ETHA editörü İsminaz Temel tahliye edilmedi

Aralarında ETHA çalışanları İsminaz Temel, Havva Cuştan ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatları Özlem Gümüştaş, Sezin Uçar ile ESP üye ve yöneticilerinin olduğu 6’sı tutuklu 23 kişinin yargılandığı dava 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İsminaz Temel, Erkan Kakça, Coşkun Yiğit’in tutukluluğunun devamına karar verildi

Aralarında ETHA çalışanları İsminaz Temel, Havva Cuştan ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatları Özlem Gümüştaş, Sezin Uçar ile ESP üye ve yöneticilerinin olduğu 6’sı tutuklu 23 kişinin yargılandığı dava 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkemeye Uluslararası Sınır Tanımayan Avukat Birliği (LFL) ve Adil Yargılama Vakfı’na (FTW) mensup çok sayıda avukat, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP PM Üyesi Ahmet Ayva katıldı.

ETHA’nın haberine göre, mahkeme heyeti, Hünkar Hüdai Yurtsever, Suruç gazisi Mazlum Demirtaş, İlhan Aslan tahliye edilirken, ETHA editörü İsminaz Temel, Erkan Kakça, Coşkun Yiğit’in tutukluluğunun devamına karar verdi.

Mahkeme tutuksuz yargılanan Avukat Ali Haydar Doğan’ın savunması ile başladı. Doğan, dosyada yer alan gizli tanık ifadelerinin hukuksuz olduğunu ve iddianamede korsan eylem için toplanıldığı iddia edilen kafenin polis tarafından izlendiğini ancak bahsi geçen zaman diliminde işlem yapılmamasının tutarsızlık olduğunu belirtti.

Aslan: İşçiyim, 1 Mayıs’a katıldım

Tutuksuz yargılanan Mehmet Aslan, “İddianame Cumartesi Anneleri ve gözaltında kaybedilen Hasan Ocak davasının zamanaşımına uğratılmaması için yapılan eylemlere katıldığım iddia ediliyor. Doğrudur katıldım ve bu eylemlere katılmak vicdanidir. 1 Mayıs’a katılmam suç olarak gösteriliyor. İşçi olmamdan kaynaklı 1 Mayıs’a katılmam son derece normaldir. Onun dışında dosyada bahsi geçen devrim şehitlerini anma etkinliğine katıldım. ESP üyesiyim” dedi.

Göktaş: Serkan Tosun’un mezar açılışına katıldım

Tutuksuz yargılanan Nihat Göktaş ise iddianamede yer alan Gazi Katliamı’nın yıldönümü etkinliklerine katıldığını belirtti.

Göktaş, “95 yılında gözaltında kaybedilen devrimcidir Hasan Ocak ve ben o tarihte Ankara Ulucanlar’da tutukluydum. O dönem Hasan’ın annesi Emine Ocak, oğlunu aradığı için tutuklanıp Ulucanlar Hapishanesi’ne getirilmişti. Yine iddianamede yer alan Süleyman Yeter, Limter-İş Sendikasının eğitim uzmanıdır ve gözaltında katledilmiştir. Dolayısıyla benim bu etkinliklere katılmam değil insanların gözaltında kaybedilmesi suçtur” diye konuştu.

Serkan Tosun’un mezar açılışına katıldığım iddia ediliyor” diyen Göktaş, IŞİD’e karşı savaşan ve hayatını kaybeden Tosun’un mezar açılışına ve anmasına katıldığını belirtti.

Temel: Eylemlere gazeteci olarak katıldım

Tutuklu yargılanan ETHA editörü İsminaz Temel, salonda bulunan gazetecileri, Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarını selamlayarak savunmasına başladı.

Temel, iddianamede yer alan eylem ve etkinliklere katılmanın hak olduğunu ve hepsine gazeteci olarak katıldığını söyleyerek şunları kaydetti:

Dosyada eylem ve etkinliklere gazeteci olarak katıldığına dair bir sürü delik olmasına rağmen eylemci olduğuna dair tek bir delil yok. SKM’nin 14 Şubat’ta yaptığı eylemde görüntü ve not aldığım yer alıyor ve gazeteci olarak eylemin görüntüsünü ve bilgilerini not almam son derece doğaldır. SKM Genel Meclis üyesiyim.

“Soruşturma ciddiyetsiz”

Soruşturmanın ciddiyetsiz olduğunu ifade eden Temel, iki yıl önce gerçekleşen olaylardan dolayı 13 aydır tutuklu olduğunu kaydetti.

Temel, “Tutukluluk nedenlerinin ‘delillerin karartılacağı’nın akla uygun olmadığını çünkü 13 aydır dosyaya yeni bir delil konmadı” diye vurguladı.

Tutuksuz yargılanan Ali Düzgün, SYKP üyesi olduğunu belirterek Gezi Direnişi’nin halk isyanı olduğunu ve katıldığını ifade etti. Yılmaz Selçuk’un cenazesine ve anmasına katıldığını çünkü Selçuk ile aynı dünya görüşüne sahip olduğunu söyledi. Ayrıca iddianamede yer alan eylem ve etkinliklere katıldığını çünkü hepsinin demokratik ve vicdani eylemler olduğunu kaydetti.

Tutuksuz yargılanan Sercan Genç, dosyada yer alan eylem, etkinlik ve cenazelere katıldığını söyledi. ‘Molotof hazırlamak’ iddiasının Gazi’de parkta arkadaşı ile mangal yapma konuşmasından yola çıkılarak iddia edildiğini belirterek “Halka açık alanda molotof hazırlamak ne kadar akla yatkın” diye sordu.

Tutuksuz yargılanan Doğukan Onur Gürsoy, çeteciler tutuksuz yargılanırken sosyalistlerin tutuklu veya ağır hapis cezaları ile yargılanmasının hukuksuz olduğunu söyledi.

Gizli Tanık: “Hepsini tanımıyorum”

Ardından dosyadaki gizli tanıklardan Okan Deniz Günhan, SEGBİS ile mahkemeye katıldı, ancak görüntüsü buzlandı. Hakim, dosyada yer alan kişileri tek tek tanıyıp tanımadığı sordu. Günhan, “Hepsini tanımıyorum” dedi.

Günhan, Ali Haydar Doğan’ı tanıdığını ve eylem etkinliklerde fotoğraf çektiğini ve sosyal medyadan paylaştığını söyledi. Tanıdığını iddia ettiği Coşkun Yiğit ve Maksut Toprak’ı ise nereden tanıdığını açıklamadı.

Mahkeme başkanı tanığa önceki ifadelerini hatırlattı

Mahkemenin gizli tanığa daha önceki ifadelerini hatırlatmasına avukatlar itiraz etti. Gizli tanığın ifadeyi hatırlamadığını söylemesinin daha önceki ifadesinin yanlış olduğunu gösterdiğini vurguladı. Avukatlar, gizli tanığın hatırlamadığı ifadenin hakim tarafından hatırlatılmasının Anayasa Mahkemesi kararlarını ihlal etmek anlamına geldiğini belirtti.

Heyet Başkanı, başka bir dosyada verdiği ifadeleri avukatların itirazına rağmen okudu. Avukatların hakkında daha önce MLKP üyesi olma iddiası ile soruşturma yürütülüp yürütülmediğini, ceza alıp almadığını sordu ve gizli tanık soruların hepsine “Cevap vermek istemiyorum” diye cevap verdi.

Gizli tanık birkaç kez gözaltına alınmış

Avukat, aynı olayla ilgili kaç defa polise ifade verdiğini ve kaç gün gözaltında kaldığını sordu ve gizli tanık “Birkaç kez ifade verdim ve gözaltında kaldım” diye cevap verdi.

5 yıl önce Gazi Mahallesi’nde Havin Bilardo’ya baskın yapıldığında orada olup olmadığını ve kaç kişinin gözaltına alındığını sordu ve gizli tanık “Civardaydım ama kaç kişinin gözaltına alındığını hatırlamıyorum’ dedi.

Avukat daha önce kesin sayı ve isim verdiği ifadesini hatırlatarak “Olay günü yakın bir yerde olduğunuzu söylediniz ve hangi ara yüzlerini kapattığını gördünüz” diye sordu.

Molotoflu gördüğünü iddia ettiği kişileri nerede gördüğünü, bahsi geçen eylemlerde bulunup bulunmadığını ve hangi mesafeden gördüğünü sorması üzerine gizli tanık “Oradayım, gördüm ve ifademi daha önce verdim” dedi.

Zincir: İfadeler gizli tanığın değil polisindir

Avukat Sinan Zincir, gizli tanığın ifadesinin hukuksuz alındığını ve gizli tanığın bu dosya kapsamında bile dinlenmediğini belirtti.

Zincir, “Bu gizli tanık değildir. Sadece bilgi alınmış kişidir. Bu ifadelerin hepsi gizli tanığın değil polisindir. Kullandığı kavramların hepsi polisin kullandığı kavramlardır” dedi.

Gizli tanığın polis tarafından ceza almamak vaadiyle düşürüldüğünü ve polisin ihtiyaç duyduğu durumlarda polisin istediği ifadeyi verdiğini ifade eden Zincir, gizli tanık ifadesinin dosyadan çıkarılmasını istedi.

Avukat Kader Tonç ise gizli tanığın bu dosya kapsamında dinlenmediğini belirterek “Dosyada yer alan eylem ve etkinliklere dair bilgisi yok. Sorduğumuz bir ismi tanımadığını söylüyor ancak daha önce o kişi ile ilgili daha önce uzun ve ayrıntılı bilgi vermiş” dedi. Gizli tanık ifadesinin tutarsızlığına dikkat çekti.

Savcı mütalaasını verdi ve tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Savcının mütalaası üzerine söz alan ETHA editörü İsminaz Temel’in avukatı Ömer Çakırgöz, 13 aydır tutuklu olan Temel’in hangi delili karartacağını sorarak dosyaya yeni delil konulmadığını vurguladı. Bir önceki mahkemede Temel’in tutukluluğuna devam kararına şerh koyan hakimin tutumunu hatırlattı.

Duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Hünkar Hüdayi Yurtsever, Suruç gazisi Mazlum Demirtaş, İlhan Aslan tahliye edilirken İsminaz Temel, Erkan Kakça, Coşkun Yiğit’in tutukluluğunun devamına karar verdi.

Mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 14 Şubat 2019 tarihe erteledi.

Sendika.Org