İran, Tacikistan’a ‘yatırım’ yapıyor –

ABD’nin kendisine yönelik uyguladığı çevreleme stratejisini kırmaya çalışan İran, köken ve dil açısından akraba olduğu Tacikistan’da geleceğe yatırım yapıyor. Ahmedinecad, iki ülkeyi ‘iki canda bir ruh’ olarak tanımlıyor.

İran, Tacikistan ve Afganistan’ın da içinde yer alacağı bir yaşam alanı kurmayı hedefliyor. Bunun belirtileri Ahmedinecad’ın üç ülke için ortak yayını amaçlayan projelerinde görülüyor.

İran’ın Orta Asya devletlerinden Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan’la özel ilişkileri bulunurken, Tacikistan ile olan ilişkilerinde dinsel ve kültürel yakınlığına paralel olarak ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutlarına öncelik tanıyor. Sovyetlerin dağılması ile birlikte Orta Asya ve Kafkasya devletleri ile ilişkilerini geliştirerek Batı tarafından uygulanan izolasyondan kurtulmak isteyen İran bu bağlamda Orta Asya’da Tacikistan’a ayrı bir önem veriyor. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, İran ve Tacikistan’ı “iki canda bir ruh olarak” tanımlayarak İran’ın Tacikistan’a bakışını açıkça ortaya koyuyor. Orta Asya devletleri arasında sayılan Tacikistan, parçalı bir etnik yapıya sahip olup yaklaşık yüzde 55’i Ari ırkına ait olan Taciklerden oluşuyor. Resmi dili Farsça olan Tacikistan’la ilgili, “Türk Denizi’nde Ari Adası” tanımlaması yapılıyor. İran’da da resmi dilin Farsça olmasından ve devlet siyasetinde Fars dilline verilen öncelik bakımından, Tacikistan’la ilişkiler daha Sovyetler döneminde üst düzeyde oldu. Sovyetlerin dağılmasından sonra kültürel ilişkilerin desteği ile askeri, güvenlik, siyasi ve ekonomik alanlardaki ilişkilerin gelişmesi için ortam hazırlandı.

Tacikistan İç Savaşı’nın sona ermesi ve İran’da Hatemi döneminin başlaması ile birlikte ikili ilişkilerde somut adımlar atılmaya başlandı. İran’ın, Tacikistan’la kültürel, askeri ve siyasi anlamda ilişkilerini geliştirerek Orta Asya’da kendi güdümünde olan Afganistan’ı da içine katabileceği, sözünün geçtiği bir blok oluşturma çabası içinde olduğu düşünülüyor. Bu bağlamda, Ahmedinecad döneminde özellikle kültürel alanda ilişkilerin gelişmesi dikkat çekici oldu. İkili ilişkilerin gelişmesinde Tacikistan Devlet Başkanı İmameli Rahmanov’un 1617 Ocak 2006’da İran; İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın 26 Temmuz 2006’da gerçekleşen Tacikistan ziyareti önemli rol oynadı. İran Tacikistan’ın İslam Konferansı Örgütü’ne üyeliğini desteklerken, Tacikistan’dan da İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) daimi üyeliğinin desteklemesini istiyor.

SİYASİ İLİŞKİLER

9 Eylül 1991’de Tacikistan’ın bağımsızlığını tanıyan İran, 1992’de Duşanbe’de büyükelçilik açan ilk devlet oldu. İran 1992’de Tacikistan’da başlayan iç savaşı durdurmak için arabuluculuk girişimlerinde bulundu. Fakat ilk yıllarda İran’ın İslamcı muhalif grupları desteklediği şüpheleri hem arabuluculuk hem de ikili ilişkilerin gelişmesinin önünde engel oldu. Ne var ki, devrimin ilk yıllarında dış politikada ideolojiyi ön planda tutan İran, eski Sovyet cumhuriyetlerini izolasyondan kurtulma aracı olarak görmüş ve bu nedenle ideolojiyi ikinci plana atarak hem ikili hem de bölgesel ilişkilerini geliştirmeye çalıştı.

1994’de Tacikistan’da Rahmanov’un iktidara gelmesiyle Tahran ve Duşanbe yakınlaşmaya başladı ki, bu da İran’ın Tacikistan üzerinde etkinliğinin artmasına neden oldu. İran’ın Taliban’ın Tacikistan’ın iç işlerine karışmasını engellemek için Rusya ile işbirliği yapması, Tacikistan üzerinde etkinliğinin artmasında büyük rol oynadı. İslami yönetim tarzını savunmasına rağmen mezhep farkından dolayı İran’ın rakibi olan Taliban’ın, Tacikistan’da etkinlik kazanması İran’ın Tacikistan politikası ile ters düşüyordu. 27 Haziran 1997’de Moskova’da Tacikistan Devlet Başkanı İmameli Rahmanov ve Tacik muhalif liderlerden Abdullah Nuri arasında imzalanan anlaşmada, İran Rusya ile birlikte garantör oldu. Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İslami hareketlerin yenilgiye uğraması ise İran’ı Tacikistan devlet kurumlarıyla daha çok işbirliği yapmaya sevk etti. Bu yıllarda Rahmanov’un baskılarıyla birçok İslami lider İran’a yerleşti ve Rahmanov iktidarına yönelik tehditler azaldı.

İran’ın Tacikistan politikasında tek bir çizginin olduğundan bahsedilemez. Özellikle Hatemi döneminde İran dışişleri Tacikistan devlet kurumlarıyla yakından işbirliği içindeyken, muhafazakâr ağrılıklı bazı İran kurumları sık sık Tacikistan dini liderleri ile görüşmeler gerçekleştirdi.

SAVUNMA VE GÜVENLİK

İran Tacikistan’la olan savunma ve güvenlik ilişkilerine de önem veriyor. İran, Taliban tehdidi karşısında Tacikistan’a askeri destek sözü verdi. 1998’de İran-Tacikistan arasında imzalanan memorandumda savunma ve güvenlik ilişkilerinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Taraflar arasında uyuşturucu ticaretine, terörizme, ayrılıkçılığa karşı mücadele alanlarında sürekli görüş alışverişinde bulunuluyor. Tacikistan’la savunma ve güvenlik alanında işbirliğine öncelik veren İran, 1999 yılından itibaren bu konuda görüşmelere başladı. 23 Nisan 2005’de dönemin İran Savunma Bakanı Ali Şamhani ile dönemin Tacikistan Savunma Bakanı Şıralı Hayrullayev arasında savunma alanında işbirliği için memorandum imzalandı. Anlaşmaya göre İran, Tacikistan kara kuvvetlerinin ve sınır birliklerinin eğitimine destek verecek ve aynı zamanda askeri teknolojik malzeme temin ederek eski tip silahların yenilenme işlemlerini gerçekleştirecek. İran’ın Tacikistan’la imzaladığı askeri anlaşma ikili ilişkilerin yanı sıra üçüncü taraflardan İran’a gelebilecek herhangi bir tehdidi engellemeyi de hedefliyor. Anlaşma sonrası İran Savunma Bakanı Şamhani, “Bu anlaşma Tacikistan’da askeri üssü bulunan üçüncü ülkelerden İran’a yönelebilecek olası tehditleri hafifletmektedir” derken aslında anlaşmanın ana hedefinin ABD tehdidini bertaraf etmek olduğu mesajını verdi.

EKONOMİK İLİŞKİLER

İran ve Tacikistan arasında dört ayrı ekonomi komisyonu faaliyet gösteriyor. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın Temmuz 2006’da Tacikistan’ yaptığı ziyaret, İran’ın ekonomik anlamda Tacikistan’daki pozisyonun kuvvetlenmesinde önemli rol oynadı. Ahmedinecad’ın Tacikistan ziyareti sırasında görüşmelerde İran’ın ulaştırma, enerji, ekonomi, ticaret, finans bakanlarının yanı sıra milli banka temsilcileri de hazır bulundu. Ziyaret sırasında ulaştırma, ekonomi ve hidroelektrik enerji santralinin yapımı konularında görüşmeler yapıldı ve Rahmanov, İran-Tacikistan Ekonomik İşbirliği Konferansı’na katıldı.

Ahmedinecad’ın ziyareti sırasında ikili ticaret ilişkilerinde özel sermayenin de önemi konuşuldu. Bu konuda İran’ın Tacikistan’da en çok yatırım yapan ülkeler arasında olduğu söylenebilir. Ayrıca önceki yıllarda Tacikistan’a 25 milyon dolar kredi ayıran Tahran, ileriki tarihlerde 30 milyon dolar daha kredi ayırmayı planlıyor. Bu krediler daha çok İran’ın Tacikistan’da yaptığı yol, tünel ve santral gibi alt yapı çalışmalarına yönlendirilecektir.

Taraflar arasında ekonomik ilişkilerde karayolu, tünel ve santral yapımına önem veriliyor. Bu bağlamda, iki ülke arasında Sangtudin Santrali’nin ve Şahristan Tüneli’nin yapımı ile ilgili anlaşma 12 Ocak 2006’da imzalamıştır. İki bölümden oluşan Sangtudin Hidroelektrik Santrali’nin yüzde 49’luk bölümünü Rusya, yüzde 51’lik bölümünü ise İran yapıyor. Maliyeti 340 milyon dolar olan Sa
ngtudin-22’nin, 160 milyon doları İran tarafından karşılanıyor. İran, masrafları ödeme karşılında santralin 20 yıllık işletme hakkını istiyor. Tacikistan, Sangtudin Hidroelektrik Santrali’nin çalışmaya başlaması ile birlikte Pakistan, Afganistan, Özbekistan, Kazakistan ve Rusya’ya elektrik enerjisi satabilecek.

Eylül 2003’de Tacikistan’ın kuzeyi ve güneyini birleştirecek 5 kilometrelik Enzab Tüneli projesinin ihalesini de İran şirketi Sabır kazandı. 2004 yılında İran Ulaştırma Bakanlığı ve Tacikistan Taşımacılık Bakanlığı arasında Enzab Tüneli’nin yapım anlaşması imzalandı. Enzab Tüneli Sovyetler döneminde yapılmaya başlandı fakat Sovyetlerin dağılması ile yapım çalışmaları durdu. Tünelin yapımına karşılıksız 10 milyon dolar ayıran İran, aynı zamanda 21 milyon dolarlık yardım da ayırdı. Enzab Tüneli Tacikistan’ın ikinci büyük şehri Hocend ile başkenti Duşanbe arasındaki yolu 60 kilometre yani 5 saat kısalttı. Tünelin açılışı İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın 26 Temmuz 2006 Tacikistan ziyareti sırasında gerçekleşti.

İran ayrıca Tacikistan’ı Afganistan üzerinden İran’a bağlayacak karayolunun yapılması için de son derece ısrarlıdır. Bu konunda üçlü ve ikili görüşmelerde projeyle ilgili fikir alışverişi yapılıyor. Üç ülkeyi birleştirecek karayolunun, Afganistan ve Tacikistan’ın Basra Körfezi’ne çıkmasını, İran’ın ise Orta Asya’ya ulaşmasını kolaylaştıracağı düşünülüyor.

Taşımacılık ve ulaşım konusunda işbirliği her iki devlet için stratejik öneme sahip. İran’la taşımacılık ve ulaştırma konusunda işbirliğinin geliştirilmesi Tacikistan’a Basra Körfezi’ne ve körfez üzerinden açık denizlere, başka bir ifade ile dünyaya açılma fırsatı verecek. Bu tür işbirliğinin gelişmesi ise İran’ın Orta Asya ülkeleri ve hatta Çin ve Rusya ile geliştirmekte olduğu ekonomik işbirliğini daha da kolaylaştırabilir. Rakibi olan Türkiye, Avrupa ve ABD gibi ülkelerle rekabet şansını daha da yükseltebilir. Bu taşımacılık ve ulaştırma ABD onaylı Büyük Orta Asya Projesi’nin gerçekleşmesini de engelleyebilir. Bu nedenle her iki ülke arasında taşımacılık ve iletişim sistemlerinin kurumlaştırılması ve ticaret-gümrük vergilerinin düşürülmesi için etkin işbirliği yürütülmeye çalışılıyor.

KÜLTÜREL İLİŞKİLER

İran-Tacikistan ilişkilerin gelişmesinde kültürel ve dinsel yakınlık (Tacikistan Sünni ağırlıklı olsa da İran ilişkilere daha çok dil birliğinden yaklaşmaktadır) lokomotif rolü oynuyor. İki ülke arasında mezhepsel farklılık bulunsa da İran Tacikistan’da Fars diline yatırım yaptı. Daha Sovyetler döneminde Tacikistan’da Farsça kitapların bulunduğu kütüphaneler ve Farsça merkezler bulunmaktaydı. Denilebilir ki Sovyet döneminde bile Tacikistan İran yanlısı aydın kesimin ağırlıklı olduğu bir ülke oldu. 90’lı yılların başında İran Tacikistan okullarına Arap alfabesi ile yazılı ilk ve ortaokul kitapları gönderdi. Hatta bu dönemde Tacikistan ve İran’ın ortak marşının yazılması konusunda düşünceler savunuldu. Tacik öğretim görevlileri ve uzmanları eğitim kalitesinin artırılması için İran’da eğitim gördü. İlişkilerin bu boyutuna İran tarafı çok önem veriyor. Tacikistan’ın birçok üniversitesinde Tacik Farsçası veya Farsça-Tacikçe eğitim veriliyor.

90’lı yıllardan itibaren, Tacikistan’da İran Kültür Merkezi tarafından Arap ve kiril alfabesi ile yazılan “Rudaki” dergisi yayınlanıyor. Bunun dışında İran kültür merkezi sık sık Farsça seminer ve kurslar düzenliyor ve Tacikistan’da Rudaki ve Emir Kebir adına iki kütüphane faaliyet gösteriyor.

Tahran, İran’da eğitim alan Tacikistanlı öğrenciler aracılığıyla Tacikistan’da devlet ve dini yönetim organlarında kendi pozisyonunu kuvvetlendirmeyi hedefliyor. Bu anlamda İran’ın Tacikistanlı diplomatların eğitimi ile de yakından ilgilendiği biliniyor. Her yıl Tacikistan’dan 70 öğrenci İran üniversitelerine, 250 öğrenci ise İran’ın dini eğitim merkezi Kum’daki medreselere gidiyor. 2002 yılında İran’ın Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı’yla Tacikistan Eğitim Bakanlığı arasında öğretim görevlisi ve öğrenci değişimi, burs olanakları ve taraflar arasında değişik sempozyum ve konferansların düzenlenmesi konularında anlaşma imzalandı. İran’ın, Tacikistan devlet yönetiminin çatısını oluşturan Kulab eyaleti ile ilişkilerini geliştirme çabaları da dikkat çekiiyor. Bu eyalette İran, 20’den fazla projenin yapımına katılıyor. Ayrıca İran-Tacikistan-Afganistan arasında Farsça konuşan ülkeler işbirliği düşüncesini savunan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad Tacikistan ziyareti sırasında İran-Tacikistan-Afganistan arasında Farsça yayın yapan ortak televizyon ve radyo kanalının kurulması ile ilgili öneride bulundu.

İran, Tacikistan’la tarihsel ve kültürel ilişkilerine paralel olarak ekonomik, siyasi ve güvenlik ilişkilerini geliştiriyor. Tacikistan’da Sünni mezhebin ağrılıklı olması nedeniyle Şiiliği geri planda tutan İran, Farsçaya yatırım yapıyor. Ekonomik bağlamda pozisyonunu kuvvetlendiren İran, Tacikistan yönetimi üzerinde etkili olmaya çalışarak Tacikistan üzerinden üçüncü ülkelerden gelen tehditleri engellemeye çalışıyor. Tacikistan’ın ise İran’la ilişkilerinde Rusya ve ABD ile olan ilişkileri nedeniyle mesafeli davrandığı söylenebilir. Hatta iki ülke arasında imzalanan savunma ve askeri anlaşmaların bir kısmı günümüzde uygulamaya geçmiş değil.

Cavid VELİEV
TUSAM Yakındoğu Araştırmaları Masası
[email protected]
Kaynak: Cumhuriyet Strateji