Kürtaj haktır, kürtaj yasağı daha fazla “kadın cinayeti” demektir – Sendikal Güç Birliği Platformu Kadın Koordinasyonu

Başbakan Nüfus ve Kalkınma Eylem Programının Uygulanmasına ilişkin 2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış konuşmasında fetva verir gibi” Sezeryanla doğuma karşıyım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum” dedi.

Ardından AKP’li bakanlardan onu destekleyen mesajlar geldi, yandaş gazetelerde kürtaj karşıtı yazılar çıkmaya başladı daha sonra kürtajın sınırlandırılıp yasaklanmasına dair bir jet yasanın çıkarılacağını öğrendik kamuoyundan.

Kadın erkek eşitliğine inanmadıklarını her fırsatta dile getirip, bizlere esnek güvencesiz çalışmayı layık gören ve üç çocuğu şart koşan AKP gericiliği bu kez bedenlerimizi ve cinselliğimizi denetlemek istiyor.

Biz Sendikal Güç Birliği Kadın Platformu olarak buna itiraz ediyor, “hangi şartlarda kaç çocuk doğuracağımıza biz kadınlar karar veririz,” diyoruz.

Türkiye’de sezeryan patlaması olduğu, bir gerçektir ama AKP iktidarı sırasında sezeryan doğumların yüzde yüz arttığı daha büyük bir gerçektir. Normal doğum yapabilecek durumda olan ve bunu isteyen pek çok kadın, her mahallede mantar gibi biten özel hastanelerde sezeryanla doğuma zorlanıyor.

Sezeryan patlaması, birkaç doktorun dizginsiz para hırsının değil, sağlıkta özelleştirmenin, sonucudur. Sizin “sağlıkta dönüşüm programlarınız” neticesinde sağlık bir hak olmaktan çıkarılarak ücret karşılığı alınıp satılan bir metaya dönüştü.

Başbakan kürtaj cinayettir diyor, biz Sendikal Güç Birliği Kadın Koordinasyonu olarak kürtaj haktır, asgari sağlık koşullarına sahip olmayan merdiven altlarında yapılan kürtaj cinayettir, kadınları bilerek, isteyerek ölüme göndermektir, diyoruz.

Türkiye’de kürtaja sınırlı serbestlik getiren 1983 yılına kadar pek çok kadın, istemedikleri gebeliklerden tığ, şiş, kibrit çöpü, tavuk teleği yardımıyla kurtulmaya çalıştıkları için yaşamlarını yitirdiler.

Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre, kürtajın yasak olduğu ülkelerde sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlar nedeniyle yılda 68 bin kadın hayatını kaybediyor.

2012 yılında dünyada 73 ülkede kürtaj serbest. 68 ülkede yasak. Kürtajın yasak olduğu ülkelerin büyük bölümü Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Afrika’da bulunuyor. Kürtaja yalnız belli durumlarda izin veren ülkelerin sayısı da 58. Bunların içinde Suudi Arabistan, Arjantin ve Tayland var.

ABD’deki kürtaj karşıtı muhafazakarları referans gösteren Tayyip Erdoğan, orada kürtajın zorunlu hallerde 24 haftaya kadar yasal olduğunu elbette biliyor. Pek çok Batı ülkesinde kürtajın alt sınırı 12 hafta anne sağlığını etkileyen durumlarda bu 20 haftalara kadar çıkıyor.

Medeni ülkeler daha bebek haline gelmemiş cenini değil, kadının sağlığını düşünüyorlar. Cumhuriyet tarihinde hiçbir hükümet kadın hayatını bu kadar değersiz kılmadı. Bu kadar ucuzlatmadı.

Bahçeşehir Üniversitesi Araştırma Merkezi BETAM yaptığı araştırmada Türkiye’de 1990 yılında kürtaja destek verenlerin yüzde 80 oranında olduğunu vurguluyor. Bu oran 2008’de yüzde 40’lara, 30’lara düşmüş. AKP’nin gerici ideolojisi toplumu egemenliği altına alırken, kadın bedeni ve cinselliği üzerindeki denetim artıyor, kadınların yaşam alanları kısıtlandıkça, kısıtlanıyor.

Biz Sendikal Güç Birliği Kadın Koordinasyonu olarak kürtaj hakkını kadınların kendi bedenleri, doğurganlıkları üzerinde söz sahibi olmasının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.

Kürtaj hakkını sosyal haklar içinde değerlendiriyor tüm kadınlar için özgür, ücretsiz, ulaşılabilir yasal kürtaj hakkı istiyoruz!

Kürtaj haktır, kürtaj yasağı daha fazla kadın cinayeti demektir.

Sendikalı, sendikasız, fabrikalarda ve evlerde çalışan tüm kadınları bu temel sosyal haklarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.

31 Mayıs