Novamed grevi 15’inci gününde…

Petrol-İş’in Mersin şubesinde örgütlü, Antalya Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren Alman sermayeli Novamed GmbH firması işçilerinin 26 Eylül’de başlayan grevi 15’inci gününde. Novamed GmbH, genel merkezi Almanya’da olan, çok uluslu tıbbi cihaz üreticisi Fresenius Medikal Care’a (FMC) bağlı bir firma. Novamed işyerinde, 19 Nisan 2006 tarihinde başlayan toplu iş sözleşmesi sürecinde, sendikamızın gösterdiği tüm iyi niyetli çabalara karşın işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle toplu iş sözleşmesi imzalanamamış ve Petrol-İş’e üye işçiler greve çıkmışlardı.

Fresenius Medical Care (FMC), diyaliz makinesi üretimi, diyaliz sarf malzemeleri üretimi ve diyaliz hastalarının tedavisi alanında faaliyet gösteren Almanya merkezli çok uluslu bir şirkettir. Dünyada, Türkiye dahil 100’den fazla ülkede diyaliz sektöründe ürün ve hizmet sunmaktadır. Diyaliz tedavisi konusunda bu ülkelerde 1.400’ü aşkın klinikte 110.000’den fazla diyaliz hastasına hizmet vermektedir.
Novamed GmbH Antalya Serbest Bölgesi’nde 2000 yılından beri faaliyet gösteriyor. Fresenius Medical Care’in alt kuruluşudur. Diyaliz tedavisi için Arter Ven Seti (böbrek hastalarının diyaliz makinesine bağlanmak için kullandıkları kauçuk boru seti) üretmek üzere kurulmuştur. Almanya ve İtalya’dan tedarik edilen yarı mamul maddeleri birleştirip ETO ile sterilize ederek piyasaya veriyor. Üretimin %90’ı dış pazara verilmektedir. 2001 yılında 85 çalışanı ile 1.470.000 adet Arter Ven Seti üretmiştir. 2003 yılında 170 çalışanı ile 4.400.000 adet üretim yapmıştır. 2005’de 275 çalışanı ile 7.800.000 set üretmiştir. 2006 yılında ise tahmini set üretim miktarı 8.200.000 adettir.

Novamed işverenleri ve vekilleri, çalışan işçilere çok yoğun bir baskı uygulamaktadırlar. Örneğin;

• Çalışma saatlerinde 15 dakika ara dinlenmesi 25 dakika da yemek molası verilmektedir. İşyerinde yemek dağıtımı uygulaması birkaç ay önce kaldırılmıştır. Yemek saatinde bir poğaça ve çay verilmektedir.
• Çalışma saatlerinde yan yana olan iki işçinin birbirleriyle konuşmaları, hatta servis araçlarında işe gidip gelirken, konuşmaları yasaktır.
• Servis araç sayısı yetersiz olduğundan bir servis aracının bir seferi bir buçuk, iki saat sürmektedir. Bu da bazı çalışanların günde iki saatlerinin yolda geçmesi demektir.
• Çalışma saatlerinde sigara içmek yasaktır. Bu yasak o kadar abartılmıştır ki işbaşı yapmak için fabrikaya gelen işçiler şefleri ve müdürleri tarafından üzerleri koklanarak içeri alınmaktadırlar.
• İşçiler insan olarak görülmemekte, üretimin bir parçası olarak görülmekte ve hata yapsın yapmasın sürekli olarak aşağılanmaktadırlar.
• İşçiler aralıklarla şeflerin, müdürlerin odalarına çağrılmakta yersiz suçlamalarla hakaretler edilmektedir. O kadar ki bu seansların sonunda odadan ağlamadan çıkan işçi yok gibidir.
• İşçilere iş saatleri dışında birbirleriyle görüşmemeleri, evlerine misafir almamaları hatta eşleriyle bile oturup konuşmamaları söylenmekte, “ertesi gün işe geleceksiniz, yemeğinizi yiyip yatın” denmektedir.
• Kadın işçilerin evlenmek için işyerinden izin alması gerekiyor.
• Evli kadın işçilerin ne zaman çocuk yapacaklarına işverenleri karar veriyor. Evli kadınların çocuk yapmaları bir takvime bağlanarak sıraya konmuş. Hangi ay hamile kalabileceği belirlenmiş. Bu takvimden, yani zamanından önce hamile kalan kadın işçi, tekrar işe alınacaksın denilerek tazminatı da ödenmeden işten çıkartılıyor. Bir yıl sonra ise bazıları işe alınmıyor, bazıları da artık işe dönmek istemiyor.

Novamed işçisi Petrol-İş Sendikasında örgütlendi

Petrol-İş’in Mart 2005 tarihinde başlattığı örgütlenme çalışması sonucunda, işveren “Sendika size bir şey veremez. İstediklerinizi biz vereceğiz” diyerek yukarıda örneklerini verdiğimiz baskıları hafifletti. Sendikalaşmanın ilk olumlu sonuçları alınmaya başlanmıştı bile. Ancak işverenin baskıları bu kez sendikaya ve sendikalı işçilere yöneldi. İşçilere sendikadan istifa etmeleri için yoğun baskı uygulamaya başladı.

• Şefler ve müdürler, sendikalı olsun olmasın, işçileri tek tek “sorguya” aldılar ve sendikadan istifa etmeleri, sendikaya üye olmamaları için tehdit ettiler.
• Sendikalı işçilere işyerindeki en ağır işleri yaptırmaya başladılar, günlerce bu ağır işte çalıştırarak cezalandırdılar (bu tür işler daha önce gün içinde birkaç saatte bir değişerek dönüşümlü olarak yaptırılıyordu). Vardiyalarını değiştirdiler.
• Üye olmayan işçilere “sendikalı işçiler bizi sendikaya üye olmaya zorluyorlar” diye belge imzalatmaya çalıştılar.
• İşçiler “fabrikayı Mısır’a taşıyacağız, sendika yüzünden hepiniz işsiz kalacaksınız” diye tehdit edildiler.

Petrol-İş Novamed’de toplu iş sözleşmesi yetkisi aldı

Novamed işvereninin tüm baskılarına rağmen Petrol-İş Sendikası Novamed’de çoğunluğu sağlayarak Toplu İş Sözleşmesi yapma yetkisini aldı. Yasal TİS prosedürü işlemeye başladı. İşverenin baskıları bu dönemde de devam etti. Bazı sendika üyeleri baskılara ve tehditlere dayanamayarak sendikadan istifa ettiler. Bu arada işveren olası bir grevi kırmak için 60’a yakın yeni işçi aldı.

Novamed yönetiminin uzlaşmaz ve sendika düşmanı tutumu sonucu 26 Eylül günü Novamed işçisi greve çıktı.

Novamed işçisinin hak alma grevine destek olun

Petrol-İş sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın bugün yaptığı basın açıklaması ile “Novamed grevci işçileri haklarını istiyorlar, hak alma mücadelesinde onları yalnız bırakmayın” çağrısı yaptı.

Öztaşkın açıklamasında Novamed işverenine de çeşitli sorular yöneltti:

Novamed yönetimi www.fresenius.com.tr web sitelerinde : “25 yıldır, hastalarımızın yaşam kalitesi ve yaşam sürelerini iyileştirmek için çalışıyoruz.” “25 yılın gururunu hastalarımız, müşterilerimiz ve Fresenius Türkiye’nin çalışanları ile paylaşıyoruz.” diyorlar. Ama Türkiye’de işçilerine uyguladıkları baskılar ortadadır.

Fresenius Medical Care’in (FMC) diğer ülkelerdeki işyerlerinde sendika ve toplu iş sözleşmesi vardır, Türkiye’de neden yoktur?
Türkiye Serbest Bölgeleri Türkiyeli işçilerin köle olarak çalıştırılabildikleri yerler midir? Buralarda Türkiye Cumhuriyeti Yasaları geçerli değil midir? Novamed yönetimi Türkiye’yi sömürge bir ülke olarak gördüğü için mi çalışanlarına köle gibi davranıyor, sendika düşmanlığı yapıyor?