Yrd. Doç. Dr. Gül Köksal ile Haliç’teki rantsal dönüşüm üzerine röportaj (Politeknik)

Haliç Tersanesi ve Limanı’na yönelik rant politikaları üzerine Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim görevlilerinden Yrd. Doç. Dr. Gül Köksal ile bir röportaj yaptık.

Politeknik: Haliçport olarak bilinen Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi’nden bahsedilebilir misiniz?

Gül Köksal: 13/05/2013 tarihinde Resmi Gazete yoluyla, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün, 3996 Sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında” Kanun ve 2011/1807 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen usul ve esaslar kapsamında Haliç Tersaneleri’nin Camialtı-Taşkızak Tersaneleri kısımlarının “İstanbul Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi” adı altında yap-işlet-devret modeliyle ihale edileceği bilgisine ulaştık (1). 6 asırlık bir geçmişi olan tersaneleri hedef alan ihale, bir buçuk aylık kısa bir süre içerisinde 02/07/2013 tarihinde yapılan ilk değerlendirmenin ardından, 24/07/2013 tarihinde “Cengiz İnşaat, Taca İnşaat ve Galeri Kristal” ile “Sembol Uluslararası Yatırım, Ekopark Turizm ve Fine Otelcilik” isimli iki girişim grubunun katıldığı bir açık arttırma yoluyla gerçekleşti ve alan 1 milyar 346 milyon dolar bedel öneren Sembol Uluslararası Yatırım, Ekopark Turizm ve Fine Otelcilik grubuna verildi (3). İhalede tarihi tersane alanı için önerilen program, basına yansıyan haberlere göre “her biri 70 yat kapasiteli iki yat limanı, her biri 400 oda kapasiteli 5 yıldızlı iki otel, dükkânlar, restoranlar, kongre ve kültür merkezleri, sinema ve eğlence tesisleri, 1000 kişilik cami ve otopark” olarak geçiyor (4). Proje’nin, 4 yılı inşaat, 45 yılı işletme süresi olmak üzere 49 yıllığına Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirileceği de ifade ediliyor (4). İhale duyurusunda “…alanın teklif verme şartnamesinde detaylandırılan usul ve esaslar kapsamında kapalı teklif alma usulü ile ihale edileceği; ihale dosyalarının 15/05/2013 tarihinden itibaren açık adresi verilen yerden ücretsiz olarak görülebileceği; ancak ihaleye iştirak etmek için KDV dâhil 50.000 TL dosya bedelinin ödenmesi gerektiği…” belirtiliyordu. Ancak ihale daha başından itibaren usulsüzlük ile doluydu. Çünkü TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu ihale dosyasının incelenmesi için ilgili yere başvuruda bulunmuş ama başvurusu “ihaleye katılmayacak olanlara bilgi de verilemeyeceği” yanıtıyla geri çevrilmişti (2).

Okmeydanı Kasımpaşa ve Galata’daki rantsal dönüşüm ile ilişki nedir?

Tersane-i Amire’yi yok edecek bu Proje’nin, Okmeydanı, Kasımpaşa ve Galata ile etkileşimi göz önüne alındığında daha büyük çaplı bir rantsal dönüşümün önünü açmak üzere gündeme getirildiğini biliyoruz. Yaklaşık 10 yıldır İstanbul’un bütünü ve dolayısıyla Haliç’in iki kıyısında gerçekleştirilmeye çalışılan bu projeler, bir plan üzerine işlendiğinde açıkça görülmektedir ki, kentin tüm değerli alanlarına sistematik olarak müdahale edilmektedir. Dolayısıyla bu projenin sadece Tersaneleri hedef almadığı, İstanbul’un yaklaşık 10 yıldır artan bir yoğunlukta karşı karşıya kaldığı kentsel dönüşüm projelerinin bir parçası olduğu açık. Tersane, sorunuzdaki Okmeydanı, Kasımpaşa ve Galata ile komşuluk ilişkisi içinde ve tümü hakkında halihazırda yürütülen ciddi dönüşüm projeleri var. Bu projelerin hiçbirinde alanın değerleri ve kamusal kullanım hedeflenmediği gibi, yeri sadece arsa olarak görüyor. Hepsini yan yana koyduğumuz zaman büyük resmi görmek mümkün. Neoliberal politikalar ile kent tarihine, kültürüne, değerlerine önem verilmeksizin yağma ediliyor.

Haliç Dayanışması nasıl kuruldu?

Ne alanın hangi koşullarla ihale edildiğini gösteren dosyasının görülebildiği, ne de bir projesinin hazırlandığı söz konusu ihalede geçen Camialtı ve Taşkızak Tersaneleri, koruma altında. Şöyle ki, ihalenin yapıldığı 1045 No’lu Ada’nın tamamı İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun 22.03.1995 gün ve 6482 sayılı kararı ile belirlenen Tarihi Sit Alanı içerisinde yer almakta olup, 1995’den 2009 yılına dek alandaki 39 yapının da tek tek tescili yapıldı. Haliç Tersanesi dâhil tersaneler bütününde toplam 52 yapı tescil edilmiştir. İhale alanı için üretilmiş ve 2010 tarihinde ilgili koruma kurulundan onay almış bir koruma amaçlı nazım imar planı da var. Ama şunu da ifade etmeli, bu plan da kamuoyu bilgisine sunulmak üzere henüz askıya alınmış durumda değil. Diğer yandan biliyoruz ki, koruma altındaki bir alan için program belirlemeden önce, üst ölçekteki karar ve vizyonlara göre ön etütlerin yapılması gerekmekte. Bu etütlerin, alanın özgün değerlerinin neler olduğu, bu değerlerin korunması ve geliştirilmesine yönelik gelecekte ne şekilde önlemler alınması gerektiği, hangi alanlara nasıl müdahale edilebileceği, ya da edilmemesi gerektiği, koruma altına alınmak yoluyla artık ulusal bir değer kazanan alanın kamu yararına göre ne şekilde düzenlenebileceği gibi çok sayıda sorunsalı kapsaması gerektiği de açık. Aynı zamanda bu sürecin ilgili uzmanların katkısı ile geliştirilmesi, kentli ile şeffaf bir şekilde paylaşıma açılması da dünyada uygulanan bir yöntem. Ancak ne yazık ki Camialtı ve Taşkızak Tersaneleri’ni işaret eden bu ihale kapsamında yukarıda sayılan hazırlıkların bir tanesi dahi yapılmadı. Biz de bu nedenle sözkonusu sürece karşı çıkmak için Temmuz 2013’de Haliç Dayanışması’nı oluşturduk.

Tarihi, arkeolojik, endüstriyel, kültürel ve mimari miras olan Tersane-i Amire’nin yok edilmesi ile sonuçlanacak olan Haliç Port İhalesi’nin kamuoyuna yansıması üzerine, uzun yıllardır alan üzerine çalışan kişiler bir araya geldiler ve Haliç Dayanışması’nın oluşturdular. Haliç Dayanışması bünyesinde tersane işçi ve emeklileri, TMMOB, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, İstanbul Barosu gibi meslek kuruluşları, sendikalar ve bu kurum/kuruluşların mensupları, Tersaneler komşuluğundaki Bedrettin Mahallesi gibi mahallelerin sakinleri ve mahalle dernekleri, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, basım kuruluşları ve temsilcileri vd. konuya ilgi duyan kişi/kurumlar yer almaktadır.

Süreç ne durumda?

Haliç Dayanışması oluşumundan kısa bir süre sonra 23/08/2013 tarihinde amacını açıkça ifade eden ve bu amaçlar doğrultusunda ilgili kişilere çağrıda bulunduğu bir basın metnini kamuoyu ile paylaşıma açmıştır (5 ve 6). Haliç Port İhalesine karşı dava açan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin dava metni hazırlıklarına destek olmuştur. Açılan dava, şu an ihale dosyasının incelenmesi amacıyla ertelenmiştir. Bu arada CHP Milletvekili Melda Onur’un, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na yönelik hazırladığı soru önergelerine bilimsel destek vermiştir (7). 29/09/2013 tarihinde geniş katılımlı bir panel ve forum düzenlemiştir (8). Foruma uluslararası “tersane işçilerinin küresel emek tarihi” çalışma grubu da destek vermiştir (9).

Neler yapılması planlanıyor?

Dayanışma örgütlendiği günden itibaren “teknik komite, hukuk komitesi, medya ve halkla ilişkiler komitesi ile örgütlenme komiteleri” isimli çalışma gruplarıyla yoluna devam etmektedir. Komiteler sıklıkla bir araya gelirken, Dayanışma 2-3 hafta aralıklarla toplanarak çalışmalarına devam etmektedir. Düzenli çalışma ve alanda örgütlenmenin yanı sıra 11 Aralık Tersanelerin kurulduğu gün eylemler yapılacak.

 Kent hakkı üzerinden Haliçport projesini nasıl yorumlayabiliriz?

Haliç’in kuzey kıyısında el değmemiş tek arazi parçasının da kamu alanı olmaktan çıkarılması anlamına gelen bu projeye konu olan Tersane-i Amire, yüzyıllar süren ard arda yapımlar sonucunda, güncel üretim tesislerini içeren teknolojik altyapının yanı sıra, Bizans ve Osmanlı klasik dönemlerinden kalan tarihsel belge niteliğindeki çok önemli kalıntıları ve aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin denizcilik ve gemi yapım teknolojisini de bünyesinde barındırmaktadır. Kasımpaşa’dan Hasköy’e kadar uzanan alanın yerleşim ve mimari tarihi, tersanelerden bağımsız düşünülemez. Tarihsel öneminin yanında bugüne kadar kendisini yenileyerek gelebilmesi tersaneye süreklilik taşıyan bir endüstri mirası özelliği kazandırmaktadır. Tersaneler gemicilik tarihi ve teknolojik gelişimin en önemli belgesi olmanın yanı sıra, gemi inşa ve bakımı konusunda da teknik bilgilerin biriktiği ve güncellendiği, hat analizine bağlı gemi üretiminin yapıldığı çok önemli bir kaynak olup, Dünyada neredeyse 6 asırdır gemi üretiminin yapıldığı ve halen sürdürülmekte olduğu tek örnek olması nedeniyle Dünya Mirası listesine aday bir alandır. Haliç Tersaneleri Türkiye’nin gemi sanayisi için çok önemli bir ekonomik kaynaktır. Bugün toplu taşımaya en uygun ulaşım aracı olan şehir hatları vapurlarının bakım-onarım ve imalatının gerçekleştirildiği en yetkin ve ekonomik tek kuruluş Haliç Tersaneleri’dir. Kentte ulaşım biçimi olarak kullanım oranı sadece %3’ü bulan deniz ulaşımını arttırmanın, geliştirmenin ve yetkinleştirmenin yolu tersanelerin kapatılmasından değil, daha etkin kullanılmasından geçmektedir. Üstelik Tersane alanı geçmiş tüm depremlerde dayanıklılığını ispatlamıştır ve olası bir depremde lojistik destek de bu alandan sağlanabilecektir. 1980’lere dek eğitim kurumları, sağlık hizmetleri, sosyal tesisleri ve teknolojik altyapısı ile önemli bir üretim ve istihdam potansiyeli ve çağdaş bir üretim modeli olan Haliç Tersaneleri’ne sadece herhangi bir faaliyetin yapılacağı “bir arsa” olarak bakmak ve tersaneleri toplum yararına kullanmak yerine ranta feda etmek kabul edilecek bir tutum değildir. Aksine Haliç Tersaneleri’nin bir bütün olarak ülkenin ve İstanbul’un ihtiyacı olan gemilerin yapımı, bakım ve onarımını gerçekleştirmek üzere yeniden yapılandırılması çalışmalarına ivedilikle başlanması gerekmektedir. Haliç Dayanışması da bu değerlere sahip çıkmak ve 558 yıllık endüstri mirasının, Haliç kıyılarındaki tarihi, arkeolojik ve güncel yerleşim dokusunun ve kamusal alanlarda kamu mülkiyetinin korunmasını sağlamak, söz konusu kamusal mirasın ve üretim-istihdam potansiyelinin iyileştirilerek ve geliştirilerek geleceğe taşınmasını savunmak amacıyla yola çıkmıştır.

Gezi direnişi ve kent hakkı ilişkisine dair görüşleriniz nedir?

Öncelikle şunu demem lazım ki, Gezi direnişi hepimiz için bir umut oldu. Toplumun çok farklı kesimleri kent hakkını elde etmek üzere alanlara çıktı. Direnişin en etkileyici tarafı insanların günün farklı saatlerini sokaklarda geçirmeleri, kamusal alanlara sahip çıkmaları ve son derede yaratıcı bir biçimde kenti yaşamaları oldu. Kentsel kamusal alanların ne denli eksiklikleri olduğu, ancak bir o kadar da basit müdahaleler ile canlı, yaşayan ve keyifli alanlar olabilecekleri görüldü, gösterildi. Kentleri iyileştirmek için büyük kentsel dönüşüm müdahalelerinin hiç de gerekli ve iyi niyetli olmadığı anlaşıldı. İnsanlar birbirlerine güvenmeye, sokaklarda eğlenmeye, yan yana durmaya başladılar. Bu etkiler halen sürmekte ve bence dibe vurdukça daha da güçlenerek açığa çıkacak.

Kent mücadelesinde halkın mühendislerinin mimarların sorumlulukları sizce nedir?

Neoliberal baskılar altında icra etmeye çalıştığı mesleğine ve emeğine yabancılaşmış meslek insanlarının sıkışmışlığı ortada. Halkın mühendisleri ve mimarları bu durumun bilincinde olarak çok yüksek bir sorumluluk altında. Birbirimizi ve gelecek kuşakları örgütlemek, kamu yararına hizmet etmenin önünü açmak, dayanışarak ve paylaşarak üretmenin keyfini her kesime göstermek hepimizin görevleri. Çok zor bir iş ama kazanımları da bir o kadar umut verici.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Haliç Dayanışması, ülkesine, kentine, mahallesine, doğaya ve çevreye sahip çıkan, tarihi-kültürel mirasın korunması ve geleceğe taşınması konusunda duyarlı tüm kişi, kurum, kuruluş, sendika, meslek örgütü, siyasi parti vd. desteğe çağırmaktadır. Zira basından öğrenildiğine göre, İhale’yi alan ortaklık yakında proje aşamasına geçecektir (10). Bu durumda Dayanışma’nın daha söyleyecek çok sözü, yerine getireceği eylemleri olacaktır. Çünkü bu sadece bir başlangıçtı…

İletişim için: [email protected] / https://www.facebook.com/halic.dayanismasi

Bilgi için: http://halicdayanismasi.blogspot.com/

Kaynak:

(1) http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2013/05/20130513.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2013/05/20130513.htm

(2) http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/halic-tersanesi-ile-ilgili-bilgi-istiyorsan-50-bin-lira-odeyeceksin-haberi-75711

(3) http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/24356529.asp

(4) http://ekonomi.milliyet.com.tr/fatih-in-tersanesi-turizme-/ekonomi/detay/1726518/default.htm

(5) http://everywheretaksim.net/tr/tag/halic-dayanismasi/

(6) http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/halic-dayanismasindan-ilk-eylem-yurt-savunmasi-satilamaz-haberi-78488

(7) http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/bakanlar-bu-sorulara-ne-cevap-verecek-halicport-ile-ilgili-dort-bakana-49-soru-haber

(8) http://www.mimarist.org/gundem/3332-gecmisten-gelecege-tersane-i-amire-forumu-gerceklestirildi.html

(9) http://www.politeknik.org.tr/site/index.php?option=com_content&view=article&id=3954:halic-tersanesi-icin-gecmisten-gelecege-tersane-i-amire-paneli-duzenlendi&catid=10:guncel&Itemid=20

(10) http://www.odatv.com/n.php?n=basbakani-ruyasinda-gordu-2407131200