Neoliberalizme karşı ilk umut: Caracazo Ayaklanması -Mustafa Özdemir

Ayaklanan halk, IMF ve hükümet karşıtı gösteriler düzenliyor, alışveriş merkezlerini işgal ediyordu ve dünya tarihi ‘neoliberal politikalara karşı, kendiliğinden gelişen ilk halk ayaklanması’na şahitlik ediyordu: Caracazo Ayaklanması.

1989 Venezüella’sında, hükümetin dış borçların fínanse edilmesi karşılığında IMF ile anlaşarak, neoliberal politikaları uygulamaya başlaması, yoksullar için artık daha pahalı bir hayatı reçete ediyordu. Yoksulluk oranının ve enflasyonun yüzde 40’larda olduğu Venezüella’da, bir süredir olagelen zamlar yüzünden alım-gücü iyice düşmüş halkın duyduğu hoşnutsuzluk ,en son benzin ve ulaşım ücretlerine yapılan yüzde 100 zamla birlikte, Garenas şehrinde hükümet karşıtı eylemlere ve sonrasında ayaklanmaya dönüşmüş, kısa sürede başkent Caracas’a ve başka illere yayılmıştı. Ayaklanan halk, IMF ve hükümet karşıtı gösteriler düzenliyor, alışveriş merkezlerini işgal ediyordu ve dünya tarihi ‘neoliberal politikalara karşı, kendiliğinden gelişen ilk halk ayaklanması’na şahitlik ediyordu: Caracazo Ayaklanması.

Ayaklanma sonrasında olağanüstü hal ilan eden hükümetin, halkın zamların geri alınması talebini uygulamak yerine, ayaklanmanın ‘her ne pahasına olursa olsun‘ bastırılması tercihini yapması, isyan bölgelerinde 3000’den fazla silahsız insanın öldürülmesiyle sonuçlanacak ve 27 Şubat 1989 tarihi, bugün Venezüella’da yaşanan Bolivarcı devrimci sürecin miladı olarak tarihe geçecekti. Caracazo katliamı hükümetin ve IMF’nin meşruluğunu halkın gözünde ciddi anlamda sarsmış, bu durum da Venezüella’daki muhalif hareketlere halkla ilişki kurma bağlamında yeni bir politik zemin hazırlamıştı. Caracazo Ayaklanması ile başlayan süreç, 3 yıl sonra (o zaman genç bir subay olan) Hugo Chavez önderliğindeki başarısız darbe girişimi ile Bolivarcı bir boyut kazanmaya başlıyor ve 1998’de Chavez’i seçimle devlet başkanlığına getiriyordu.

IMF reçeteleri, çokuluslu tekellerin ‘her ne pahasına olursa olsun‘ ulusal zenginlikleri ele geçirmesi ve daha düşük maliyetle, daha fazla kar etmeleri üzerine kuruludur ve bu reçetelerde halkın çıkarları hesaba katılmaz. Neoliberalizmin sürdürülebilir bir sistem ol(a)mayışının temelini de bu oluşturur.

21 yıl önce hesapta olmayanlar bir olmuş, başka ve daha adil bir dünyanın tohumlarını ekiyorlar yeryüzüne.

Yanlış hesap Bağdat olmuş bir yerde, başka bir yerde ‘el Caracazo’.
Bir yerde direniş, bir yerde umut olmuş.
Sonra umutla direniş birleşmiş, tek el olmuş.
Aşk olmuş, vatan olmuş, adalet olmuş, devrim olmuş…