Yaz spor okulları – İsmail Topkaya

Okullar biteli çok oldu. Yaz tatili başlayalı bir hayli zaman geçti.

Peki çocuklar, özellikle de ilkokul sürecindeki çocukların önemli bir kısmı bu süreci herhangi bir etkinlik açısından nasıl geçiriyorlar?

Veliler öncelikle çocuklarını meşgul edecek etkinlik peşindeler. Çocuklar ise öncelikle eğlenme amaçlı sevdikleri bir spor branşında arkadaşları ile bir arada olma peşindeler.

Bazı veliler ve çocuklar ise geleceğe yönelik bir arayışın peşinde kulüplerin ve şahısların açtığı futbol yaz okullarda umut arayışındalar.

Yaz spor okulları ve en popüler olması sebebiyle de futbol yaz okulları son yıllarda giderek artan bir faaliyet alanı haline gelmiş bulunmaktadır. Bu durum aslında bir ülkenin sporun geleceği açısından inanılmaz bir ortam ve olanağı yaratıyor olsa da, liberal piyasa ekonomi kültürünün bir yansıması olarak tamamen para kazanma amaçlı sürdürülen geçici ve dönemlik faaliyet alanları olarak sürdürülmektedir.

Futbol branşı başta olmak üzere genelde çoğu yaz spor okulları faaliyetleri, çocukların yaş gelişim özelliklerinin dikkate alınmadığı, onların ilgi, ihtiyaç ve hazır bulunuşluk düzeylerinin görmezden gelindiği ve yine çoğu zaman bir an önce zamanın geçmesinin beklendiği bir görüntü sergilemektedir.

İşin ilginç yanı, herkes her yerde yaz spor okulu açabilmekte, neredeyse herkes yaz spor okullarında sözüm ona eğitim faaliyeti gerçekleştirebilmektedir.

Bu faaliyet alanlarının elbette bir yönetmeliği olsa da, denetimsizlik, başıboşluk ve vurdumduymazlık nedeni ile kapanın elinde kalma durumunun yaşandığı çoğu futbol ve diğer spor branşıyla ilgili yaz spor okullarında hiçbir eğitim kaygısı ve hiçbir eğitim çıktısı beklentisi söz konusu değildir.

Yaz spor okulu duyuruları ve uygulamaları incelendiğinde seçilen yaş gruplarının birbiri ile ilgisizliği, zaman ve içeriklerdeki tutarsızlık, en önemlisi de uygulamaların bazılarında “antrenman yüklenmeleri” içeriği ile yürütülen çalışmalar son derece kaygı verici boyutlardadır.

Oysa yaz spor okulları birer eğitim faaliyetidir. Bu faaliyetler temizlik, hijyen, güvenlik ve ilkyardım önlemlerinin alındığı,  yaz spor okulunun gerektirdiği saha, alan ve araç gereç olanaklarının karşılandığı ve de eğitim içeriğinin belli bir nitelikte ortaya koyulduğu bir çerçeve ile yapılmak zorundadır.

Aksi halde yaz spor okulları birilerinin para kazandığı, birilerinin ise hayallerinin sömürüldüğü, çoğu çocuğun ise yarardan çok zarar görebildiği bir yapı sergilemeye devam edecektir.

Yaz spor okulları, spor kulüplerinin sporcu adayı taramaları için iyi bir fırsattır. Ama bu fırsat, fırsatçılığı ve ahlaki erozyonu doğurmadan gerçekleştirilmeli, öncelikli amaç çocukların kendilerini iyi hissedecekleri eğlenceli ve gelişim düzeylerine uygun oyunsal etkinlikler olmalıdır.

Tarlalarda amele olarak çalışan binlerce çocuğun, sanayi ve endüstriyel sektörlerde çıraklık eden yüzlerce çocuğun ve sahipsiz, ilgisiz, ihtiyaçları gözetilmeksizin zamanını geçirmek zorunda kalan on binlerce çocuğun yaşadığı Türkiye’de, yaz spor okullarına ulaşabilen çocuklar şanslı olarak nitelendirilse de çoğu çocuğun durumu hiç de öyle değil.

Sonuç olarak; yaz spor okullarının birçoğu, çocukların gelişim düzeylerine uygun olup olmadığı tartışmalı eğitim faaliyetleri ile, sosyal bir sorumluluk çerçevesinde yürütülmesi gerekirken en doğal çocuk haklarından olan oyun oynama ve eğlenme hakkı için ödenmek zorunda kalınan ücretler ve yarışma, kıyaslanma ortamı içinde sürdürülen etkinlikler nedeniyle yıl boyunca okullarda yaşanan sosyal ve düşünsel erozyonlara yaz boyunca devam edilmesi anlamına gelmektedir.