HES’lerle tabiat harikası yaratacak!

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu HES’in tamamlanmasının ardından Solaklı’nın “tabiat harikası” olacağını, ÇED’lere uygun hareket etmeyenlerin cezasını vereceklerini, HES’lerin ülkemiz için çok faydası olduğunu söyledi

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Gümüşhane Valisi’ni ziyaret etti. Gazetecilerin sorusu üzerine Hidroelektrik santralleri (HES) ile ilgili konuşan Eroğlu, “HES yapılması geç kalınmış bir olay. Bundan 30 yıl önce yapılması gerekirdi. HES’ler bizim elektriğimizin sigortası” dedi.

İnşaatlarla tabiat harikası
Eroğlu, HES’lere karşı direnen, sularına ve doğasına sahip çıkan köylülere yanıt vererek, “Diyorlar ki çevreyi tahrip ediyor. En çok Trabzon Solaklı’da münakaşa oldu. Bunun üzerine Solaklı Vadisi’ndeki bütün mevcut derenin HES’lerden önceki fotoğraflarını tespit ettik ve arşivimizde. Solaklı Vadisi’nde HES’ler yapıldıktan sonra orada muazzam bir düzenleme yaptık. İnşallah 5 Mayıs’ta da bunun açılışını yapacağız. Muhteşem bir vadi haline getiriliyor. Adeta bir tabiat harikası ve bunu göstereceğiz” dedi.

Bakan doğru söylüyor ama…
Konuyla ilgili Solaklı’da HES’lere karşı direnen köylülerden Ali Dursun’a Bakan’ın iddiasını sorduk. Dursun, Bakan’ın anlattığı 5 Mayıs’ta açılışı yapılacak olan HES’in direnişin olduğu bölgelerde olmadığını anlattı. Dursun, Bakan’ın doğru söylediğini, açılış yapıldığında, yeşillendirilecek çevre ve masmavi suyla güzel bir görüntü olabileceğini söyledi ancak ekledi: “8-9 ay sonra orası balçık haline gelecek.” Dursun’un anlattığına göre, dere iki taraftan sıkıştırılarak bir havuz oluşturulacak ve bu havuz derelerin 8-9 ay taşıdıkları alüvyonlarla balçık haline gelecek.

Taşkınlar önlenmeyecek
İnşaatlarla tabiat harikası yaratacaklarını iddia eden Bakan, herhangi bir dayanak göstermeden HES’lerin taşkınlar için çok faydası olduğunu da belirtti. Ancak Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaptığı incelemeler sonucu hazırladığı rapor bunu yalanlıyor. Raporda, su değerlerine uygun olmayan yapıların hidrolojik olarak ekstrem değerlerin artmasına neden olabileceği söyleniyor. Bunun suyun yetersizleştirilmesine ve taşkınların oluşmasına neden olabileceğine dikkat çekilen raporda EMO, şu gözlemlerini aktarıyor: “Bazı firmalar daha fazla düşüş sağlama adına üretim tesislerini taşkın yatağının içerisine yerleştiriyor. Bazı tesislerde çalışanların ihtiyaçlarını gidermek amacıyla yapılan yapılar taşkın yatağında bulunuyor. Özellikle dere yatakları için yapılan değişiklikler taşkın oluşmasına neden olabiliyor.”

Politeknik’e göre de hükümetin ve HES şirketlerinin taşkınlarla ilgili açıklamaları HES’lerin neden olacakları sel ve heyelanların gerçekleğini örtmek için kullanılıyor.

ÇED’lere uyulursa neler olacak?
Eroğlu, bir çırpıda yaptığı “HES’in faydaları” başlıklı konuşmada, herkesin ÇED’lere uygun olarak çalışmak zorunda olduğunu söyleyerek “ÇED’e uygun hareket etmeyenleri hemen durdurup cezasını veriyoruz, gerekirse ruhsatını da iptal ediyoruz. Herkes doğru çalışırsa HES’lerin ülkemiz için çok faydası var” dedi.

Ancak onlarca proje, ÇED raporlarına rağmen Bakanlık izniyle yürütülmeye çalışıyor. Bakanlık, mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararlarını da dinlemiyor. Senoz Vadisi’ndeki Uzundere-2 projesi için mahkeme üç kez yürütmeyi durdurma kararı vermiş Bakanlık 3 kez izin çıkarmıştı.

‘Su zaten paralı’
Eroğlu ayrıca, suların firmalara satıldığı yönündeki eleştirilere yanıt olarak, suyun parayla satılmasını meşrulaştırmaya çalışan bir dille, “Deniliyor ki bu sular firmalara satılıyor, siz içme suyu veya sulama suyu alsanız bile bunu firmadan parayla alacaksınız” dedi.

‘Enerjimiz dışa bağımlı’
Bakan Veysel Eroğlu, köylülerin ve HES’lere karşı mücadele verenlerin çok önceden yanıtını verdiği bir iddiayı da tekrar dillendirdi. Eroğlu, “Enerjimiz dışarıya bağımlı” diyerek, Türkiye’nin kalkınması ve dışa bağımlılığın kaldırılması için HES’lere ihtiyaçları olduğunu anlattı. Yurttaşlar ise Eroğlu’na tekrar soruyor: “Madem öyle, HES’lerin yabancı ortaklıkları ne olacak?”

Sendika.Org