Yeni baskısıyla yeniden: “Türkiye’de işçi hareketi: 1908-1984”

M. Şehmus Güzel’in, ilk baskısı Şubat 1996’da Kaynak Yayınları tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İşçi Hareketi Tarihi: 1908-1984” adlı kitabının ikinci baskısı 20 yıl aradan sonra İmge Yayınları imzasıyla okuyucuya sunuldu

sehmus_guzel_kitapEvet işçilerin de, işçi hareketinin de bir tarihi var! 1830’lardan günümüze ülkemizde birçok işçi eylemi yapıldı, değişik işçi örgütlenmelerine tanık olundu ve bu olaylar karşısında devlet değişik tavırlar takındı. Bu uzun dönemdeki İşçi Hareketi Tarihi’ni bir kitaba sığdırmak kolay olmadı.

Türkiye’deki işçi hareketi tarihinin belli bir dönemini genel çizgileriyle ve özet bir biçimde anlatan bu kitap, işçi hareketinde varılan noktanın tarihsel kaynaklarına ulaşma yollarını aramakta. Türkiye işçi hareketindeki sürekliliği yaratan unsurların yüz yılı aşkın geçmişi, çevre koşullarının, kadın ve erkeklerin, gençlerin, çocukların, işçi eylemleri içinde kendilerini gösteren doğan önderlerin ve işçi örgütlenmelerinin izi sürülmekte.

Grevlerin nasıl örgütlendiği, grev ve diğer işçi eylemlerinin yasa koyucuyu nasıl etkilediği ve bu etkilerin sendikal hakların tanınmasında ortaya çıkardığı gelişmeleri inceleyen bu kitapta, süreç içinde işçi hareketine yapılan müdahaleler ve işçi hareketinin geçirdiği değişiklikler tarihsel kökenleriyle anlatılmakta.

“Devlet büyüklerimizden” birkaçının emirlerinden, TBMM’deki veya başka bir mekandaki konuşmalarından, nutuklarından aktardığımız bu birkaç alıntı “gelişimi” bir parça bile olsa yansıtıyor. M. Şehmus Güzel kitabında bu konuda başka birçok örnek daha vererek ülkemizdeki İşçi Hareketi Tarihi’ni yaratan olayları okuyucularıyla paylaşıyor.

Ziyade yevmiye talep idenlerin haklarından geline! (3. Murat, 1587).

…an asıl maadin reayası külli yevmin cevher ihrac ve her anü zeman furun ihrakiyle meşgûl olmak lâzimei maaşlarından iken… (3. Ahmet, 1729).

Zaten bizim sendika teşkilinin yasaklanması hakkında kanun çıkarılmasını teklif etmemiz sadece ameleyi himaye maksadıyladır. Yoksa sermayedarları himaye maksadıyla değildir. Çünkü sendikaların elinde amele, emin olunuz ki, esir olacaktır. (Ali Bey, Adalet Bakanı, 1909, o günlerde hazırlanan Tatil-i Eşgal Kanunu – Grev Kanunu- vesilesiyle yaptığı konuşmadan).

Halkı, alnının teriyle geçinen emekçileri düşünmedik…  Onların hayatını sağlamak şöyle dursun, grev yapmalarına meydan vermemek maksadına matuf kanunlar neşrettik. (…) halkın, avamın düşmanı olan patron ve sermayedar sınıfın lehinde kanunlar neşrolunmuştur. (Tekin Alp, İttihat ve Terakki Fırkası’nın ekonomik konulardaki ideologu.)

Yeni kanun (1936 tarihli İş Kanunu),  sınıfçılık şuurunun doğmasına veya yaşamasına imkân verici hava bulutlarını ortadan silip süpürecektir. (Recep Peker, CHP Kâtib-i Umumisi, 1936.)

Sayın arkadaşlarım, doğrudan doğruya dernek kelimesi yerine artık sendika ismini kullanıyoruz, bu kelimeden ürkmemek lazımdır. Nasıl ki, serpuş yerine şapka demiş isek, bugün de işçi derneği yerine sendika kelimesini kullanacağız. (Vedat Dicleli, Diyarbakır Mebusu, 1947.)

Faşizme ihtar eylememizin dayanağı, Anayasadır. Anayasamızın başlangıç ilkesidir. Faşizme karşı ‘uyanık bekçiliğimizin’ yüklediği vazgeçilmez bir görevin yerine getirilmesidir. İnsan Hakları Evrensel Bildirisidir, insanlarımızın can güvenliğini sağlamayı tüm yasaların üstünde kabul eden ‘doğa yasasıdır’. Çocuklarımızın öldürülmesinin önlenmesini istiyoruz. Eylemimiz bunu sağlamak içindir. Hukuka aykırı ise bunun sonuçlarına katlanacağız. Yeter ki, çocuklarımız öldürülmesin; yeter ki, Anayasamız çiğnenmesin; yeter ki, faşizm kanlı diktasını kuramasın. (Abdullah Baştürk, DİSK Genel Başkanı, 20 Mart 1978.)

Künye

Yazar: M. Şehmus Güzel

Yayınevi : İmge Kitabevi Yayınları

Baskı: 2016 / Ankara

Sayfa Sayısı: 320

Sendika.Org