AKP kuşatmasının siyasal iletişim stratejilerine katkısı(1): Başkanlık yürüyüşüne çelme takan hesaplar -Özge Yurttaş

Baskı her yerde olduğu gibi direnenlerin yaratıcılığını tetiklemekten başka bir işe yaramadı. Zorbalık onu kullananların hesaplarını bozan sonuçlara yol açabiliyor

Tayyip Erdoğan’ın 18 Nisan’da baskın seçim kararını açıklamasıyla Türkiye bir kez daha sandık atmosferine girdi. Erdoğan’ın başkan olabilmek için alması gereken son viraj olan bu seçim OHAL’de, AKP’nin ekonomik kriz basıncı altında ama başkanlık nihai hedefine odaklandığı koşullarda gerçekleşiyor. Erdoğan’ın seçim kararını açıkladıktan yalnız iki gün sonra 20 Nisan’da Kandilli Rasathanesi’nde yaptığı konuşmada “24 Haziran seçimlerini bir çeşit depreme hazırlık faaliyeti olarak görüyorum” sözleri AKP’nin seçim konusundaki siyasal yaklaşımını ve psikososyal durumunu ortaya seriyordu.

Doğan Medya Grubu’nun Demirören’e devriyle ana akım medyanın neredeyse yüzde 90’ının yandaşlaştırıldığı, BTK aracılığıyla başta sosyal medya olmak üzere internet mecrasının sansürle kuşatıldığı, yargı, polis baskısıyla AKP-MHP ittifakı dışındaki tüm siyasi partilerin baskı altında tutulduğu bir dönemde seçime gidiliyordu. İktidarın devlet olanaklarıyla seçim çalışması yaptığı, muhaliflerin ana akım medyada görünmez kılındığı, denetim altına alınan her türlü mecrada sadece AKP’nin görünür kılındığı bu koşullar iktidar için büyük avantaj oluşturuyordu.

Fakat baskı her yerde olduğu gibi direnenlerin yaratıcılığını tetiklemekten başka bir işe yaramadı. Zorbalık onu kullananların hesaplarını bozan sonuçlara yol açabiliyor.

RTÜK üyeleri İsmet Demirdöğen ve İlhan Taşçı, TRT ve bazı özel televizyon kanallarındaki Mayıs ayında siyasi parti ve temsilcilerine ayırdığı süre istatistiklerini raporlaştırdı. 11 Haziran’da kamuoyuna yansıyan rapora göre televizyon kanallarının göre HDP hiçbir televizyonda yer almadı.  En uzun yayın süresi ise şaşırtıcı olmayan bir biçimde AKP’ye ait.

AKP’nin tüm iletişim olanaklarını darbeleyen bu büyük baskı ortamı muhaliflerin seçim çalışmalarında yeni ve yaratıcı çözümler bulmasını sağladı. Diktatörlük kendini var gücüyle ortaya koyarken Haziran İsyanı’yla belirginleşen akıllıca/ berrak/vurucu/yaratıcı direniş biçimleri seçim döneminde partilerin siyasal iletişimlerinde inovatif yaklaşımlara yansıdı. Türkiye tarihinin en yaratıcı seçim propaganda içerikleri ve mecralarıyla karşı karşıyayız. Daha fazlası için ilham vermek ve etkilerini anlamak için partilerin “duvarı yıkan” yöntemlerine göz atabiliriz.

1. İyi Parti -Susmuyordu

Politik mesaj, yaratıcılık ve mizah, Google reklamlarında

Erdoğan’ın önce seçime girmesini engellemek için birden çok yol denediği, seçime katılmasını önleyemeyince de yok sayarak görünmezleştirdiği İyi Parti ve Akşener, Google reklamlarını son derece yaratıcı bir seçim kampanyası aracı olarak kullandı.

Genç seçmenlere video klip: Son nefesini iyi kullan ben daha yeni başlıyorum

İyi Parti’nin genç seçmene yönelik videolu çalışması da oldukça ses getirdi. Etkili sözlere sahip bir şarkı eşliğinde, başarılı sembol ve metaforlarla mesajını veren video İyi Parti resmi Youtube hesabında 3 milyon kez izlenmiş durumda. Bu rakam Gezici Araştırma şirketinin ilk defa oy kullanacak gençlerin yüzde 70’inin AKP’ye oy vermeyeceği yönündeki iddiası göz önüne alındığında doğru hedef kitle için başarılı bir araç geliştirildiğine de işaret ediyor.

2. HDP -Senin sesin yenilgi tanımaz

Seçimin en yaratıcı kampanyası Cumhurbaşkanı adayı hapiste tutulan, partinin yayınladığı rapora göre ilk 35 günde seçim çalışması 22 kez saldırıya uğrayan HDP’ye ait. HDP, Selahattin Demirtaş’ın sahip olduğu etkili imajın da verdiği güçle kuşatılmışlığı ve imkansızlıkları kendisine engel olmaktan çıkardı.

Ketılla propaganda

Hapiste tutulan Demirtaş  tutukluluğunun ilk yılı sona ererken sosyal medya hesabını avukatları ve parti yöneticileri aracılığıyla aktifleştirmişti. Bunun üzerine hücresinde yapılan aramayı “Odada twit bulunamadı doğal olarak. Çay için kettle vardı sadece, ondan da twit atılamayacağına kanaat getirildi” diyerek ti’ye almıştı. Seçim döneminde Demirtaş’ın hesabından paylaşılan twitler onu bir siyasetçi olduğu kadar neredeyse bir Twitter fenomenine dönüştürdü. Bu durum HDP seçmeni tarafından duvarlara yansıyan bir ketıl sevgisi yarattı.

Hücreden ulusa sesleniş

Seçimin yapılacağı 24 Haziran’a kadar Erdoğan’ın 55 miting yapması, İnce’nin 80’den fazla miting yapması planlanıyor. Meral Akşener’in kendi web sitesinde yayımlanan takvime göre 32 miting yapması planlanıyor. (Temel Karamollaoğlu’nun mitingleri ise bu yazıda ayrı bir başlık altında değerlendirilecek. Doğu Perinçek’i değerlendirmeyi kendimize yakıştıramadığımız gibi okurlarımıza da kıyamadık.)

Diğer aday Selahattin Demirtaş ise hapiste ve bu konuda yapılan tahliye başvurusu mahkeme tarafından reddedildiği için miting düzenleme imkanı yok. Demirtaş ve ekibi bu duruma da etkili ve ses getirici bir çözüm buldu. Demirtaş 6 Haziran günü mahpusların sahip olduğu  yakınlarıyla telefon görüşmesi hakkını mitinge çevirdi. Miting HDP resmi Youtube hesabından 42 binden fazla izlendi, HDP Facebook sayfasında 933 bin kez izlendi, Twitter hesabından 1 milyon 140 bin kez izlendi ve internette viral olarak yayıldı. Yayının geniş bir izleyici kitlesine ulaştığı anlaşılıyor. Bu rakamlar, katıldığı TV yayınlarında reyting ölçüm sıralamasında günlük en çok izlenen 50 program arasında dahi kendine yer bulamayan Erdoğan’ın TV programları göz önüne alındığında Demirtaş videosunun başarılı olduğuna işaret ediyor.

Whatsapp’ta elden ele bir zahmet

Demirtaş kampanyasında sansürü aşan bir diğer araç da whatsapp için hazırlanan içerik oldu. Demirtaş’ın el yazısıyla kaleme alınmış notu 1 Haziran’da önemli bir internet mecrası olan Whatsapp’ta bir rüzgar gibi esti. Kısa sürede tüm internet gruplarında hızla paylaşıldı

Benzer bir Whatsapp çalışması 12 Haziran’da Demirtaş’ın sesli mesajının yaygınlaştırılmasıyla yapıldı.

3. Saadet Partisi -Milli Görüş kamyonet kasasından e-mitinglere

CHP ve İyi Parti ile ittifak yapan Milli Görüş geleneğinin mirasçısı Saadet Partisi seçim mitingleri için sanal ortamı kullanıyor. Milli Görüş geleneğinin geçmişte stadyum ve miting meydanlarında aşağıdakine benzer görüntüleri hafızalarda kalmıştı.

Fakat AKP ile ayrılan yollar ve gelinen aşamada Saadet Partisi, Cumhur İttifakı’na katılmamanın bedelini sansürle ödüyor. Karamollaoğlu kendisine ve partisine karşı gerçekleştirilen medya ambargosuna karşı gittiği kentlerde e-miting düzenliyor. Karamollaoğlu’nun miting konuşması ve sorulara verdiği yanıtlar sosyal medyadan canlı yayımlanıyor. Partinin 24 Mayıs’ta Sakarya’da düzenlediği e-mitinge ilişkin Cumhuriyet gazetesinin haberinde verilen sayılar bu yöntemin etkisini ortaya koyuyor: “Normalde 30-40 bin kişiye hitap eden Karamollaoğlu’nun e-mitingini 120 bin kişi takip etti.” Karamollaoğlu’nun hesaplarından yapılan paylaşımlarda mitinglerinin sosyal medya yayınlarının 120-130 bin bandında izleyiciye ulaştığı açıklanıyor

4. CHP -Twitter’da garipler, mitinglerde videolar

Mesaj-mecra ilişkisinde Tosun Paşa diyalektiği

CHP ise Muharrem İnce için geleneksel mecralarda seçim çalışmaları yapıyor. Mitinglerdeki hitabeti ve katıldığı programlarda sergilediği kıvrak ve nüktedan üslubu ile seçmenini memnun eden İnce bir yandan da mitinglerde internet mecrasında hızla karşılık bulan içerikler kullanmayı tercih ediyor. Geçen hafta Tosun Paşa videosuyla Erdoğan’ı hedef alan İnce internet-kampanya ilişkisinde geleneksel yönetim de dışına çıkmış oldu. İnterneti miting konuşmasının yaygınlaşması için kullanmak yerine internet ortamında yaratılan içeriği miting kürsüsüne taşıyarak mesaj-mecra ilişkisinin karşılıklı olduğunu ve etkisini büyüttüğünü gösterdi.

Sokaktan Twitter’a garipler

İnce için gençleri etkileyecek viral çalışmalar da var. Twitter’daki @teamgaripler hesabı kendisini “Siyasi parti oluşumu olmayan, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’ye destek hesabı” olarak tanıtıyor. Bu hesabın 13 binden fazla takipçisi bulunuyor. Benzer bir misyonla bir de @tamamgaripler hesabı var. Bu hesabın ise 22 binden fazla takipçisi var. Ve kendini “gariplerin sesi” olarak tanıtıyor.

Hesap hem hazırladığı mizahi videolarla İnce’nin propagandasını yapıyor. Hem de Haziran İsyanı’nı çağrıştıran sokak yazılamaları, miting görüntüleri ile İnce propagandası yapıyor.

5. Tamam TV -Seçim televizyondan gösterilmeyince

Tamam TV de 24 Haziran’a giderken medyadaki sansür, otosansür ve tek seslilik karşısında, Gezi’nin mirasına yaslanan bir alternatif medya çalışması olarak sahneye çıktı. “Seçim televizyondan gösterilmiyor, halk kendi ekranını sokağa kuruyor” diyerek yola çıkan Tamam TV, hem medyadaki adaletsizliği ve ihlalleri ülkeye ve dünyaya göstererek gayrimeşru uygulamaları teşhir etmeyi hem de halkın haber alma ve iletişim hakkını, muhalefetin propaganda özgürlüğünü savunmak için çaresiz olmadığını göstermeye çalışıyor.

Çapul TV, Hayır TV, Adalet TV gibi alternatif medya çalışmalarında açığa çıkan deneyimleri 24 Haziran sürecinde yurttaşların anaakım medyaya tepkisi ile buluşturmayı hedefleyen bu yeni çalışmanın adresi sokak.

Adını, tüm muhalefet kesimleri açısından anonim bir slogana dönüşen “TAMAM” tepkisinden alan bu internet televizyonu ilk yayınını 2 Haziran cumartesi günü Kadıköy Yoğurtçu Parkı’ndan yaptı. Scope ve facebook üzerinden yapılan canlı yayını uydu televizyonları ve diğer alternatif medya mecraları da paylaştı. Parka hem bir sahra stüdyosu hem de ekran kuran Tamam TV’nin Kadıköy’deki yayınını Ankara ve İstanbul’un diğer ilçelerindeki yayınlar takip etti. Seçimler yaklaştıkça daha fazla noktada yayın yapmaya çalışan Tamam TV, sokakla medyayı buluşturan bir tür hareket. 229 bin Twitter takipçisi, 33 bin de facebook takipçisi olan Tamam TV, milyonlara erişebilecek bir sosyal medya potansiyeline sahip.

***

Görüldüğü üzere iktidar baskısı siyasal iletişimde inovatif yaklaşımların önünü açıyor. Bir sonraki yazımızda internet imkanlarıyla yürütülen yaratıcı seçim çalışmalarının siyasal tercihlere etkisi üzerine değerlendirmeleri ele almayı planlıyoruz.