Yerelde kapitalist ilişkileri değiştirme – İsmail Kılınç

Yerel yönetim ve direnişler aralarında karşılıklı bağlar kurabilir ve dayanışma, ekonomi, enerji, gıda ve yukarıda saydığımız birçok alanda özerklik ya da yeterlilik elde edebilirler

Dünyanın değişik köşelerinde yerel uygulamalar giderek artıyor. Yakın yaşamda yani sokak, semt, kent ve bölge düzeyinde özellikle mülkiyet ilişkilerini değiştiren uygulamalar farklı alanlarda yaşam bulmaya çalışıyor. Demokratik, katılımcı, dayanışmacı olan ve insana ve doğaya saygıyı ön düzleme koyan bu uygulamalar ne derece başarılı olabilir (ya da olabilmekte) ve sistemi değiştirebilir mi (değiştirebiliyorlar mı)?

İnsan her zaman yerleşik düzene başkaldırarak özellikle yerel düzlemde değişiklik yapma amacını gütmüştür. Çoğu zaman yerelde başlayan eleştiri, isyan, başkaldırı devrime dönüşerek var olan sistemi değiştirmiş, kimi zamanda başarısız kalmış ve bastırılarak eski düzenin devamı sağlanmıştır. Kapitalist ilişkilerle giderek küreselleşen ve mahvolan dünyada insanlar yine yerel düzlemde değişik alanlarda çözüm peşinde.

Binlerce uygulamaya tanık oluyoruz ama bunlar devede kulak. Devede kulak olsa da yerelde insanlar dayanışma içinde olmanın verdiği cesaret ve mutlulukla yaşamaya devam etmeye çalışıyorlar.

Yerelde uygulamaların sınıflaması ve özellikleri

Bu uygulamaları üç yönden sınıflamak olanaklı:

  1. İktisadi
  2. Toplumsal
  3. Ekolojik ya da çevresel

Tarım, sanayi ve hizmetler sektörü olarak da sınıflayabiliriz.

Kuşkusuz her uygulamanın birçok yönü bulunmakta ve iç içe geçmekte. Kesin bir sınırı yok. Örneğin yerel üreticilerle işbirliğine giderek üreticilerin emeğini değerlendiren “adil ticaret” uygulamalarını her üç yönden ele almak olanaklı.

Toplumsal ve Dayanışmacı Ekonomi adı altında etkinlik gösteren firmalarda bulunmakta ve yerelin kimi özelliklerini taşımaktadır ancak bu tür firmalar yereli aşıp ulusal düzeyde etkinlik gösterdiklerinden kapsam dışı bırakıyoruz.

Bu sınıflamanın dışında  yerel uygulamaların belli başlı özelliklerinde şöyle sıralamak olanaklı:

  • En önemli özellik emeğe verilen değer. Karşılığını alır ve kapitalist ilişkiler içinde değildir.
  • Üretim ilişkilerini ve mülkiyet yapısını değiştirmeye çalışırlar.
  • Piyasa karşıtıdır ve piyasa dışında oynar. Ürününü sattığı yer ise yerel pazardır ve gerekirse diğer yerel pazarlarla işbirliği kurar.
  • Kolektif yarar ön düzlemdedir.
  • Rekabet değil dayanışma önemlidir.
  • Yönetim demokratik olup katılımcıdır. Herkesin, her üreticinin ve tüketicinin söz hakkı vardır.
  • Yarış değil karşılıklı yardım önemlidir.
  • Kazanılan eşit şekilde paylaşılır ya da yeni yatırımlara dönüşerek yeni istihdam olanakları yaratılır.
  • Siyasal bağımsızlık söz konusudur. Herhangi parti, örgüt yerine vatandaşların dayanışması daha önemlidir.
  • Kısa vade değil, orta ve uzun vade düşünülür.
  • Kısa devreli (döngülü) ekonomi söz konusudur.
  • Çevreye-ekosisteme saygılıdır.
  • Merkezi hükümete baskı uygulayabilirler.
  • Kurucu demokrasi ilişkileriyle sürekli halkı aydınlatır ve yanında olurlar.
  • Ekonomik bunalımları yerel düzeyde azaltır ve yumuşatırlar
  • Düşünce birliği sağlama ve katılımın artması için toplantılar düzenlenerek bilgi alışverişi sağlanır ve gelecek daha iyi görülmeye çalışılır.

Dünyadan değişik örnekler

Uygulamalar ya da eylem türleri ülke ve bölge özelliklerine göre çeşitlilik göstermektedir.

Her yerel uygulama belirli bir özelliğiyle göze çarparken kimileri birkaç uygulamayı devreye sokmaktadır.

Yerel yönetim devreye girdiği gibi dernek, vakıflarda devrededir. Karşılıklı dayanışma söz konusudur.

Sokaktaki aydınlatma ya da komşuluk dayanışmasından semtteki ortak bostan bahçelerinden ekolojik kent yaratma ya da kentte ve bölgede yeni para birimi kullanmaya kadar gitmektedir.

Yaşlılara ve gençlere yardımdan çöp toplamaya, yeşil bina ve enerjiyi verimli kullanmadan katılımcı yerel yönetime kadar giden uygulamalar vardır.

Genç kuşaklara sağlanan farklı eğitim, engellilere sağlanan kolaylıklar, mültecilere yardım, altyapının düzenlenmesi, çevreye saygılı turizm, konutların yalıtımı, suyun akılcı kullanımı, kütüphane yapımı, ulaşımda bisiklet ve yaya yollarının kullanılması ve yapılması, güneş ve rüzgâr enerjisini kullanma, yeşil alan, doğal park yaratılması dayanışma içinde olanaklıdır ve yerel uygulamalar başarılı olunacağını göstermektedir.

Birkaç örnek verelim

Önce ülkemizden başlayalım. İşte komünist başkanın Ovacık’taki uygulamaları. Birlikte ve dayanışmacı üretim örneği. Seferihisar’da çevreci uygulamalar. Bir araya gelince ve toplumu ve çevreyi düşündükçe oluyor.

Dünyanın her yerinde yerelde uygulanan örneklerden söz edelim.

Hindistan’ın Kuttanbakam kenti belediye başkanı bu ülkenin dokunulmazlar dedikleri kasttan çıkan birisi olarak katılımcı demokrasi yoluyla “Eşit yaşam semti” (Equal living) kurarak konut sağlamaya çalışır.

İsveç’in Malmö kentinde ekosemt-B001 eski limanın sanayi bölgesinde kurulur ve 1000 eko-konut içerir. Ev çatıları bitkilerle kaplıdır ve yalıtım sağlar. Enerjiden sağlanan tasarruf %40’tır. Yağmur suyu toplanır ve kullanılır. Çatılarda su ısıtıcıları bulunur. Bisiklet kent merkezine gitmenin en iyi ulaşım aracıdır.

Brüksel’in ATH bölgesinde 28 bin kişi komşuluk ve karşılıklı yardım konusunda bir araya gelirler.

Ulaşım konusunda da uygulamalar çoktur. Danimarka ve Hollanda’nın bisiklet otoyolları dışında İtalya’nın Ferrare kenti, Fransa’nın Auch kenti bisiklete öncelik vermeye çalışan kentlerdir. Kentinin nüfusundan fazla bisiklete sahip Kopenhag kent bisikletin ulaşımda kullanılmasıyla sağlık harcamalarından 230 milyon avro tasarruf sağlamıştır ve insanlar kentten 80 km. uzaklığa kadar bisikletle kolaylıkla ulaşım sağlamaktadırlar.

Toplu ulaşımda elektrikli araçların kullanılması, özel otobüs-tramvay yollarının planlanması söz konusudur.

ABD’de San Fransisco kenti çöplerin geri kazanımında 2014 yılında %80 gibi bir düzeye ulaşmıştır ve 2020 yılında %100 düzeyine ulaşıp çöplükleri tümüyle devre dışı bırakmayı hedeflemektedir. Ayrıca çöplerin yakılması ya da depolanmasından 10 kat fazla istihdam yaratmıştır.

Finlandiya’nın UPM firması optimal orman kullanımıyla kağıt üretir ve su tasarrufunda 15 yılda %50 tasarruf sağlar.

Zarf üreticisi Pocheco firması ise kağıttan mürekkebe kadar doğal çevreye zarar vermeyen ürünler kullanır ve buna “ekolonomi” (ekoloji-ekonomi) adını verir.

Yerel para brimleri ise çok sayıdadır. En önemlisi 60 bin kadar küçük ve orta boy firmaların İsviçre’de kurduğu WİR (ve Wirbankası) yerel para sistemidir. Sardunya adasının Sardex‘inden Bristol kentinin belediye başkanının maaşını ödeyen Bristol pound sistemine kadar dünyanın değişik yörelerinde kullanılan faiz ve spekülasyon amacı taşımayan binlerce parasal sistem vardır.

Çin’de Liouzhou kenti “orman kent” yani ekolojik kent olarak kurulmakta iken aynı düşünceyle Burkina Faso’da araç ve gereçlerin ortak kullanılacağı Yennenga kenti kurulmaktadır.

Danimarka’nın Kopenhag kentinde DONG enerji kooperatifi kurulur ve 20 adet rüzgâr enerjisi birimine sahiptir. 8 bin 700 kişinin ortak olduğu kooperatifte 10 birim kişilere aittir. Diğer 10 birim özel bir şirkete aittir ve Kopenhag kentinin elektriğinin %4’nü üretirler.

İnglitere’nin Melbourne kentinde kilise çatısına güneş enerjisi sistem kurulur ve bu uygulama kentteki tüm evlerin çatılarına yaygınlaştırılmaya çalışılır.

Tarım alanında uygulamalar çoktur. Sürekli ekimden (permakültür) organik tarıma kadar çeşitlilik gösteren, çevreye saygılı ve yerel ekonomiye dönük uygulamalar ve kooperatifler çok sayıdadır: Fransa’da köy tarımının sürdürülmesi için birlik (AMAP), ABD’de tarımı destekleyen ortaklık (Communty supported Agriculture), Japonya’da Telkesi bu tür kuruluşlardır. Desteğini halktan alır ve devlet’in yapmadığını yapmaya çalışırlar.

Kanada’da Toronto, Portekiz’de Portelegre kentleri pazar yoluyla tohum ve ağaç değişimi sağlarlar ve ortak bostan uygulamaları yaparlar.

Arjantin’de El Boisan kentinde 1970 yıllarında kaybolan buğday ekimi yeniden canlandırılır ve ortak değirmen kurulur.

Brezilya’da Brasilandi’da öğrencilere burs sağlanır, yerel film ve video çekimleri yapılır.

Montréal’de Villeray’de kentte tarım uygulaması yapılır ki bu tarımda giderek yaygınlaşmaktadır.

İngiltere’de Totnes kenti gıda harcamalarının yerel olması, yenilenebilir enerji sağlanması ve  konutların yalıtımı için çalışmalar yürütmektedir.

Decroly, Roche ya da  Montessori eğitim sistemleri bilinen eğitim sisteminin dışına çıkmaya çalışırlar.

Fransa’nın Bourgogne bölgesinde Sémir-en-Auxois hasır sepet örme gibi bir işe girişerek kaybolan meslekler yoluyla yerelde istihdam sağlamaya çalışır.

ABD Seattle’da araç-gereç kütüphanesi kurulur ve bunları uzun süre kullanmanın yolları halka anlatılır. Ayrıca satın alma yerine araç-gereçler ödünç alma-verme yoluyla kullanılır.  

Yerel medya yada yerel iletişim ağları yine yerel ve bölgesel alanda etkinlik göstererek bu alandaki tekellerin önünü kesmeye çalışırlar.

Çevreci turizmle kimi yerel yönetimler kolaylıkla müşteri sağlayabilmekteler.

Geliri yetersiz olanlara verilen yerel sağlık birimlerini unutmayalım.

Kimileri geçici, kimileri uzun soluklu alan ve amaçlarına ulaşan ya da ulaşmayan yerel halk hareketleride bizi aydınlatır: Occupy Wall Street (Wall Street’i işgal edelim), Paris Nuit debout (Paris Gece Ayakta), ZAD (Savunulacak Alan- ki havaalanı yapılmasını uzun yıllar süren mücadele sonucunda engellemiştir), Yeşil Yol yapımına ya da HES’lere karşı mücadele bu tür örnekler olup umudun var olduğunu gösterirler.

Sonuç olarak kimi sorular

Çok uluslu şirketlerin denetimi-özellikle finansal-altında yürütülen küreselleşme her yönüyle ve her şeyi metalaştırmasıyla insan ve çevresini sömürmeye devam etmektedir. Dünya köyünde istediği ürünü sömürü altında üretip istediği fiyata satan bu sisteme karşı yerel direnme neler yapabilir?

Yerel yönetim ve direnişler aralarında karşılıklı bağlar kurabilir ve dayanışma, ekonomi, enerji, gıda ve yukarıda saydığımız birçok alanda özerklik ya da yeterlilik elde edebilirler. Büyük firmalara bağımlı kalmadan aralarında ticaret yapabilirler(mi?). Yerelde üretim kendine benzer üretimlerle işbirliğine girerek (yurt ve dünya düzleminde) küreselleşmeyi tersine çevirebilir(mi?).

“Local first” (önce yerel) ya da “sakin devrimler” dedikleri eylemler bu işi kotarabilir mi? Yerelde üretim ilişkileri ve mülkiyet kavramını değiştirmeye çalışan bu tür hareketlere kapitalist sistem nasıl bir yanıt verecektir ya da vermeye hazırlanmaktadır?

Sayıları çok olmayan ama halkın dayanışması içinde giderek sayıları artmaya başlayan bu yerel uygulamalar kapitalist sisteme karşı bir seçenek sunmaktadır. Yerel düzlemde gelişip ulusal düzleme kadar gidebilirler mi ya da böyle bir amaçları var mıdır? Ele aldığımız uygulamaların çoğu yerel düzlemde kalmaktadırlar. Ancak ulus düzeyinde yereller çoğunluğu sağlarsa ya da sağlamaya başlarsa sistemin yanıtı ne olacaktır?

Şimdilik yerelde yapılan bu uygulamalar kapitalist sistemi rahatsız etmediğinden ya da tehlikeye sokmadığından sistem bunlara göz yummakta mıdır ve kendisini tehlikeye atarsa tepkisi ne olacaktır?

Bu uygulamaları yıkmak için mi çalışacaktır yoksa satın mı almaya çalışacaktır?

Mathilde Larrere’in dediği gibi “Tüm tarihi boyunca, liberalizm kendisini kırılgan hale getirecek, tehdit edecek her şeyi ele geçirmek için çok becerikli, kurnaz olmuştur. Kendisini rahatsız edeni yiyip bitiren bir Pac-Man gibidir”. Pac-Man’e karşı yerelde emekçilerin örgütlenmesi bu kurnazlığa son verebilir.

Dünyayı mı değiştirmeye mi çalışıyorlar yoksa dünyalarını mı? Dünyalarını değiştirirlerse dünyada değişir mi?

Bu tür hareketleri izlemeye devam ederek sonuçları tartışmalıyız.

Kaynaklar:

  • Cyril Dion: Demain et après, Actes sud, 2016.
  • Rob Hopkins: İls changent le monde, Seuil, Anthropocene, 2014.
  • İsmail Kılınç: Yerel para birimleri ve kentte tarım, kentsel çiftlik, sendika.org., 2016.
  • Benedicte Manier: Un million de révolutions tranquilles,; travail, environnement, santé, argent, les liens qui libèrent, 2013.
  • Mathilde Larrere:Marx ile egemenliğin yerleşik düzenini alaşağı etmeyi düşünmek gerekir, sendika.org, 2018.