Basın Konseyi: “Sosyal Bilgiler kitabını toplatacağınıza iyi okutun”

Basın Konseyi, Sosyal Bilgiler 7. sınıf çalışma kitabının basın özgürlüğü ile ilgili bölümünde bulunan içerik nedeniyle toplatılmasına ilişkin açıklama yayımladı

Dün(21 Eylül), Sosyal Bilgiler 7. sınıf çalışma kitabı, basın özgürlüğü ile ilgili bölümde yer alan ifadeler dolayısıyla toplatıldığı gündeme gelmişti. Kitapta yer alan ifadeler şöyleydi:

Bir ülkede iktidara tek başına gelen parti, bir süre sonra basının, kurdukları hükûmet hakkında sürekli yolsuzluk haberleri yapmasından rahatsız olur. Anayasa’yı değiştirecek güce sahip olmalarından faydalanarak Anayasa’ya basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler koyarlar ve kendi izinleri olmadan yapılan haberlere sansür uygularlar. Artık yolsuzluk haberleri yayınlanmadığını bilen kötü niyetli kişiler daha da fazla yolsuzluk yapınca yaşanan ekonomik kriz ülkeyi bir kaosa sürükler.

Basın Konseyi, kitapların toplatılmasına ilişkin olarak açıklama yayımladı. Konseyin yaptığı açıklama şöyle:

İlköğretim okulları Sosyal Bilgiler 7. sınıf öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabında ‘Basın Özgürlüğü’nün şöyle anlatıldığını öğrendik:

‘Bir ülkede, iktidara tek başına gelen parti, bir süre sonra basının, kurdukları hükümet hakkında sürekli yolsuzluk haberleri yapmasından rahatsız olur. Anayasayı değiştirecek güce sahip olmalarından faydalanarak anayasaya basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler koyarlar ve kendi izinleri olmadan yapılan haberlere sansür uygularlar. Artık yolsuzluk haberi yayınlanmadığını bilen kötü niyetli kişiler daha da fazla yolsuzluk yapınca yaşanan ekonomik kriz ülkeyi kaosa sürükler.’

Ve bu cümleler yüzünden Milli Eğitim Bakanlığı kitabın toplatılması kararı almış.

Bu ifadeler basın özgürlüğünü anlatıyor. Ve bu ifadeler var diye bir kitabın toplatılmaması gerektiğine inanıyoruz. Tersine kitap öğrencilere acilen okutulmalı. Bu yüzden kitap toplatma kararını protesto ediyoruz.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Gazetecileri terörist ve hırsız’ olarak nitelemesini de talihsiz bir açıklama olarak kabul ediyoruz. Haklarında kesinleşmiş yargı kararı olmadan tutuklu gazetecilerin, ‘Terörist’, ‘Hırsız’ olarak nitelenmesi haksız bir suçlamadır. Yargı kararları kesinleşmeden böyle suçlamalarda bulunmak, suçlamaları yapanlar açısından da doğru değildir. ‘Suçluluğu kesinleşinceye kadar her zanlının masum sayılması’ ilkesi, herkes için gereklidir.

Sendika.Org