdürülebilir bir büyüme gücünü de kaybediyoruz. Hatta büyüdükçe kaybediyoruz. Yani kaybettiren bir büyüme gerçekleştiriyoruz.

Farklı bir cümle ile tekrar edelim: Bu büyüme modeli ile aslında kazandıkça kaybediyoruz.

Ama kaybettiğimizi şimdi anlıyoruz. Geçmişin büyük yanlışları ile bugün yüzleşiyoruz. Yüzleşiyoruz da, hala o yanlışları devam ettirmenin de yolunu arıyoruz. İlk fırsatta beton yatırımlarının temelini atmak için pusuda bekliyoruz.

***

Türkiye mevcut siyasi yapı ile yabancı sermayesiz yaşamaya alışmak zorunda. Geçmiş 16 yılda her yıl gelen 40 milyar dolarlık yabancı sermaye ile ayakta durduk ve büyüdük.

O dönem bitti.

Artık ekonomik olarak içe kapandık ve kendi yağımızla kavrulacağız. Bence herkes hesabını buna göre yapsın.

İbrahim Kahveci’nin yazısının tamamı için tıklayın.

Sendika.Org