Üniversitelilerden 6 Kasım çağrısı: Özgürlük ve gelecek için gençlik Beyazıt’a

İstanbul’da üniversiteliler YÖK’ün kuruluşunun 37. yılında özgürlük ve gelecek için 8 Kasım’da Beyazıt Meydanı’nda buluşacak

12 Eylül faşizminin üniversitelerdeki baskı aracı olarak kurulan Yükseköğretim Kurulu’nun kuruluşunun 37. yılında üniversiteliler Beyazıt Meydanı’nda  buluşacak.

Üniversiteliler yaptıkları çağrı açıklamasında 12 Eylül faşist darbesinin kurumu YÖK’ün, üniversiteleri muhafazakar ve sermaye yararına yapılandırmak için elinde geleni yaptığını belirterek, “Tek bir insanın değil, hepimizin özgürlüğü ve geleceği’ için 8 Kasım 13:00’da Beyazıt Meydanı’nda buluşuyoruz” dedi.

Üniversitelilerin çağrısı şu şekilde;

Bundan tam 37 yıl önce darbe hükümetinin faşizme meydan vermeyen üniversitelileri yargılamak için kuruldu YÖK 80 darbesinin getirdiği baskı, üniversiteler üzerinde şekillendirmek için “gerekli” ve nihai araç olarak çıktı karşımıza.

Kurulduğu günden beri gençliğin tavrını esirgemediği YÖK, bugün de görevini AKP güdümünde yerine getirmektedir. Tayyip Erdoğan diktatörlüğünün tam olarak elinde bulundurduğu bu yapı üniversitelerimizi muhafazakar ve sermaye yararına yapılandırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Günümüzde, gençlik ve üniversite üzerindeki baskı, yasaklar ve muhafazakar kuşatma AKP eliyle tek adamın bekası için üniversitenin her alanında uygulanmaktadır. Üretilen bilgi halk yararına kullanılmamış ve sermaye yararına kullanılmıştır. Üniversiteliler müşteri olarak görülmüş, ceplerindeki para ise harçlara, kantinlere, yemekhanelere gelen zamlarla son kuruşuna kadar alınmıştır. Üniversite yönetimlerine milyarlarca para tahsis edilmiş fakat öğrencilerin kendi emekleriyle beraber üretip beraber paylaşımda bulundukları kulüplere yer verilmemiş üniversitelilerin sosyalleşecebileceği alanlar yok edilmiştir.

Ülkeyi ancak OHAL ile yönetebilen Tayyip Erdoğan çıkardığı KHK’ larla akademisyenleri bilimden, sanattan ve öğrencilerinden koparmayı amaçlamıştır. Bütün yetkileri elinde toplamaya çalışmış ve üniversitenin seçtiği değil kendisinin istediği yandaş rektörleri atama usulü ile üniversitelere yerleştirmiştir. Yandaş rektörler, özel güvenlik ve polise sınırsız yetkiler vermiş üniversitelilerin attıkları her adımı takip etmeye çalışmışlardır. Özel güvenliğin ve polisin işlevsiz kaldığı noktada besledikleri çeteleri devreye sokmuşlardır. Fakat unuttukları bir şey var!

Özgürlüğün yerini tahakküm aldığında gençlik DUR diyecek iradeye sahiptir. Bir araya gelme isteğinin karşısında “yalnız kalacaksınız” dendiğinde üzerlerindeki ölü toprağını atarak birlikte yaşayabilecek ve karanlığı birlikte göğüsleyebilecek güçtedir. Gezi’de nasıl yan yana olduysak bugün de birlikte direneceğiz. ‘Tek bir insanın değil, hepimizin özgürlüğü ve geleceği’ için 8 Kasım 13:00’da Beyazıt Meydanı’nda buluşuyoruz.

 Kaynak: Kolektifler4.net

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann