Tetikçi – Mahir Korkmaz

Tetikçi kullandığı iletişim aracı üstünden, öncelikle okurlarına açık ya da örtük çağrıda bulunur. Hedefin fiziki saldırıya açık olduğunu ilan eder. Bu çağrıların sonucunda istenenin yanıt bulması, tetikçinin kariyerine bir başarı olarak kaydedilir…

Tetikçi, para ya da başka bir ödeme aracı karşılığı, bir insana ya da belki bir kuruma kasteden kimsedir. Kullandığı araç, bulunduğu mecraya göre farklılık gösterebilir. Kimi zaman silah, kimi zaman kalem tutar. Tetikçi için önemli olan “çektiği tetik”in karşılığının ödenmesidir. Bu ödemenin sahibi her kimse, onun ilkelerini benimser ve içeriği belirli ya da belirsiz olan komutlarını istenen aracı kullanarak uygular.

Tetikçinin önüne hem doğrudan hedef alınacak kimselerin listesi getirilir, hem de kendisine olası hedef alınabilecek kimseler için belirli bir çerçeve çizilir. Böylece tetikçi hedefi belirler ve saldırıya geçer. Bunun için örneğin kendisine sağlanan gazete gibi iletişim araçları marifetiyle, karşısındakine yönelik bir hikâye kurgular. Bu hikâyenin oluşturulmasında başlıca kaynak, elbette hedef alınan kimsenin sözcükleridir. Tetikçi, hedefin eklektik biçimde bir araya getirilen ve çoğunlukla esas anlamlarından koparılan ifadelerini istediği gibi düzenler ve ihtiyaç doğrultusunda türettiği birtakım yalanlarla onları eğip büker ve neticesinde yeniden şekillendirir. Bu noktada mühim olan iki husus vardır.

Birincisi, hikâyede gerçeklikten kopuk şekilde kim olduğu yeniden tanımlanan hedefin etrafını, hâlihazırda içerikleri daha önceden tetikçiler tarafından belirlenmiş ve bu belirlenim üstünden yığının büyük kesiminin hoşuna gitmemesi sağlanmış kavram öbekleriyle sarmaktır. Bunların din ve etnik köken başlıklarıyla ilişkili olmaları muhtemeldir. Hatta burada bir yazıyla olmasa da birkaç yazıyla bir alegorik anlatım oluşturmak ve hedef alınan kimseyi birkaç olumsuz içerikle bir tutmak da denenebilir.

İkinci olarak, hedefin mümkün olduğunca olumsuz şekilde gündemde tutulması ve sözel bir lince maruz bırakılmasıdır. Bu noktada özellikle sosyal medyadan önemli bir beklenti vardır. Beklenen lincin sonrasında, hedef alınan kimsenin yıpranması, hırpalanması ve siyaseten etkisiz kılınması başlıca amaçlardan biridir. Bir diğeri ise hedefin sokağa çıktığında uğradığı sözlü saldırılar ve bunun beraberinde sağladığı yaşama ve etkinlik alanının daraltılmasıdır.

Tetikçi kendini sadece sözel saldırılarla sınırlamaz. Bu saldırıların yerine göre fiziki boyutlara taşınmasını sağlar. Bunun kararını elbette kendi başına alamaz –emrinde çalıştığı kimselerin nihai kararları onun için esastır.

Tetikçi kullandığı iletişim aracı üstünden, öncelikle okurlarına (dinleyicilerine, izleyicilerine, takipçilerine…) açık ya da örtük çağrıda bulunur. Hedefin fiziki saldırıya açık olduğunu ilan eder. Bu ilana aşina olan kimselerden, çağrının dozuna bağlı olarak hedefe kastetmelerini bekler. Ayrıca hedef alınan kimsenin resmi unsurlar tarafından alıkonulmasına ve hatta ötesinde bedenine zarar verilmesine ilişkin çağrı da aynı yazıda ya da bir sonrakinde beklenebilir. Bu çağrıların sonucunda istenenin yanıt bulması, tetikçinin kariyerine bir başarı olarak kaydedilir…

Tetikçi bir gazeteci değildir ve hiç olmamıştır da. Kelimenin yaygın içeriğindeki kimseden hiçbir farkı yoktur esasında. Tetikçinin silahı yığının önüne koyduğu “düşünsel uyuşturucu”dur. Kurşunları ise yaptığı çağrılar. Namlusu her zaman örgütlü halk güçlerine bakan silahını, kimi zaman kabzasıyla kullanırken, yeri geldiğinde doldurur ve ateşler. Tetikçi, “tetik”i çektiği anda yığın ya da resmi unsurlar hedefi ya “vurur”, ya ıskalar, ya da sıktıkları “kurşun” mücadele edenlerin barikatında parçalanır.

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann