Gazeteciler tutuklu meslektaşları için özgürlük balonları uçurdu

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslektaşları için balon uçurarak özgürlük istedi. Gazeteciler tutuklu ETHA emekçileri İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın 16 Temmuz’da görülecek duruşmasına çağrı yaptı

Gazeteciler, Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü İsminaz Temel ve muhabiri Havva Cuştan’ın 16 Temmuz Salı günü görülecek duruşması öncesinde Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde bir araya gelerek açıklama yaptı. Tutuklu kadın gazetecilerin fotoğraflarını taşıyan gazeteciler “Özgür basın susturulamaz”, “Susma haykır haber almak haktır”, “Gazeteciler çıkacak yine yazacak”, “İsminaz, Havva çıkacak yine yazacak”, “Havva çıkacak yine yazacak” sloganları attı.

Açıklamaya CHP eski Milletvekili Barış Yarkadaş, DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) temsilcileri katıldı.

“Gazeteciler ellerinde kalemden başka hiçbir şey tutmadılar”

Eylemde ilk sözü alan Barış Yarkadaş, İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın haber yaptıkları ve halkın haber alma hakkını kullandıkları için 9 aydır tutuklu olduğunu hatırlattı. Türkiye’de artık halkın haber alma hakkını kullanmanın bir suç olarak gösterildiğini vurgulayarak son günlerde ifade özgürlüğü konusunda tahammülsüzlüğün vardığı noktayı ve yaşam hakkı ihlallerini sıraladı:

Daha dün ODTÜ’de pankart açtıkları gerekçesiyle 4 öğrenci gözaltına alınıp tutuklandı. Tiyatrocu Orhan Aydın sosyal medya’da, “Yaşasın hayat, yaşasın tiyatro” paylaşımı yaptığı için gözaltına alındı, piyanist Fazıl Say’ın konseri gerekçe göstermeden iptal edildi. Çorlu’da bir faciada, bir katliamda 24 insanımız hayatını kaybetti. Az önce de Soma 301 madencinin ölümüne sebep olanlar sadece 15 yıllık hapis ile cezalandırıldı. Aslında Soma’da bugün adalet göçük altında kaldı.

Gazetecilerin yazdıkları haberler bahane edilerek iktidar tarafından baskıya uğradıklarını hatırlatan Yarkadaş, şu an cezaevlerinde 180’e yakın gazeteci olduğuna dikkat çekerek, “Gazeteciler ellerinde kalemden başka hiçbir şey tutmadılar. Düşüncelerini ifade etmeye çalıştılar. Türkiye özgür olsun; herkes düşüncelerini rahatça ifade edebilsin ve toplum her şeyden haberdar olsun diye gazetecilik yapmak istediler” diye konuştu.

“Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz”

DİSK Basın-İş adına konuşan Aylin Kaplan, gazetecilik yaptıkları için onlarca meslektaşlarının tutuklu olduğunu hatırlatarak “Sadece önünde durduğumuz cezaevinde 7 kadın gazeteci arkadaşımız tutuklu bulunuyor. Bugün gazeteciler yazdıkları haberler gerekçe gösterilerek, halkın haber alma hakkını savundukları için tutuklanıyor. Baskıyla, tehditle, tutuklamalarla gerçekler gizlenemez. Biz gazeteciliği savunmaya, tutuklu gazeteci arkadaşlarımızın serbest bırakılması için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın Komisyonu’ndan Gülfem Karataş da, tutsak gazeteciler için her zaman mücadele edeceklerini ifade ederek, “Gazeteci arkadaşlarımız haber alma hakkını kullanıyorlar ve bunu kamuoyu ile paylaşıyorlar. Son gazeteci cezaevinden çıkana kadar mücadele edeceğiz” dedi.

“Duvarların hemen arkasındaki meslektaşlarımız, yalnız değildir!”

İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın çalıştığı Etkin Haber Ajansı (ETHA) adına konuşan Ebru Yiğit, gazetecilere yönelik saldırıların özgür basını susturmaya yönelik saldırılar olduğuna dikkat çekerek “Tüm bu baskı, sansür ve tutuklamalar gazetecilerin gerçekleri yazmasını engelleyemeyecek” diye konuştu.

Konuşmaların ardından basın açıklamasını Evrim Kepenek okudu. “Şu an arkamızda görmüş olduğunuz bu binanın üzerinde Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazıyor ancak bizce burası bir kadın haber merkezidir” diyen Kepenek, “Çünkü bu duvarlar arasında tam 7 kadın gazeteci tutuluyor. Reyhan Hacıoğlu, Havva Çuştan, Pınar Gayip, İsminaz Temel, Hicran Ürün, Semiha Şahin, Pınar Tarlak arkadaşlarımız aylardır bu cezaevinde. Tutuklu meslektaşlarımızdan Havva ve İsminaz 16 Temmuz Salı günü tutuklu oldukları dava kapsamında Çağlayan’daki İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Bu dava kapsamında ayrıca Sezin Uçar ve Özlem Gümüştaş da tutukludur” dedi. Kepenek açıklamaya şöyle devam etti:

Arkadaşlarımızın takip ettikleri haberler dosyalarına suç delili olarak konulmuş, boyunlarında fotoğraf makinesi olmasına rağmen, fotoğrafları da kanıt olarak sunulmuştur. Biz, biliyoruz ki dünyanın hiçbir yerinde habercilik suç değildir. Bugün, haberleri suç olarak görenler dahil herkesin habere ve haberciye ihtiyacı var. Ne haberler yargılansın ne de haberciler tutuklansın.

Biz, davanın ilk duruşmasında, arkadaşlarımızın serbest bırakılacağına inanıyoruz.

İnancımızı da bu gördüğünüz balonlarla onlarla paylaşmak istedik. Duvarların hemen arkasındaki meslektaşlarımız, yalnız değildir!

Açıklamanın ardından balonlar tüm tutuklu gazetecilerin özgürlüğü için uçuruldu.

“Çağlayana, adalet istemeye…”

Eylemden sonra Sendika.Org’a konuşan ETHA’dan Ebru Yiğit, 16-17 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek olan İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın duruşmalarına çağırdı:

16-17 Temmuz’da diğer tutuklu gazeteciler gibi İsminaz Temel ve Havva Cuştan arkadaşımız yargılanacak. İddianamede Havva ve İsminaz’ın yaptığı haberler, haber takibine gittikleri eylemler ve fotoğraf makineleri suç olarak yansıtılıyor. Bu da bir kez daha gösteriyor ki Türkiye’dek, gazeteciler gerçekleri yazdıkları için, gerçekleri halka ulaştırdıkları için yargılanıyorlar. O yüzden bütün duyarlı kamuoyunu 16-17 Temmuz’da Çağlayan Adliyesi’nde görülecek duruşmaya İsminaz ve Havva Başta olmak üzere bütün tutuklu gazeteciler için adalet istemeye çağırıyoruz. Biliyoruz ki arkadaşlarımız çıkacak ve gerçekleri yazmaya devam edecek.

Sendika.Org