Fotoğraflarla Dikmen Vadisi direnişi

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin tüm saldırı ve tehditlerine karşı barınma hakkına sahip çıkarak direnişini sürdüren Dikmen Vadisi halkı, bugün (12 Nisan) yeni bir saldırı ile karşı karşıya kaldı. Koza Şirketi’nin Dikmen Vadisi’nin sona erdiği yerde “üniversite yapıyoruz” gerekçesiyle bir ailenin evini yıkmak istemesi ile başlayan çatışmalarda polis, yüzlerce plastik mermi ve biber gazı kullandı. Saldırıda 20’den fazla kişi yaralandı, bir kişi kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan yaralıların durumunun iyi olduğu bilgisine ulaşıldı

Sabahın erken saatlerinde Dikmen Vadisi’ne gelen yüzlerce polis, yıkım ekipleri için bazı evlerin etrafını sardı. Dikmen Vadisi Barınma Hakkı Bürosu da vadinin dört bir yanına kurduğu anons sistemi ile direnişe geçme çağrısında bulundu.
Henüz toplanmaya başlayan halka ilk saldırı bu anda geldi. Polis, tazyikli su ve gaz bombaları ile halkın bir araya gelmesini engellemeye çalıştı.
Barikatlar kurulduktan sonra, Vadi halkı barınma hakkı için meşru müdafaa hakkını kullanmaya başladı.
Kurulan barikatlarla saldırı durdurulmaya, atılan taşlarla da polis püskürtülmeye çalışıldı.
TOMA adlı zırhlı araçlar, yaklaşık 4 saat süren çatışmada sürekli su sıktı ancak bir süre sonra su deposu boşaldı.
Polisin saldırısı sırasında evinden çıkamayan bir çocuk. Polis, yanına gelebildiği bazı evlerin kapılarını ve camlarını kırarak içeri gaz bombaları attı. Gazdan yeni doğmuş bir çocuk da etkilendi.
Vadi halkı tüm baskılara karşı geri adım atmadı. Sıkılan her suyun, atılan her gaz bombasının ardından tekrar yürüdü polisin üzerine.
7’den 70’e tüm Vadililerin katıldığı direniş, saldırılara karşı yaratıcı çözümleri de beraberinde getirdi. Mahallenin gençleri barikatların en önünde yer alırken, yaşlılar ellerindeki kovalarla atılan gaz bombalarını söndürdü.
Mahalle halkı, farklı noktalarda kurdukları barikatlarla saldırıya karşılık verdi ve çatışmayı geniş bir alana yaydı.
Mahalleli çatışmanın ilerleyen saatlerinde saldırının durmaması üzerine yeni savunma yöntemlerine yöneldi. Havai fişekler ile polisin evlere yaklaşması engellendi.
Polisin saldırısını püskürten halk, Altın Koza Şirketi’nin Or-An tarafından bulunan şantiyesine girdi. Demir levhalarla etrafı çevrili arazide levhalar yıkıldı, sınırlar kaldırıldı. Şantiyenin bir bölümü ise ateşe verildi.
Çatışma sırasında kullanılan plastik mermi ve gaz bombaları çok sayıda kişinin yaralanmasına neden oldu. Bir kişinin bileği ve parmağı kırıldı. Polisin tazyikli su kullanarak kendini yerde beş metre sürüklendiğini söyleyen mahalleli, ayağa kalktığında da plastik mermi ile elinden vurulduğunu aktardı. Yüzüne gaz bombası isabet eden bu çocuğun ise iki dişi kırıldı ve dudağı şişti.
Polisin geri çekilmesinin ardından demokratik kitle örgütleri, siyasi parti, sendika ve meslek örgütlerinin temsilcileri Barınma Hakkı Bürosu’nda bir açıklama yaptı. CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ve BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt’un da katıldığı açıklamada polisin attığı gaz bombaları da gösterildi. Dikmen Barınma Hakkı Bürosu Temsilcisi Tarık Çalışkan, polisin, İsrail’in Filistin’e saldırdığı gibi Dikmen Vadisi halkına saldırdığını söyledi. Çalışkan, barınma hakkı mücadelelerinden hiçbir şekilde geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Sendika.Org/ Ankara