Milyonluk ihalelere yelken açan Bayraktar: ‘Ölmüş bir adama daha fazla vurmayın’

Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, aile şirketini kamu ihalelerine girebilecek biçimde dönüştürmesini kaleme alan Çiğdem Toker’i aradı, dönüşümün hızlı karar almak için olduğunu savunurken “Ölmüş bir adama daha fazla vurmayın” dedi

bayraktar_camlica_camii17-25 Aralık Yolsuzluk Soruşturması sonrasında görevinden istifa eden Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, 10 yılda 5 kat büyüyen aile şirketi Bayraktar İnşaat ve Taahhüt Limited Şirketi’ni anonim şirkete dönüştürdü. Çiğdem Toker’in 22 Ağustos’ta Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazısında şirketin dönüşümünü ele alarak, adı yolsuzluğa karışan Bayraktar’ın artık daha önce başkanlığını yürüttüğü TOKİ’nin ve bakanlığını yürüttüğü kurumun açtığı trilyonluk ihalelere rahat rahat girebileceğine dikkat çekti.

Bayraktar kamu ihalelerine girecek – Çiğdem Toker (Cumhuriyet)

Toker’in yazısı ciddi yankı uyandırınca, Erdoğan Bayraktar Toker’i arayarak yürüttükleri çalışmalara ilişkin konuştu. Toker, Bayraktar ile aralarındaki görüşmeyi bugünkü köşesine taşıdı.

Dönüşüm, hızlı karar almak içinmiş!

Ne yaptım da aleyhimizde yazdınız?” diye sorarak başlayan ve “Biri beni öldürürse mutlu mu olacaksınız?” diyerek hedef gösterildiği imasında bulunan Bayraktar’a Toker “Gazeteci olarak kamu görevinde bulunmuş, bakanlık yapmış kişilerin kamu ihalesine girebilme fikrini yanlış buluyorum, bunu eleştirdim” yanıtı verdi.

Şirketinin kamu ihalesine girmediğini ve haksız kazanç elde etmediğini iddia eden Bayraktar, 42 yıllık şirketin 70’li yıllardaki bir istisna dışında devletle iş yapmamaya özen gösterdiğini, limited şirketinden anonim şirkete dönüşümün hızlı karar alabilmek için olduğunu ileri sürdü.

‘Ölmüş adam’ın gerginliği

Bayraktar’ın öfkeli olduğunu, haksız hiçbir şey yapmadığını söylerken ses tonunun yükseldiğini ve Türkiye’nin içinde bulunduğu durumla ilgili hatırlatmaya “Benim kadar şehitlere içi yanan var mıdır?” dediğini aktaran Toker, bu görüşmenin yayımlanması ile ilgili diyaloğu ise yazısında şöyle aktardı:

Bayraktar’a, bu açıklamalarını yazıp yazamayacağımı sordum.

Ölmüş bir adama daha fazla vurmayın‘ dedi. Kendi kanaatlerimi yazmamın daha doğru olacağını söyledi. Kanaatlerimden ziyade açıklamalarının önem taşıdığını, yeni bir yazıda yer vermek istediğimi söyledim.

Sonra ikinci kez arayarak kendisinden izin istedim.
Artık siyasetle ilgisi bulunmadığını, kendi halinde sıradan bir adam olduğunu, bunları yazmamın da daha iyi olacağına inanmadığını belirtti.

Cevap hakkına duyduğum saygı gereği yazmak istediğim konusunda ısrarcı oldum.
En sonunda ‘peki’ dedi Bayraktar ve iyi dileklerini ileterek telefonu kapattı.

Kanaat eklemeden paylaşıyorum.
Soracak pek çok soru olmasına karşın, buna zeminin bulunmaması nedeniyle soramadığım notunu da düşerek.

Sendika.Org