Zarakolu ve Ersanlı için imza

Tutuklı Gazetecilerle Dayanışma Platformu, Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı ve diğer tüm tutuklananlar için özgürlük istiyor. Platform, açtıkları bir blogda tutukluların serbest bırakılması için başlattıkları imza kampanyasına herkesi davet ediyor

Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu http://gercek-inatcidir.blogspot.com/ adresinden ulaşılabilecek blogda KCK operasyonu kapsamında tutuklanan Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı’nın serbest bırakılması talebiyle bir imza kampanyası düzenliyor. Platform’un imzaya sunduğu metnin tamamı şöyle:

Yetti artık!

Adına ‘KCK Operasyonu’ denilen garabet zirvesinde, oğlu Cihan Deniz’den 24 gün sonra Ragıp’ı da gözaltına aldılar. 
Ayşe’yi gözaltına alamadılar. Çünkü Ayşe’yi çoktan yitirdik. Ama öyle gözüküyor ki, mümkün olsa, onu da tutuklayacaklardı! Çünkü bu ülkenin sosyalistlerini sindirmeye yönelen ‘Devrimci Karargâh’, Kürtleri ve onların özgürlük talepleriyle dayanışma içerisinde olanları sindirmeye yönelen ‘KCK’ harekâtları gösteriyor ki iktidar, bu ülkede haksızlıklara ‘Hayır’ diyen herkesi er ya da geç demir parmaklıkların gerisine tıkarak ve mümkün olduğu kadar çok orada tutarak susturmaya, sindirmeye kararlı.

Ragıp Zarakolu… Yayıncı, yazar, insan hakları savunucusu, arkadaşımız, yoldaşımızdır… Ve O, ‘terör’ kavramı ve çağrıştırdıklarıyla ilintilendirilebilecek son kişidir…Ragıp Zarakolu’nu gözaltına aldılar… Büşra Ersanlı Hoca’nın hemen ardından…

Recep Tayyip Erdoğan’ın cebinde 1400 kişilik bir ‘tutuklanacaklar’ listenin bulunduğundan söz ediyor. Her bir şehit cenazesinin ardından, gerekçe dahi gösterilmeksizin gözaltına alınacak, tutuklanacak, uzatmalı bir yargılama süreci boyunca hücrelerde tutulacak 1400 kişi. İktidarın elinde 1400 rehin. Boynumuzun borcu olsun: İlan ediyoruz ki, sizler en sonuncumuzu tutuklayana dek bu meydanlarda baskılara, haksızlıklara, hak ihlallerine karşı tepkimizi haykırmaya devam edeceğiz…
En sonuncumuzu aldıktan sonra susturabileceksiniz bu sesi ancak. O zaman alın ‘İleri demokrasi’nizi, yakanıza iliştirin. Bütün muhalif seslerin susturulduğu bir ‘ileri demokrasi’, olsa olsa bakanlarınızın, bürokratlarınızın, müteahhitlerinizin, ideologlarınızın, ‘yaka süsü’ olur ancak…

İşte bu kararlılıkla ve Cemal Süreya’nın dizeleriyle avazımız çıktığınca haykırıyoruz:

‘Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya anamız çay demliyor ya güzel günlere sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız bu, böyle gidecek demek değil bu işler biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasınıişte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz.’

TUTUKLAMA TERÖRÜNE SON!

YA İNSAN AVINA SON VERİN YA DA HEPİMİZİ TUTUKLAYIN!

RAGIP ZARAKOLU VE BÜŞRA ERSANLI İLE DİĞER TÜM TUTUKLANANLAR DERHÂL SERBEST BIRAKILMALIDIR!”

Sendika.Org