Bedenimiz bizimdir – Sosyalist Kadın Meclisleri

Başbakan Erdoğan kürtaj ve sezaryenle ilgili “Sezaryene karşıyım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı.” şeklinde açıklama yaparak, kadınların bedenlerine yönelik yeni bir saldırı gündeme getirdi.
Bu açıklama, kadın cinayetleri karşısında duyarsız kalan, görmezden gelen, davalarda ‘tahrik indirimi’ adı altında erkek katilleri aklayan, tecavüz davalarında, ‘rızası vardır’ diyerek tecavüzcüleri koruyan yasaların değişimi konusunda tek bir adım atmayan AKP Hükümetinin kadınlara saldırı politikalarının Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ağzından dile getirilmesidir.
Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin diğer erkek bakan ve vekilleri de her fırsatta zaten kadınların kaç çocuk yapacaklarından başlayarak, kadının toplumsal hayatta nasıl konum alacağına varana kadar her alanda karışmaya kendilerine hak olarak görüyor. Başbakan Erdoğan’ın son açıklaması ve daha önceki tüm açıklamalar, erkek egemen kapitalist devletin, kadının bedeni, emeği, kimliğine yönelen saldırısıdır.
Kadınların kaç çocuk doğuracağına kararı veren Başbakan Tayyip Erdoğan, kadınların kürtaj hakkına yönelik de söz söylemeye kendisine hak olarak görüyor.
AKP Hükümeti, kadın düşmanı politikasını “Aileyi korumakla yükümlü” olmak üzerine kuruyor. Kadın Bakanlığı’nın adının ‘Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığı’ olarak değiştirilmesi, üç çocuk yapılsın açıklamaları, kadına eve kapatma girişimleri, 4+4+4 eğitim sistemiyle çocuk yaşta evliliğin önünün açılması vb. uygulamaların hepsinin temelinde “ailenin güçlendirilmesi” yatıyor. Bu saldırı politikalarının her bir aşamasında kadın yok sayılıyor, hiçleştiriliyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının bedenine saldırıyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının emeğini gaspediyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının kimliğini yok sayıyor.
Biz kadınlar, bedenimiz, kimliğimiz ve emeğimiz üzerinden hayata geçirilmeye çalışılan ‘erk-ek’ politikalara karşı isyanımızı büyütmeye devam edeceğiz. Haklarımızın gaspedilmesine izin vermeyeceğiz. Mücadelemizi büyüteceğiz. Bir kez daha haykırıyoruz ki, vardık, varız var olacağız. Erkek egemenliği ve onun devleti bu gerçeği değiştiremeyecek.

27 Mayıs