Yasaklar şehrinin şerifi Ercan Topaca

Kocaeli’nde öğrenciler, köylüler, Kürtler, işçiler, gazeteciler, emekçiler her sokağa çıktıklarında karşısında Kocaeli Valisi Ercan Topaca’yı ve yasaklarını buluyor. Topaca her gün yeni yasak icat ediyor

Kocaeli Valisi, üniversitelerine sahip çıkan öğrencilere, doğasına ve yaşam alanlarına sahip çıkan köylülere, tutuklu gazetecilerle dayanışarak “susmayacağız” diyen gazetecilere, “insanca bir yaşam istiyoruz” diyen işçilere, katledilen Roboski’yi unutturmamak isteyen Kürtlere ve halkın hakları mücadelesini büyütenlere karşı AKP’nin sokaktan korkusunu her gün hissettiriyor. AKP’nin fikri neyse Vali’nin zikri de o oluyor. İşte Kocaeli şerifinin kabarık sicili: (Eminiz ki valinin sicilinde daha fazla vukuat mevcut ancak bizim ilk elden toparlayabildiklerimiz bunlar. Katkılarınız için [email protected] adresine e-posta atabilirsiniz.)

kocaeli-polis-saldiri

Kocaeli Halkevleri’nin, Halkevleri 81. yıl kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında yapmak istediği “Demokrasi yürüyüşü” polis saldırısına uğradı. Polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak saldırdığı 19 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan 19 kişiden 6’sı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. 6 kişi ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

AKP’ye karşı sokağa çıkana polis saldırdı

Roboski Katliamı’nı anmak isteyenlere polis saldırdı

29 Aralık 2012 tarihinde KESK, HDK, ÖDP, Halkevi ve İHD’nin, Roboskî Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmasına izin verilmedi. Yürüyüş yolunda toplanan 300 kişi, “19 Aralık, Maraş, Roboskî katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız” yazılı pankart ile Roboskî’de yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıdı. İnsan Hakları Parkı’na yürümek isteyenlere polis saldırdı.

“İnsanca yaşamaya yetecek asgari ücret” isteyenlere polis saldırdı

DİSK, KESK, TMMOB üyelerinin 25 Aralık 2012’de “İnsanca yaşamaya yetecek kadar asgari ücret” talebiyle yapmak istedikleri yürüyüşe polis saldırdı. DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş üyelerinin yoğun katılımının olduğu eylemde Merkez Bankası önünde bir araya gelen işçiler, İnsan Hakları Anıtı’na doğru yürüyüşe geçti. Polis, işçilere saldırdı. Saldırı sırasında iki kişi yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Polisin biber gazı ve tazyikli su kullanarak gerçekleştirdiği saldırının ardından işçiler yeniden bir araya gelerek eylemlerini sürdürdü ve polis tekrar saldırdı.

4+4+4’e karşı çıkanlara polis saldırı

AKP’nin 4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili yasa tasarsının meclis gündemine geldiği 29 Mart 2012 tarihinde Türkiye’nin dört bir yanında emekçiler alanlara çıktı. Ancak Kocaeli’ndeki eylem Valilik tarafından yasaklandı. AKP İl binasına yürümek isteyen toplumsal muhalefet bileşenleri polis saldırısına uğradı. 5 kişi gözaltına alındı.

Halkların bayramına polis barikatı

20 Mart 2012’de Kocaeli’nde BDP milletvekili Sabahat Tuncel’in de yer aldığı Newroz kutlamaları polis engeliyle karşılaştı. Barikat önünde polisin engelleme girişimini protesto eden Kürtler, barikat önünde ateş yakarak Newroz kutlamalarını gerçekleştirdi.

Saadet Partisi’ne serbest Liseli Genç Umut’a yasak

Daha mecliste yasalaşmadan, düzenleme halindeyken karşı çıkanın polis copuyla karşılaştığı 4+4+4 düzenlemesi yasalaştıktan sonra da yasaya karşı yapılan eylemler engellendi. 2013 Ocak ayında Kocaeli’nde Saadet Partisi tarafından yapılan basın açıklamasına izin verilirken aynı gün aynı yerde farklı saatte Liseli Genç Umut’un “AKP’nin karnesini açıklıyoruz 4+4+4 Eğitim Sistemine Hayır” sloganıyla yapmak istedikleri basın açıklaması Valilik tarafından  “izinsiz olduğu” gerekçesiyle yasaklandı.

Parasız eğitim talebine saldırı

Parasız eğitim talep ettiği için tutuklanan arkadaşlarına destek eylemi yapan Kocaeli Gençlik Derneği üyeleri 2012’in Mart’ında defalarca polisin saldırısına uğradı. 20 Mart’ta İnsan Hakları Parkı’nda çadır kuran Kocaeli Gençlik Derneği üyeleri ve destek olmaya gelen demokratik kitle örgütü, siyasi parti üyelerine polis saldırdı.

Üniversitelilerin her eylemine saldırı

2013’ün ilk operasyonu Kocaeli’nde

2013’ün ilk günü Terörle Mücadele Şubesi tarafından 20 öğrencinin evine eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonun ardından 15 öğrenci üniversitede katıldıkları eylemler gerekçesiyle gözaltına alındı. 3 gün boyunca gözaltında tutulan öğrenciler Kocaeli Adliyesi’nden tutuklanma talebiyle İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi. İfadeleri alınan 15 öğrenci serbest bırakıldı.

YÖK protestosuna saldırı

Kuruluş yıldönümünde YÖK’ü protesto etmek isteyen Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencilerine özel güvenlikçiler saldırdı. 6 Kasım 2012’de, YÖK’ü protesto etmek için KOÜ Umuttepe Yerleşkesi’ndeki Sosyal Tesisler önünden Rektörlük’e yürümek isteyen üniversitelilerin önü özel güvenlikler tarafından kesildi. Yürüyüşe izin vermeyeceklerini söyleyen güvenlikçi ordusu, yerleşke içerisinde yürümeye çalışan öğrencilere de izin vermedi. Bunun üzerine yeniden Rektörlük’e yürüme kararı alan öğrencilere güvenlikçiler saldırdı ancak öğrenciler güvenlikçi barikatını aştı. Güvenlikçilerin barikatı aşılınca devreye çevik kuvvet polisleri girdi.

Yurtsever öğrencilerin açlık grevine destek eylemine polis saldırısı

7 Kasım 2012’de Kocaeli Üniversitesi öğrencilerinin Sosyal Tesisler önünde açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla yapmak istedikleri eylem özel güvenlikçilerin engeliyle karşılaştı. Güvenlikçilerin engelini aşarak, “Tecridi kaldırın ölümleri durdurun” sloganıyla rektörlük binasına yürümek isteyen öğrencilerin önü bu kez de çevik kuvvet polisleri ve zırhlı araçlarla kesildi. Polis öğrencilere biber gazıyla saldırdı.

Cumhurbaşkanı protestosuna polis saldırısı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 6 Nisan 2012’de Kocaeli Üniversitesi’ne gelmesini protesto eden öğrenciler polis saldırısına uğradı. Saldırının ardından 55 öğrenci gözaltına alındı. 25 Şubat’ta görülen duruşma sonucu 55 öğrenciden 46’sına 5’er ay hapis cezası verildi. Hapis cezası ertelendi.

Öğrenci kolektifleri yaz kampı

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü 2012 Temmuz ‘unda düzenlenen Öğrenci Kolektifleri Yaz Kampı’na katılan öğrencilerin ailelerini arayarak “Çocuğunuz terör kampında” diyerek velileri tehdit etti. Polis, öğrencilerin ailelerine çocuklarına sahip çıkmaları gerektiğini söyledi.

‘Yasaklar şehrine hoşgeldiniz’

Hakkını arayan işçiye direniş çadırı kurmak yasak

İstanbul ve Kocaeli’nde 19 Haziran 2012 tarihinden bu yana direnişlerini sürdüren TÜMTİS üyesi DHL işçileri Kocaeli’nde garip bir yasakla karşılaştı. Gebze Güzeller Sanayi Bölgesi’ndeki DHL deposu önünde eylemlerini sürdüren işçilerin kaldığı çadır valilik talimatıyla polis tarafından söküldü. Çadırın sökülmesine yerli ve yabancı sendikalardan tepki geldi. DHL Deposu önünde protesto eylemi yapan sendikacılar Kocaeli Valisi Ercan Topaca’yı çadır yasağı kararından dolayı protesto etti. Emniyet Müdürlüğü yetkilileri de bunun üzerine Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın 31 Temmuz 2012 tarihli yazılı emrini göstererek fabrika önünde baraka, çadır ve konteyner kurulmasının yasak olduğunu bunun için çadır kurulmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Basına bilgi ve demeç vermek yasak

Vali Topaca, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının basına bilgi, demeç vermesini Valiliğe geldiği ilk günden yasaklamış, her türlü yetkiyi kendisinde toplamıştı. Topaca, son olarak Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nin yerel basınla bütün ilişkisini koparttı. Asayiş Şubesi, çeşitli suçlar nedeniyle yakalanan sanıkları adliyeye götürürken yerel basına haber verir, böylece Asayiş Şubesi’nin çalışmaları yerel basında yer alırdı. Vali, Asayiş Şubesi’nin yakalanan sanıklarla ilgili yerel basına bilgi vermesini de yasakladı.

Tutuklu gazetecilerin basın açıklamasına para cezası

Tutuklu gazetecilere destek vermek için 5 Nisan 2012’de açıklama yapan Kocaeli Gazeteciler Platforumu üyesi 13 gazeteci hakkında “yasak yerde basın açıklaması yaptıkları” gerekçesiyle para cezası kesildi. 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesinde öngörülen “Emre aykırı davranışta bulunduğu” gerekçesiyle basın açıklamasına katılan 13 gazeteciye 154’er TL para cezası verildi. Valiliğin “Yasaklı alan” dediği yerler Valilik çevresi ve İzmit Uğur Mumcu Parkı.

‘Halkevleri yapıyorsa suçtur’

‘Suçu olmayan kimse sabah 5’te evinden alınma’

Kocaeli’nde 22 Kasım 2011 sabahı başlayan polis operasyonu sonrası hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alınan ve iki gün süren ifade süreci sonrası savcının talimatıyla mahkemeye sevk edilen 12 kişi tutuklandı. Aralarında Halkevleri GYK üyesi Metin Kaya, Saraybahçe Halkevi Başkanı Mihrican Atalay’ın da bulunduğu 12 kişi “terör örgütü üyeliği”, “terör örgütü propagandası”, “suçu ve suçluyu övmek” suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklananlar Kandıra F Tipi Hapishanesi’ne götürüldü. Tutuklamaların ardından bir açıklama yapan Kocaeli Valisi “Suçu olmayan kimse sabah 5’te evinden alınmaz” dedi.  Valinin “suçu olmasalardı evine polis gitmezdi” dediği kişiler 1 Şubat 2012’de “delil yetersizliği” gerekçesiyle serbest bırakıldı. Vali’den herhangi bir açıklama gelmedi.

‘Ya organ mafyası peşinize düşerse’

Halkevleri’nin 81. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında yaptıkları organ bağı kampanyasına ilk yasak Kocaeli Valiliği’nden geldi. Valilik, Halkevleri’nin organ bağışı için açmak istedikleri standa izin vermedi. Valilik tarafından yasaklama gelmesinin ardından İl Sağlık Müdürü de halkın organ bağışı kartlarını üzerinde taşımasının tehlikeli olacağını söyleyerek tuhaf bir açıklama yaptı. İl Sağlık Müdürü, tehlikenin gerekçesi olarak “organ mafyasının organ bağışı yapan insanın peşine düşebileceğini” gösterdi. Tüm yasaklamalara rağmen Halkevciler 22 Şubat’ta İl Sağlık Müdürlüğü’ne giderek organ bağışı yaptı.

‘Benim memurumu soruşturamazsınız’

Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri tarafından ülkenin dört bir yanında yüzlerce yoksul mahallede 2008’den beri gerçekleştirilen Yaz Okulu çalışması Kocaeli’nde vali ve polisin engeliyle karşılaştı. 2012 yazında çocuklarını Yaz Okulu’na gönderen veliler polis tarafından telefonla taciz edildi. Velileri arayan ve Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nde görevli olduğunu söyleyen polis memurları velileri, çocuklarını Yaz Okulu’na göndermemeleri için tehdit etti. Tehdit karşısında suç duyurusunda bulunan veliler bu sefer Kocaeli Valiliği’nin engeliyle karşılaştı. Valilik çocuğu yaz okuluna katılan velileri arayarak tehdit eden Emniyet Müdürlüğü personelinin soruşturulmasına izin vermediği gibi yaz okulu faaliyetinin valilik iznine tabi olması gerektiğine dair karar çıkarttı. Halkevleri ise Valiliğin çıkardığı karar itiraz etti.

Doğa düşmanının ‘daniskası’

Kocaeli Valisi, Maşukiye’de köylülerin “doğamızı katletmenize izin vermeyeceğiz” diyerek karşı çıktıkları taş ocağını savundu. Vali Topaca, Yüksek Hızlı Tren Yolu İnşaatı Projesi’nin milli bir proje olduğunu savundu ve “Maşukiye’de taş ocağı kurmaktan başka çaremiz yok” dedi.

Maşukiye’den 800 ton taş çıkarılacak

Maşukiye’de taş ocağı ruhsatı vermediklerini belirten Topaca şunları söyledi: “Sadece hızlı trende ihtiyaç duyulan malzemenin bir kısmını temin etmek için TCDD’ye süreli izin veriyoruz. En geç haziran ayına kadar malzeme alınacak ve malzeme alınan yeri de sonrasında kısa bir sürede yeşillendirilecek. Kamuoyunun bu konuyu değerlendirirken ilimizde faaliyette olan 56 taş ocağının Maşukiye’deki yerden daha basit olmadığını görmesi gerekir. 56 taş ocağı için eleştiri olmazken devletimizin en önemli projesi konusunda bu kadar tartışma konusu olmasını doğru bulmuyorum.”

Kocaeli’nde 71 tane taş ve maden ocağı var. Bunların 56 tanesi aktif. 15 tanesi de pasif. Vali Topaca, pasif ocakların da ilerleyen günlerde ruhsatlarını alarak faaliyete geçirileceğini söyledi.

Vali’nin izinleri keyfe tabi

Basın açıklamaları öncesinde izin alınmasını isteyen Kocaeli Valisi Ercan Topaca, 2012 yılında gerçekleştirilen toplantı ve yürüyüşlere “hukuk kuralları çerçevesinde” müdahale ettiklerini açıkladı ancak valinin müdahale etmediği izinsiz etkinlik sayısı, izinli ekinlik sayısının 5 katı.

Vali Topaca, 2012 yılında Kocaeli’nde 65 toplantı ya da yürüyüş ve 597 basın açıklaması yapıldığını belirtti. Bu eylemlerin 4’ünün jandarma bölgesinde yapıldığını ifade eden Vali, bu etkinliklerden 7’sine izin verildiğini belirtti. İzin istenmeyen etkinliklerin 14’ünde polisin “müdahale” ettiğini aktaran Topaca, 39 etkinliğin ise izin istenmemesine rağmen yapıldığını ve “müdahale” etmediklerini belirtti. Sadece sol görüşlülere müdahale edildiği eleştirilerine “Devlet, insan ayırt etmez. Ancak siz de takdir edersiniz ki, eylemler, yürüyüşler daha çok sol görüşlüler tarafından yapılıyor. Bu nedenle onlara daha çok müdahale ediliyormuş gibi bir izlenim oluşuyor” diye yanıt vermişti.

‘Daha çok polise ihtiyacımız var’

Topaca “Türkiye ortalamasına göre bir polise düşen kişi sayısı 280. Kocaeli ortalamasına göre ise bir polise düşen kişi sayısı 386. Yani biraz daha polise ihtiyacımız var” dedi. Ayrıca Vali Topaca birçok olayın  önceden önlenmesi adına tedbirler aldıklarını bildirerek toplamda 1 milyon 538 bin kişinin kimlik taramasından geçirildiğini söyledi.

Sendika.Org