Halkın ‘Hayır’ı meydana çıktı

Halkevleri, EMEP, ÖDP ve TKP’nin bugün İstanbul Kadıköy Meydanı’nda düzenlediği “Hayır” mitingine katılan binlerce kişi 12 Eylül Anayasası’na da AKP Anayasası’na da hayır dedi

“Eşit, Özgür Bir Ülke İçin 12 Eylül Anayasası’na da AKP Anayasası’na da Hayır” sloganıyla düzenlenen mitingde bir araya gelen sosyalistlerin kitleselliği ve coşkusu, AKP karşısında emeğin çıkarlarını esas alan bağımsız bir “Hayır” cephesinin gerçek bir güç haline geldiğini gösterdi.

Mitingde taşınan pankartlarda ve sloganlarda anayasa değişikliğini emek düşmanı ve sermaye yanlısı özü protestoların odağına yerleştirilirken, AKP’nin 12 Eylül düzeninin bir parçası olduğu da teşhir edildi.

Halkevleri, EMEP, ÖDP ve TKP’nin çağrısıyla düzenlenen “Hayır” mitingine DİSK (Dev Sağlık-İş, Sosyal-İş ve Genel-İş), KESK’e bağlı sendikalar (Eğitim-Sen, SES, BES, ESM, BTS, Haber-Sen, Bank-Sen, Tüm Bel-Sen, Kültür Sanat Sen, Tarım Orkam-Sen), Öğrenci Kolektifleri, Sosyalist Umut, ABF, Boğaziçi Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, TMMOB, Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu ve Beşiktaş taraftarları da katıldı.

Sermayeye direnenler “Hayır” diyor
AKP’nin emek düşmanı politikalarına karşı mücadele edenler miting alanındaydı. Taşeronlaştırmaya karşı mücadele eden Devrimci Sağlık-İş, 4/C’ye karşı mücadele eden Tekel işçileri, barınma hakkı için mücadele eden Kocaeli Arızlı Halk Meclisi, Engelli Hakları Meclisi, Halkın Sağlık Hakkı Meclisi, çeşitli işçi havzalarından kendi pankartlarıyla katılan emekçiler “emek düşmanı anayasa değişikliğine geçit yok” dediler. Miting çağrıcısı kurumlardan kadınlar da ayrıca ortak bir kortej oluşturdular.

Alper Taş – ÖDP Genel Başkanı
Öncelikle bu memleketin sokaklarında başı dik alnı açık bir biçimde dolaşmayı hak eden devrimciler, sosyalistler olarak AKP’nin Anayasası’na ilişkin hayırlarımızı ortaklaştırdık. Sadece hayırlarımızı ortaklaştırmadık aynı zamanda eşit özgür demokratik bir Türkiye için acil taleplerimizi ortaya koyduk. Bizler için anayasa meselesi bir proje meselesi değil. Aşağıdan emekçiler ve ezilenlerin hak mücadelesiyle aşağıdan geliştirilecek bir mücadele. Taleplerimiz rejim ve düzen bekçiliğine dayanan talepler değil. Buradaki insanlar çoğu 12 Eylül döneminde anayasayı değiştirmeye çalışmak suçuyla yargılanmış insanlar biz bu anayasayı değiştireceğiz. Hem anayasayı hem toplumu değiştireceğiz. Bu mücadele düzen karşıtı bir mücadele bizim açımızdan anlamlı önemli ortak kolektif bir çaba gösterdik. Yazın Ağustos ayının bunaltıcılığına rağmen burada bir irade var. Bunun sandığa yansımasını istiyoruz. Asıl işimiz 12 Eylül’den sonra başlıyor.
İlknur Birol – Halkevleri Genel Başkanı
Türkiye’de referandumda halkın önüne sunulan evet ve hayır seçeneği parlamentoda AKP, CHP ya da MHP’nin olacağı bir tercih sıralaması değil halkın, emekçilerin ezilenlerin hak taleplerinin ne kadar karşılık bulabildiğiyle değerlendirilecek. Dolayısıyla biz hayır da birleşirken ‘hayır’ımızı statükonun bugünkü egemen zihniyetin içindeki hayırdan da ayırt etmek için yan yana geldik. Biz ‘hayır’ diyoruz çünkü 12 Eylül Anayasasına sermayenin lehine tadilat yapan AKP’nin bu halklara emekçilere ezilenlere hiçbir şey vermeyeceğini biliyoruz ve AKP’nin kendini yeni bir saldırı programına başlangıç addettiği bu referandumda onun karşısına emekçilerin ve ezilenlerin ‘hayır’ı ile diklenmek için yan yana geldik.
Erkan Baş – TKP Genel Başkanı
Bugün bence Türkiye açısından çok önemli bir gün çünkü Türkiye’nin önemli dört sosyalist örgütünün önderlik ettiği bir ‘Hayır mitingi’ni gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin tam ihtiyacı olduğu dönemde devrimciler, sosyalistler, komünistler alanlara çıkıyorlar. Bugünü bir başlangıç olarak görmek lazım önümüzdeki günler artarak ve yayılarak, mahallelere, okullara, fabrikalara yayılarak devam edecek bir sürecin ilk adımını gerçekleştiriyoruz.

Saat 16.00’da Deniz Otel önünde kortejlerin kurulmasıyla başlayan ve 20.00’a kadar süren miting boyunca kitle coşkusunu korudu. Kitle alanda buluştuktan sonra devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşunun yapılmasıyla miting programı başladı. TKP, EMEP, Halkevleri ve ÖDP genel başkanlarının konuşmalarını, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi ve ABF Başkanı Ali Balkız’ın konuşmaları izledi. Miting programı uzun sürse de kitle konuşmaları sonuna kadar ilgi ve coşkuyla izledi.

“Devrimciler yine sahnede”
İlk sözü TKP Genel Başkanı Erkan Baş aldı. Ülkeyi, halkı teslim almak isteyenlere karşı toplandıklarını belirten Erkan Baş, halk için ne zaman yaşanmaz bir ortam oluşsa, devrimcilerin tarih sahnesine çıktığını hatırlattı. “Bugünde umutlar karartılmaya çalışılıyor” diyen Baş, alanda toplanan kalabalığın umudu yeşerteceğini söyledi. Baş, AKP’nin “evet çıkmazsa kaos olur” söylemiyle kafa karışıklığı yaratmaya çalıştığını ifade etti. Baş konuşmasını “Büyük bir yalan saldırısıyla karşı karşıyayız. Ancak AKP yenilgiye hiç bu kadar yakın olmadı. Yalanlarının sebebi de budur. Referandumdan ‘hayır’ çıkmasını sağlamak devrimcilerin, komünistlerin omuzlarında bir görevdir” diyerek tamamladı.

“12 Eylül tüm kurumlarıyla ayakta”
Baş’ın ardından EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel kürsüye çıktı. “Paranın gücüyle halkı kandırmaya çalışanlara inat halkımızın, güzel ülkemizin yanındayız” diyen Tüzel, iktidarın çıkarları için anayasa hazırladığını belirtti. Tüzel, 12 Eylül’ün tüm kurumlarıyla ayakta olduğunu da belirterek AKP’nin bu kurumları güçlendirmenin peşinde olduğunu ifade etti. Levent Tüzel, iktidarın kendi yalanlarının farkında olduğunu, bu yüzden de “yetmez ama siz şimdilik evet verin” dediğini vurguladı. Tüzel, “Okullarda parasız, anadilde eğitimin verildiği, hastanelerde parasız, nitelikli hizmetin sunulduğu, emekçilerin güvenceli yaşadığı, çiftçilerin kotalarla karşılaşmadığı, derelerin özgür aktığı, kadınların eşitliğe kavuştuğu bir ülke istiyoruz” dedi.

Tüzel’den sonra sahneye çıkan tiyatro sanatçısı Metin Coşkun da bir şiir okuyarak, anayasa değişiklik paketi referandumunda ‘hayır’ demenin önemine dikkat çekti.

“Erdoğan, biz sana dikleniyoruz”
Daha sonra sözü Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol aldı. At izinin it izine karıştığı bir döneme girildiğini belirten Birol, “AKP hak ve özgürlüklerden bahsediyor. Bu ülkeyi sermayeye cennet, emekçiye cehennem haline getiren AKP’nin haklardan, özgürlüklerden bahsetmeye hakkı yoktur” dedi. Tarih boyunca sosyalistlerin, devrimcilerin insanca yaşam talep eden halkın yanında saf tuttuğunu da hatırlatan İlknur Birol, kitleye “Sermaye sınıfının ağzını kulaklarına vardıran AKP iktidarına ‘evet’ diyecek miyiz” sorusunu yöneltti. Birol, Başbakan Erdoğan’ın iktidarını sağlamlaştırmak için yaptığı anayasa değişikliği içi
n devrimcilerin isimlerini kullanmasını da “Devrimcilerin adını ağzınıza alamazsınız. Onların izini biz sürüyoruz” sözleriyle eleştirdi. Birol’un bu sözlerine kitle “AKP’den hesabı devrimciler soracak” sloganıyla yanıt verdi. Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol, AKP’nin askeri vesayet sistemini kaldıracağı iddialarına ise “Duvarında Deniz Gezmiş’in, Mahir Çayan’ın posteri olduğu için arkadaşlarımız tutuklu. KCK operasyonuyla yüzlerce Kürt siyasetçi zindanlara atıldı. Faturasını ödeyemeyen emekçiler hapishanelerde tutuluyor. Yani binler yine zindanlarda. Bu vesayet değil de nedir” sözleriyle cevap verdi. Birol son olarak “Tayyip Erdoğan, biz sana dikleniyoruz. Senin çevirdiğin dolapların karşısında olacağız. 12 Eylül’de hayır diyerek, 13 Eylül’de bu ülkeyi aydınlığa çıkaracak mücadelemizi vererek karşında olacağız” dedi.

Devrimcilerin mirasına sahip çıkmak için hayır diyeceğiz
Birol’dan sonra sözü ÖDP Genel Başkanı Alper Taş aldı. Sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitiren devrimcileri anan Taş, iktidarın bugün devrimcilerin adını propaganda mazelemesi haline getirmesini eleştirerek, bu devrimcilerin takipçilerinin bugün meydanda olduğunu ve “Hayır” dediğini söyledi. Rize’de yaşanan sel ve heyelan felaketinde yaşamını yitirenleri de anan Taş, bu insanların katilinin sermayenin doğa düşmanı, insan düşmanı rantçı anlayışı olduğunu belirtti. Taş, geçirilmesi planlanan yeni anayasanın yargıdan yerindelik denetimi yetkisini alarak kamu yararı ilkesini sermaye lehine ortadan kaldırdığında bu tür felaketlerin önünün açılacağına dikkat çekti. Taş, anti-demokratik bir şekilde hazırlanan bu anayasa değişiklik paketinin emekçilerin, halkın sorunlarına çözüm üretmekle bir alakası olmadığını ve bu nedenle de “hayır” denmesi gerektiğini belirtti.

Taş’ın ardından Süleyman Çelebi ve Ali Balkız da birer konuşma yaparak, emekçilerin, Alevilerin bu yasaya “Hayır” diyeceğini belirttiler. Miting müzik dinletisiyle son buldu.

Sendika.Org