“Veliler olarak görevimiz çocuklarımızı okula götürmekten ibaret değil”

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’nin Ankara’daki gönüllülerinden Ülker Duygu Demir ile hem eğitim hareketinin çalışmalarını hem de “Her okuldan en az 1 veli” kampanyasını konuştuk

Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi “Böyle eğitim olmaz, böyle müfredat olmaz” diyerek tüm veliler için bir kitapçık hazırlamıştı. Veli El Kitabı’nın elden ele yayılmasının ardından eğitim hareketi, “Her okuldan en az bir veli” kampanyası ile velileri mücadeleye çağırıyor.

Bizler de eğitimde müfredat, sınav değişimi, okulların medreseye dönüştürülmesi gibi birçok uygulama ile gerici dönüşümlerin iktidar eliyle hızlandırılmasına karşı Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi velilerinden Ülker Duygu Demir ile konuştuk.

Bilimsel Eğitim Hareketi ile çalışmalarınız nasıl  başladı?

Biz Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’ni gerçek anlamda gönüllük esasına dayanarak yürütüyoruz. Eğitim alanında yaşanan gerileme hızının önüne geçmek ve çözüm odaklı neler yapabileceğimizi konuşmak için bir araya geldik ve bu anlamda biz veliler ve diğer tüm gönüllülerle bir yol haritası çıkarmaya karar verdik.

Yeni müfredat ile öğrencilere gerici bir eğitimin kapıları sonuna kadar aralandı. Siz müfredat hakkında neler düşünüyorsunuz?

Söz konusu müfredatı incelediğimizde açıkçası kabul edilir bir yanı olmadığını gördük. Müfredatın içerisinde Atatürk ilke ve inkılaplarının kaldırılmasından “Değerler Eğitimi” adı altında pedagojik formasyon eğitimi olmayan imamların eğitici olarak atanmasına, üniversite sınavlarında tarih sorularının kaldırılmasından okullarda fen ve biyoloji laboratuvarlarının yerine mescitlerin açılmasına ve gezi organizasyonu gibi sosyal etkinliklerde Eğitim Bir-Sen ile adı çocuk istismarına karışmış Ensar Vakfı’nın görevlendirilmesine kadar daha birçok eğitimi gerileten kararların olması bize gösteriyor ki; birileri bizim ve çocuklarımızın haklarını hiç gözünü kırpmadan ihlal etmiş durumda. Ayakkabıların çıkarılarak girildiği ve medrese haline dönen, tavanları çökerek çocukların altında kaldığı ve daha bir sürü örnek sayabileceğimiz sayısız okulda, sayısız problemler yaşanmaktadır.

Kampanya ile ne amaçlanıyor?

Ankara’da birçok velinin “Her okuldan en az 1 veli” kampanyasına katılması bizim için umut verici. Referandum zamanında Ankara’da “Hayır” çalışmasının etkin olarak yürütüldüğü 8 ilçede toplamda 1400 okul vardır. Bu eğitim alanında yaşanan sorunları gündeme getirecek, ülke geneline yayılan bir ağ ile paylaşacak ve çözüm için harekete geçecek en az 1400 kişi demektir. Bu da okullarda ve Ankara’nın dört bir tarafında yaşanan sorunları aynı anda duymak demektir. Her okuldan bir veli kampanyasının şu an bunu amaçlamaktadır. Yani Ankara’nın ve Türkiye’nin dört bir tarafındaki okullardan haberdar olmayı, yaşananları geniş bir ağ ile paylaşmayı ve çözüm için herkesi harekete geçirmeyi hedeflemektedir. Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi’nin sözü ancak bu şekilde en geniş topluluğa ulaşabilir.

“Her okuldan en az 1 veli” kampanyası hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ben bir veli olarak kampanyanın bir parçası olmaktan son derece mutluyum. Çünkü veli olarak görevimin sadece çocuğumu okula götürüp getirmek olmadığının artık bilincindeyim. Bu hareketin bir parçası olmadan önce diğer veli arkadaşlarımızla beraber bende kara kara düşünüyor, çocuğumun geleceği hakkında umutsuzluğa kapılıyordum.

Çokça konuştuğumuz konulardan biri de okullarda, eğitim ve öğretimde yaşanan yetersizliklerdi. Artık buna bir de müfredat, TEOG, üniversite geçiş sınav sistemlerinin handikabının eklenmesi açıkçası artık bizi harekete geçmeye zorladı. “Her okuldan en az 1 veli” kampanyasının benim için anlamı şudur: Artık çocuklarımızın geleceği ve bugünü hakkında iktidarın keyfi uygulamalarına karşı nasıl reaksiyon göstereceğimizi biliyoruz. Okul aile birliklerinde söz sahibi olmamız gerektiğinin ve öneminin farkındayız. Okul aile birliklerinde yer aldıktan sonra bir bakıma artık işimiz daha kolaylaşmış olacaktır. Mevcut okullarımızın eksiklerini ya da okulda yaşanabilecek herhangi bir cinsiyetçi, ırkçı veya ayrımcılık gibi çağdışı uygulamalara müdahale hakkımız olacaktır.

Kampanyanın veliler için çağrı gücü olduğunu düşünüyor musunuz?

Kampanyanın hızla ilerlemekte olduğunu görüyoruz. Biz Ankara’nın 8 ilçesinde bulunan 1400 okulun her birinden en az bir velinin bu kampanyaya dahil olacağını biliyoruz. Bugün karşılaştığımız tepkiler olumlu yönde ve şunu da söylemeliyim ki bizim beklentilerimizin de üstünde bir gönüllü listemiz vardır. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere diğer tüm illerden bizimle iletişime geçip veli el kitabını isteyen velilerimiz var.

Bu müfredat değişmez demiyoruz ve harekete geçiyoruz. En yakın zaman da amaçladığımız çalışmalar içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı ile iletişime geçme girişimlerimiz olacaktır. Bizler veliler olarak çocuklarımızın ve bizlerin haklarını koruma altına alıyoruz. Diğer tüm velilerin de bu konuya kayıtsız kalmayacağını ve “Her okuldan en az 1 veli” kampanyasına katılarak haklarını koruyacağına eminiz.

Sendika.Org