İSİG Meclisi: 2018 yılında en az 108 göçmen işçi hayatını kaybetti

Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla “Göçmen işçiler iş cinayeti raporu” yayımlayan İSİG Meclisi, 2018 yılında en az 108 göçmen/mülteci işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla “Göçmen işçiler iş cinayeti raporu” yayınladı. Rapora göre; 2018 yılında en az 108 göçmen/mülteci işçi yaşamını yitirdi.

Yıllara göre bakıldığında tespit edebildikleri göçmen/mülteci iş cinayetlerinde artış yaşandığını belirten İSİG Meclisi şu verileri sundu:

2013 yılında 22 göçmen/mülteci işçi, 2014 yılında 53 göçmen/mülteci işçi, 2015 yılında 67 göçmen/mülteci işçi, 2016 yılında 96 göçmen/mülteci işçi, 2017 yılında 88 göçmen/mülteci işçi, 2018 yılında 108 göçmen/mülteci işçi iş cinayeti sonucu yaşamını yitirdi.

Yıllara göre tüm iş cinayetleri içinde baktığımızda da göçmen/mülteci işçilerin ölümü oransal olarak da artıyor. İSİG raporuna göre; 2013 yılında yüzde 2, 2014 yılında yüzde 3, 2015 yılında yüzde 4, 2016 yılında yüzde 5, 2017 yılında yüzde 4, 2018 yılında yüzde 6 oranında göçmen işçi ölümlerinde bir artış yaşandı.

2018 yılında iş cinayetlerinde ölen göçmen/mülteci işçilerin geldikleri ülkelere bakıldığında ilk iki sırada savaşların devam ettiği Suriye ve Afganistan bulunuyor. Irak’ı da eklediğimizde iş cinayetlerinde ölen göçmen/mülteci işçilerin dörtte üçünün savaşların devam ettiği ülkelerden geldiği görülüyor.

Ayrıca rapora göre, hayatını kaybeden göçmen işçilerden 48 işçi Suriyeli; 28 işçi Afganistanlı; 5 işçi Azerbaycanlı; 4’er işçi Iraklı, Pakistanlı ve Türkmenistanlı; 2’şer işçi Gürcistanlı, İranlı, Rusyalı ve Ukraynalı; 1’er işçi ise Hindistanlı, Kırgızistanlı, Macaristanlı, Nijeryalı, Özbekistanlı, Tacikistanlı ve Zimbabveli.

Çalışılan işkollarına da değinilen raporda veriler şöyle:

Göçmen/mülteci iş cinayetlerinin 35’i inşaat/yol, 34’ü tarım/orman, 7’si belediye/genel işler, 5’i gıda, 5’i kimya, 3’ü madencilik, 3’ü tekstil, 3’ü metal, 3’ü taşımacılık, 3’ü gemi, 3’ü konaklama/eğlence, 2’si enerji, 1’i ticaret ve 1’i de belirleyemediğimiz işkolunda gerçekleşti.

Maden, tarım, inşaat, tekstil; merdiven altı tezgâhlarda ve fason üretim yapılan işyerlerinde göçmen/mülteci işçiler Türkiye’de işgücü piyasasında kayıtdışı işçiler olarak enformel şekilde eklemlenmektedir. Patronlar, işçiler arasında etnik ve mezhepsel düşmanlığı körükleyerek göçmen/mülteci işçileri diğer işçilere karşı ücret artışlarını baskılamada ve yevmiyeleri düşürmede bir araç gibi görmektedirler.

Türkiye’de göçmen/mülteci işgücünde Suriyelilerin sayısal çoğunluğunun başlıca nedeni Suriye Savaşı’nın yol açtığı demografik, sosyolojik ve mekânsal yıkımdır. Yerinden yurdundan olan ve dünyanın dört bir yanına dağılan Suriyelilerin (Aralık 2018 itibarıyla) resmi olarak 3 milyon 611 bin 834’ü Türkiye’de yaşamaktadır. Gayri resmî olarak Suriyeli sayısının 4 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Suriyelilerin 227 bin 332’si 10 ildeki 21 kampta barınırken, geri kalanlar 81 ile dağılmış durumda. 1 milyon 959 bin 970’i erkek, 1 milyon 651 bin 864’ü kadın Suriyelilerin 2 milyonuna yakını çalışma çağında olsa da, mevcut çalışanların yüzde 99’u kayıt dışı istihdam edilmektedir. Türkiye’de 2016 yılı itibariyle Suriyelilerin sadece 14 bin 745’ine çalışma izni verilmiş̧ olması tamamının kayıtdışı çalıştığının göstergesidir.

Suriyeli çocuk çalışma yaşı 6’ya kadar düştü

Türkiye’de Suriyeli çocukların çalışma yaşının 6’ya kadar düştüğü belirtilen raporda, “Bu durum Suriyeli çocukların güvencesiz işgücünün önemli bir parçası haline getirmektedir. Tekstil, hizmet, sanayi gibi sektörlerde çalışan Suriyeli çocukların işkolları, ikamet ettikleri bölgelerin temel geçim faaliyetlerine göre belirlenmektedir. Kamp dışında yaşayan Suriyeli çocuklar, buldukları her işte çalışarak ailenin geçimine katkıda bulunmaktadır” denildi.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız!

Sendika.Org