40 yıl öncesinden bir yaprak; DİSK’in kurucuları konuşuyor- Ergün İşeri

DİSK, tam adıyla Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu. 12 Şubat 1967 yılında 4 sendikanın ortak genel kurulunda kuruluş kararı alınan ve 13 Şubat’ta İstanbul Valiliğine verilen dilekçeyle kuruluşu resmiyet kazanmıştı.

T. Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş ve T. Gıda-İş sendikalarının delegeleri kuruluş kararını alırken, aynı salonda beşinci kurucu sendikanın Zonguldak’tan gelen Maden-İş Sendikasının Genel Başkanı Mehmet Alpdündar’da cebinde kuruculuk belgeleriyle hazır bulunuyordu.

Aslında DİSK’in kuruluşuna resmen ilk katılan sendika, bu anlamda merkezi Zonguldak’ta bulunan yer altı maden işçilerinin sendikası Maden-İş olmuştu.

Ancak bu kuruluşun hemen alınan bir kararla olduğunu düşünmek de büyük hata olacaktır.

Kemal Türkler’in sorulara verdiği yanıtta da belirttiği gibi T. Maden-İş Sendikası, yaklaşık bir, bir buçuk yıl önce, genişletilmiş bir başkanlar kurulu toplamış ve burada yeni bir konfederasyonun kurulması için Yönetim Kurulu’na görev vermişti.

Tüm bunlar bilinen öyküler, belki de defalarca dinlediğimiz, birçok yerde anlattığımız DİSK tarihinde küçük sayfalar.

Yaklaşık 12-13 yıl süresince hemen her kuruluş yıl dönümünde, DİSK’in özet bir tarihini yazmak bana düşmüştür. Kimi zaman bir basın açıklamasında, kimi zaman ise DİSK’in Sesi gazetesinde veya başka bir yerde.

Bu kez hikayeyi üzerine bir yıl daha ekleyerek anlatmak yerine, kurucuların ilk günlerdeki düşüncelerini bugünün emekçilerine, DİSK üyelerine aktarmak istedim.

Ant dergisi DİSK’in kuruluşundan kısa bir süre önce yayın hayatına başlamış ve 3 Ocak’ta yayınlanan ilk sayısında DİSK’in kuruluş müjdesini vermiştir.

İzleyen sayılarında da Konfederasyonun kuruluş hazırlıklarıyla ilgili bilgilere en fazla yer veren sol dergilerden biri olmuştur.

Konfederasyonun kuruluşundan kısa bir süre sonra, 14 Şubat 1967’de yayınlanan 7. sayısında 4 kurucunun görüşlerini sayfalarına ve buradan da kamuoyuna taşımıştır. Bu bir söyleşi değil, sorular yazılı olarak gönderilmiş ve yazılı olarak yanıtları alınmış. Bu nedenle, üzerinde bir imza yok.

Bir eksik, Mehmet Alpdündar kalıyor. Onun da bir gün hikayesini geniş bir biçimde vermeyi düşünüyorum.

Dergi, soruları sayfanın ortasında vermiş, kurucuların yanıtları ise her ismin altında, soru numarasına göre sıralanmıştır.

Biz bunda küçük bir değişiklik yaptık, soruları yazıp, altına her kurucunun yanıtını yerleştirdik.

Bu şekilde, okurun her seferinde soru ile yanıt arasında gidip gelmesini önlemiş olduk.

Onun dışında o gün kullanılan dile hiç dokunmadık. Yalnızca iki yerde parantez içinde ekleme yaptık. Biri bir dizgi hatasıydı, diğer ise bir tarih hatası.

Küçük bir hatırlatma yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Bu yakın zamandaki tartışmalarda yanlış kullanılmayı önlemek için.

Dışardan yardım alma konusuyla ilgili son derece sert yanıtlar görülecektir. Dönemin Türk-İş yönetiminin, CIA’nin paravan kuruluşu AID yoluyla aldığı paralar ve bunlara bağımlı hale gelmesine duyulan tepkinin ürünleridir. Ancak kısa süre sonra, bu kesin ifadelerin uluslararası sendikal dayanışmanın da önünü tıkadığı fark edilmiştir.

Yapılan ilk genel kurulda, Tüzük değişikliğine gidilerek yurt dışından yardım alma konusuna esneklik getirilmiştir.

Şimdi sözü ilk günlerin coşkusu ve kararlılığıyla DİSK’i kuranların anlatımına bırakıyor ve anıları hepimize ders olsun diyorum..

DİSK’İN KURUCULARI KONUŞUYOR
Dört sendika ortak toplantıda tarihi bir karar alarak DİSK’i kurdu

kurucular 2-2007-02-13

Onbeş yıldan beri Türkiye’de işçi hareketini tek başına temsil eden Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun son zamanlarda işçi sınıfına ihanet durumuna düşmesi üzerine, 12 Şubat 1967 tarihinden itibaren devrimci sendikalar bir araya gelerek yeni bir konfederasyon kurmuşlardır.

Maden İş, Lastik İş, Basın İş ve Gıda İş sendikalarının Çemberlitaş Şafak Sineması’nda geçen Pazar günü yapılan ortak kongresinde Türk İş’ten ayrılarak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’i kurma kararı toplantıya katılan binlerce işçinin büyük tezahüratı arasında kabul edilmiştir.

Türk işçi harekeleri tarihinde bir dönem noktası teşkil eden bu tarihi karar üzerine dört kurucu sendikanın başkanları, Maden İş Sendikası Başkanı Kemal Türkler, Lastik İş Sendikası Başkanı Rıza Kuas, Gıda İş Sendikası Başkanı Kemal Nebioğlu ve Basın İş Sendikası Başkanı İbrahim Güzelce derhal örgütlenme çalışmalarına başlayacaklardır.

Şimdiki halde100 Bin’e yakın işçiyi temsil eden DİSK’e katılmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından bir çok sendika kuruculara başvurmuştur.

DİSK’e ilk katılacak olan sendikalar, daha önce hazırlık çalışmalarında yer almış bulunan Bank İş, Ankara Basın İş, Deniz İş, Zonguldak Maden İş, Kimya İş, Pancar İş, Tekstil İş, Türkiye Genel İş, Toprak Su, Türkiye Taşıt İş, İstanbul Yapı İş ve Ankara Yapı İş sendikalarıdır.

DİSK’i kuran dört sendikanın genel başkanları, konfederasyonun kuruluş nedenleri, gelişme imkanları ve Türk İş karşısındaki durumu ile ilgili olarak ANT adına sorduğumuz soruları şöyle cevaplandırmışlardır:

1- Sendikanızın Türk İş’ten ihraç edilmesinin gerçek nedenleri nelerdir?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş, öteden beri tutucu ve çıkarcı olmayan, ilerici, devrimci, bilinçli sendikacıların yönetimindeki kuruluşlara cephe almıştır. Geçici çıkarma kararı, bizim için gerçek işçi sendikası olduğumuzun gazilik beratıdır.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
Haysiyet Divanı’na verilmemiz, Türk-İş’in işçi sınıfına ihanet belgesidir. Lastik-İş camiası için ise, Türk sendikacılık tarihinde şerefli bir sahife olarak yer alacaktır.

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
Kendi tabanından kopmuş bir kuruluş olan Türk-İş’in Haysiyet Divanı kararı, danışıklı döğüştür. Esas suçluların sapmaları, ihanetleri bu kararla örtülmek istenmiştir.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-iş, bugüne kadarki tutum ve davranışlarıyla sendikal arası gerçek bir dayanışmaya gidilmesini sağlayamamış, Türk işçi sınıfının derlenip toparlanmasına engel olmuştur.

2- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu hangi gayelerle kurulmaktadır?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK’in amacı, işçi sınıfının memleket yönetimine ağırlığını koymasını sağlamak, kula kulluğu sona erdirmek, sosyal adalet içinde yaşamanın ilk koşullarını yerine getirmektir.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK, işçi sınıfının anayasadaki iktisadi ve sosyal haklarına sahip çıkması ve demokratik yollarla hertürlü yönetime ağırlığı koyması gayesiyle kurulmaktadır..

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK, bağımsız bir Türkiye ve bu Türkiye’nin içinde mutlu bir işçi sınıfı yaratmak için ve yurdumuzun uygar düzeye erişmesi yolunda an(a)yasasının öngördüğü bütün hakları sonuna kadar kullanarak mücadele edecektir. Sömürü düzeni yerine sosyal adaletin gerçekleşmesini sağlamağa çalışacaktır.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk emekçilerinin anayasanın emrettiği insanca yaşama düzeyine ulaşabilmesine Türk sendikacılığına büyük görev düşmektedir. DSİK bu görevi yerine getirecektir.

3- İşçi sınıfının sendikacılık faaliyeti ile siyasi faaliyetini ne şekilde telif etmeyi düşünüyorsunuz? Türk İş’in siyasi partiler karşısındaki tutumundan ne bakımdan ayrılıyorsunuz?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş’in partiler üstü politikası, iktidara gelen partilere tümüyle uyduluktan baka bir şey değildir. Biz, işçi sınıfının çıkarlarına en uygun programı savunan, Meclis içi ve dışı çalışmaları ve tutumlarıyle bu programa bağlı kaldıkların gösteren partiyi tutacağız.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK, işçilerin ve sendikacıların kendi siyasi örgütleri içinde toplanmasına çalışacaktır. Türk-İş kapitalist sömürü düzenini sürdürmek, DİSK ise sömürü düzenine son vermek istemektedir.

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
İşçi sınıfı kendi temsilcilerini parlamentoya sokarak kendilerinden yana kanunların yürürlüğe girmesini sağlamalıdır. Türk-İş’in partilerüstü politika deyimi gerçekte bir oyundur.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
İşçi sınıfı politikaya ağırlığını koymak zorundadır. Mücadele mutlaka politik yöne kaydırılmalıdır. Türk-İş, partilerüstü politika izliyorum diyerek iktidarların dümen suyunda gitmekte, işçi sınıfının çıkarlarına taban tabana aykırı bir yola girmiş olmaktadır.

4- DİSK’in kuruluşu şubelerini ve temsil ettiğiniz işçiler tarafından nasıl karşılanmaktadır? Hareketiniz tam manasıyla tabana inmiş midir?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK’in kuruluş hazırlıklarını aslında işçilerimiz, bilinçli üyeleriz istemişlerdir. Sendikamız Genel Yönetim Kurulu’nda bir buçuk yıl önce Türk-İş’ten ayrılarak yeni bir konfederasyon kurma görevi yöneticilere verilmişti.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK, Lastik-İş Sendikası mensupları tarafından tamamen benimsenmektedir. Açık delili, 8 Ocak 1967’de yapılan 200 kişilik temsilciler toplantısı ile 5.12.1967’de (1966 olmalı Eİ) yapılan İstanbul Şubesi Kongresi’nde bu hareketin binlerce lastik işçisi tarafından ayakta alkışlarla tasvip edilmiş olmasıdır.

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK’in kurulması isteği tabandan gelmiştir. İşçiler artık kendilerini sömürenlere karşı gerçek bir güçbirliğine sahip bir örgüt içinde haklarının aranmasını istiyorlar.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
Biz, tabanın sesine uyarak eyleme geçtik.

5- Türk İş’in Amerikan Doları ile beslenen maddi gücüne karşılık DİSK7in maddi imkanları nelerdir?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK’in gücü, DİSK’e bağlı işçilerin bilincidir. DİSK’in kasasına, işçi parası dışında hiçbir girmeyecektir.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK bütün maddi gücünü işçiden alacak bütün gücüyle işçiye hizmet edecektir.

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
DİSK ilk kuruluşunda 115 Bin İşçiyi temsil edecektir. DİSK’in ilk kuruluşta kapsadığı üye adedinin geliri Türk-İş’in bugünkü göstermelik varlığının on defa ötesinde bir güç arzedecektir.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş, AID’den aldığı yardımlar dolayısıyle bağımlı bir durumdadır. İç ve dış sömürücüler doğrultusunda yürümektedir. DİSK maddi gücünü tamamen Türk işçisinden alacaktır.

6- DİSK7in kuruluşu karşısında Türk İş’in baltalama teşebbüsleri var mıdır? İşçi sınıfının iki kuruluş karşısındaki seçimi hangisinden yana olacaktır?

KEMAL TÜRKLER (Maden İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş, düşebileceği çukurların en derininde çırpınmaktadır. Yapabileceği zarar, yaptıklarından fazla olamaz. İşçinin bilinçli gücünü yenecek ne dış, ne iç sömürücü görülmemiştir. DİSK, bütün toplumcu güçlerin güven kaynağı olacaktır.

RIZA KUAS (Lastik İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş, DİSK’in kuruluşunu baltalamak istemiştir. Türk-İş’in tutumu patronların paralelinde olacaktır. İşçi sınıfı, DİSK’in işçi hakları için namuslu, mert ve cesur mücadelesini gördükten sonra mutlaka DİSK’in etrafında toplanacaktır.

İBRAHİM GÜZELCE (Basın İş Sendikası Genel Başkanı):
Tarihin bütün dönemlerinde böyle baltalama teşebbüsleri olmuştur. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, DİSK’in halktan yana, emekten yana ve Türkiye’nin bağımsızlığından yana olan meşalesini söndüremeyecekler, kendileri yıkılıp gideceklerdir.

KEMAL NEBİOĞLU (Gıda İş Sendikası Genel Başkanı):
Türk-İş bir balondur. Dışarıdan güçlü görünür, fakat içi boştur. Bu balon patladığı zaman içindeki ur bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilecektir.