17 Eylül Kartal Laik ve Bilimsel Eğitim Mitingine ortak çağrı

Eğitim Sen, Alevi örgütleri ve siyasi partilerin de arasında bulunduğu kurumlar İstanbul Kartal’da düzenlenecek olan “Laik, Bilimsel, Kamusal, Anadilinde ve Parasız Eğitim Mitingi”ne çağrı yaparak Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi

Eğitim Sen, eğitimci ve veli dernekleri, Alevi örgütleri, siyasi partilerin de arasında yer aldığı 13 kurum yaptığı ortak açıklama ile laik, bilimsel, kamusal, anadilinde ve parasız eğitim talebiyle İstanbul’da yapılacak mitinge çağrıda bulundu. Düzenlenen basın toplantısında ortak açıklamayı Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Doğan okudu. AKP iktidarının piyasacı ve gerici bir zeminde, yeni bir rejim inşa ettiğini vurgulayan Doğan, bu yeni rejimin en önemli taşıyıcısı ve kurucusu olarak da “eğitim” alanının görüldüğünü ve bu amaç doğrultusunda “eğitime” yeni bir işlev yüklenmeye çalışmakta olduğunu belirtti.

AKP iktidarının eğitim alanında piyasacı ve gerici dönüşümüne 30 Mart 2012 tarihinde kabul ettiği ve kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen 6287 sayılı kanun eli ile şu an yaşanmakta olduğunu söyleyen Doğan, ortak açıklamasına şöyle devam etti:

AKP iktidarı çocuk yaşta işçiliği yaygınlaştırarak sanayi sitelerinde azgın sömürü ve istismarın önünü açmıştır. Dolayısıyla iktidar, kamu yönetimini elinde bulundurma ve düzenleme yapma yetkisini, toplumun genel çıkarları ve öğrencilerin gereksinimleri, tercihleri ve yönelimleri için değil, kendi yönelimleri ve hedefleri doğrultusunda kullanmaktadır. Gelinen aşamada, artık siyasi iktidarın eğitimle ilgili amaçlarını ve geleceğe dönük hedeflerini gizlemeye gerek duymadığı düzenlemelere tanık olmaktayız. Müfredat değişikliği, kurum açma, kapama ve ad değiştirme yönetmeliği gibi yönetmelikler eliyle, laik ve bilimsel eğitimin tamamen ortadan kaldırılması yolunda birçok adım atılmaktadır. İktidarını semboller ve mekânlar üzerinden sürdürmeyi planlayan AKP, İmam Hatip Okullarını hem kendi siyaseti ve geleceğinin taşıyıcısı hem de kendi iktidarını koşulsuz ve sorgusuz destekleyen nesiller yetiştirme hedefine göre yapılandırmaktadır. O nedenledir ki; bu yönetmelikle artık nüfusu 10.000’in altında olan ilçelerde İmam Hatip Liseleri dışında okul açmak olanaksız hale getirilmiştir. Öğrencilerin ve velilerin görüş, istek ve yeteneklerini yok sayarak İmam Hatip Okullarına yönlendirilmeleri, AKP iktidarının önümüzdeki dönemde de pek çok temel hakkın kullanımını ortadan kaldırmaya çalışacağına dair güçlü bir işarettir. Öğretim Programları, bilimsellikten ve nesnel gerçeklikten kopartılarak zorlama bir şekilde gerici bir içeriğe büründürülmektedir. Değerler eğitimi adı altında, tüm öğretim programlarının giriş bölümüne yerleştirilen içerikle, var olan iktidara tabi olmanın temel ve makbul davranış olduğu kabul ettirilmeye çalışılmaktadır. Kullanılacak öğretim programlarının yaşadığımız coğrafyanın kültürel zenginliklerini ve sosyolojik gerçeklerini yok sayarak hazırlanmış olması ve aynı zamanda da piyasayı kutsayan yapısı, erkek egemen dili ve içeriğinden dolayı gericileşme- piyasalaşma ilişkisinin ne kadar güçlü olduğunu ve birbirlerini beslediklerini ortaya çıkarmaktadır.

‘AKP iktidarı, kendine koşulsuz biat eden kuşaklar istemektedir’

Yaşananlar, yapılan değişiklikler ve eğitim politikaları bizlere göstermektedir ki AKP, düşünen, insan haklarına saygılı, soran, sorgulayan, eleştirel düşüncenin ve bilimin ışığında yetişen nesiller yerine kendine koşulsuz biat eden kuşaklar istemektedir. Kadınları yok sayarak kadın kazanımlarını yok etmek istemektedir.

Siyasi iktidar “Eğitimi” herkes için ulaşılabilir, eşit, parasız, laik, bilimsel, anadilinde ve kamusal olarak verilmesi gereken bir hizmet olmaktan çıkararak adım adım özelleştirmektedir. Yoksul halk çocuklarının eğitim hakkı gasp edilmektedir. Farklı inançlar yok sayılarak, özellikle toplumun önemli bir kesimini oluşturan Alevilerin talepleri görmezden gelinmekte, zorunlu din dersleri ile ilgili AİHM kararları uygulanmamaktadır. Oysa ülkemizde yaşayan farklı inanç ve kültürdeki ailelerin çocuklarını tek  tipleştirmek yerine, tüm inançların ve kültürlerin talepleri dikkate alınmalıdır. AKP ise bunu yapmak yerine, inşa etmeye çalıştığı sünni-islam ideoloji doğrultusunda, devlet eliyle Ensar’ı aklamış, yaşanan çocuk istismarlarına rağmen, imzaladığı protokollerle eğitimi tarikat ve cemaatlerin eline terk etmiştir. Kısacası, çocuklarımıza karşı her türlü gerici uygulamanın ve yaşanabilecek yeni olumsuzlukların
önünü açmıştır.

‘AKP’nin gerisi-piyasacı eğitim politikalarını engellemeliyiz’

AKP, yeni devlet ve yeni toplum projesini gerçekleştirmek; yaşamın her alanını dinselleştirmek, kültürel alanda da baskın olabilmek için, eğitimi kendi hedeflerine uygun olarak yapılandırmak istemekte, bu anlamda eğitimi en önemli alan olarak kurgulamaktadır. Tam da bu nedenle bizler, herkes için ulaşılabilir, eşit, parasız, laik, bilimsel, kamusal ve anadilinde eğitimi güçlü bir biçimde savunmalı, AKP’nin gerici-piyasacı eğitim politikalarını engellemeliyiz. “Eğitim” alanının savunulması, bizlere dayatılan geleceğe teslim olmayarak, eşit ve özgür bir Türkiye mücadelesini yükseltmek açısından oldukça önemli ve ertelenemez bir görevdir.

‘Mücadelemiz laik bilimsel eğitim mücadelesidir’

Mücadelemiz; öğrencilerin inançlarından dolayı ayrımcılığa uğratılmaması mücadelesidir.
Mücadelemiz, okulların dinsel dogmanın, ezberin ve atıl bilginin değil, bilimin sanatın ve
birlikte kardeşçe yaşamanın deneyimlendiği alanlar olması mücadelesidir.
Mücadelemiz, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması mücadelesidir.
Mücadelemiz, yoksul aile çocuklarının geleceğinin ipotek altına alınmasına karşı çıkma, onları
tarikatların pençesinden kurtarma mücadelesidir.
Mücadelemiz, bilimi, sanatı, sporu ve felsefeyi savunma mücadelesidir.
Mücadelemiz, okullarda kendi aklının efendisi olan bireyler yetiştirme mücadelesidir.
Mücadelemiz; itaatkâr bireyler değil, sorgulayan bireyler yetiştirme mücadelesidir.
Mücadelemiz; tüm çocukların anadilinde eğitim hakkı mücadelesidir.
Mücadelemiz, eğitimi kamusal, bilimsel ve nitelikli hale getirme mücadelesidir.
Mücadelemiz eşit ve özgür bir ülke yaratma mücadelesidir.

Bizler, aşağıda imzası olan kurumlar olarak; insan, toplum ve doğa yararına bir eğitimi savunarak, eleştirel düşünce ve bilimin ışığında, laik ve bilimsel eğitim mücadelesini bu bilinçle yükselteceğiz. Tüm halkımızı bizlerle beraber bu mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.
Bu mücadeleyi yükseltmenin ilk adımı olarak, çocuğunun geleceğinden endişe eden, aydınlık yarınlar isteyen, barış içinde, demokratik, laik bir Türkiye için mücadele eden herkesi 17 Eylül 2017 Pazar günü Kartal’da düzenlenecek olan “Laik, Bilimsel, Kamusal, Anadilinde ve Parasız Eğitim Mitingine “; okullarımıza, çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

  • EĞİTİM SEN EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ SENDİKASI
    ABF ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
    PSAKD PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
    HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
    HALKEVLERİ
    HAZİRAN HAREKETİ
    VELİ DER
    ÖVDER TÜM ÖĞRENCİ VELİLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİ
    EĞİT DER EĞİTİMCİLER DERNEĞİ
    EMEP EMEK PARTİSİ
    EHP EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ
    HDP HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ
    YKKED YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ
    DEMOKRATİK ALEVİ DERNEĞİ
    ALEVİ KÜLTÜR DERNEĞİ
    DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ
    KIZILIRMAK YEREL DERNEKLER FEDERASYONU

Sendika.Org

WP-Backgrounds by InoPlugs Web Design and Juwelier Schönmann